3 Yıl “Kaza” Sanıldı! Gerçek Kriminal Raporla Ortaya Çıktı

3 Yıl “Kaza” Sanıldı! Gerçek Kriminal Raporla Ortaya Çıktı

Muğla'nın Marmaris ilçesinde 28 Mart 2023'te yaşanan olayda Abdullah Uslu'nun eşi ve komşularıyla evinde olduğu sırada tabancayla vurularak hayatını kaybetti.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar sonucunda Muğla Marmaris'te 3 yıl önce "kaza" olarak değerlendirilip takipsizlik kararı verilen Abdullah Uslu'nun ölümünün cinayet olduğu ortaya çıktı. "En azından profesyonel katil demezler" şeklindeki konuşmalar cinayeti aydınlattı. Olaya ilişkin 2 kişi tutuklandı.

Muğla'nın Marmaris ilçesinde 28 Mart 2023'te yaşanan olayda Abdullah Uslu'nun eşi ve komşularıyla evinde olduğu sırada tabancayla vurularak hayatını kaybetti. Yapılan soruşturmada tanık ifadelerinde Uslu'nun alkollü bir şekilde silahını beline takarken kazara kendini vurduğunu belirtti. Soruşturma, 'taksirle ölüme neden olma' kapsamında değerlendirilerek takipsizlik kararı verildi. Ancak Abdullah Uslu'nun kızı Aylin Kızılca söz konusu takipsizlik kararına itiraz etti. Takipsizlik kararı Muğla 1'inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından kaldırıldı ve soruşturmaya devam edildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar neticesinde yeniden başlatılan soruşturmada, tanık beyanları Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca tekrar alındı. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte dosyada dikkat çeken ayrıntılara ulaşıldı. Olay günü evde bulunan kişilerin ifadeleri arasında ciddi çelişkiler olduğu, bilirkişi raporuyla ifadelerin uyuşmadığı tespit edildi. Uslu'nun eşi Suna Uslu, komşuları Hanife ve Ergin Ayaydın ile iletişim kayıtlarında adı geçen Yüksel Kartal da dosyada şüpheli olarak yer aldı.

3 yıl “kaza” sanıldı! Gerçek kriminal raporla ortaya çıktı

OLAY YERİ İNCELEMESİ: HER ŞEY ANLATILANIN TERSİNİ SÖYLÜYOR

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle hazırlanan 18 Nisan 2023 tarihli kriminal rapor, 'silah düştü patladı' savunmasını tamamen çürüttü. Raporda, silahın darbe ile kendiliğinden ateş almasının imkansız olduğu belirtildi. Olay yeri incelemesinde tüm bulguların ilk soruşturmada anlatılan hikayenin tam tersini söylediği belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemede evin kapısının yan duvarında mermi izi bulunurken, şüphelilerin ölen kişinin havaya ateş ettiği yönündeki ifadesi çürütüldü. Yine zeminde bulunan mermi çekirdeğinin havaya ateş edildiği beyanı ile ters olduğu görüldü. Cesedin arkasında 2 boş kovan bulundu. Masa başından atılan tabancadan çıkan kovanların cesedin arka tarafındaki bulunduğu konuma gidemeyeceği tespit edildi. Tanık beyanına göre ateşlendiği varsayılırsa evin yan bahçe zemininde olması gereken kovanların ise cesetten yaklaşık 151 santimetre uzakta olmasına dikkat çekildi. Bilirkişi raporunda, 'masada otururken havaya ateş edildi' iddiasının imkansız olduğu yer aldı.

3 yıl “kaza” sanıldı! Gerçek kriminal raporla ortaya çıktı

EVDEKİLERDE 'ATIŞ ARTIĞI' BULGUSUNA RASTLANILDI

Yüz svabı (atış artığı) üzerinde yapılan incelemelerinde, Hanife Ayaydın'ın yüz ve iki el, Suna Uslu'nun sol el ve Ergin Ayaydın'ın yüz üzerinde atış artığı bulundu. Bu durum, şüphelilerin olay anında silaha çok yakın olduğunu ya da doğrudan müdahale ettiklerini ortaya koydu. Yüz svabında atış artığına rastlanabilmesi için, yüzün ateş anında tabancaya en fazla 45 santimetre mesafede ve tabancanın ön kısmı, üst kısmı veya kovan tahliye yönünde bulunması gerektiği kaydedildi.

DİNLEMELERDE ŞÜPHELİ KONUŞMALARA ULAŞILDI

CMK 135 kapsamında yapılan dinlemelerde geçen ifadeler nedeniyle soruşturma genişletildi. Soruşturma kapsamında taraflar arasında şüpheli telefon görüşmeleri tespit edildi. Şüpheli Yüksel Kartal ile şüpheli Hanife Ayaydın arasında geçen bir görüşmede, Kartal'ın "Senin bir ifaden onu yakar, onun bir ifadesi ise seni maddi yönden yakar" şeklindeki sözlerinin tape kayıtlarına yansıdığı ortaya çıktı. Soruşturma makamları, bu görüşmenin olayın aydınlatılması açısından önemli bir veri olduğunu değerlendirdi. Görüşmede geçen ifadelerin, şüpheliler arasında olay sonrası bir yönlendirme ya da çıkar ilişkisi bulunabileceği ihtimalini gündeme getirdiği kaydedildi. "Kendiniz öldüreceksiniz adamı ya", "En azından profesyonel katil demezler" şeklindeki konuşmalar, olayın planlı olabileceğini ortaya koydu.

Ayrıca olaydan sonra bazı şüpheli tapu hareketleri olduğu tespit edildi.

3 yıl “kaza” sanıldı! Gerçek kriminal raporla ortaya çıktı

İTİRAF GELDİ

Ölen Abdullah Uslu'nun eşi Suna Uslu'nun (47) savcılıkta verdiği yeni ifade, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Uslu ifadesinde "Önceki beyanlarının doğru olmadığını, Hanife Ayaydın tarafından yönlendirildiğini, olay sırasında boğuşma yaşandığını" söyledi. Suna Uslu, olay gecesi evde yemek yediklerini ve alkol aldıklarını ifade etti. Eşinin sarhoş olması nedeniyle komşusu Hanife Ayaydın ile birlikte içeri götürdüklerini anlatan Suna Uslu olay gecesini şöyle anlattı:

"Bu sırada yemek masasındaki silahı Hanife Ayaydın, eşimin sarhoş halde sağa sola ateş etmesini engellemek amacıyla aldı. Hanife Ayaydın'ın Abdullah Uslu'nun sağ koluna, bende sol koluna girdim. Kapı girişine gelindiğinde eşim silahın Hanife Ayaydın'ın elinde olduğunu fark etti. Silahı almaya çalışırken aralarında itiş kakış yaşandı."

"EŞİMİN YÜZÜNDEN KAN GELDİ"

Suna Uslu, yaşanan arbede sırasında eşi Abdullah Uslu'nun mermiyi silahın ağzına verdiğini belirterek, "O sırada ikimiz de 'Apo ne yapıyorsun?' dedik. Aralarında itiş kakış olurken silah eşimin bel hizasında patladı" dedi.

Silah ateş aldıktan sonra yere düştüğünü belirten Suna Uslu, o an eşinin sol kolunda olduğunu, silaha herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını savundu. Uslu, olay sonrası eşinin yüzünden kan geldiğini gördüğünü, Hanife Ayaydın'dan 'ay' diye bir ses duyduğunu, ardından Ayaydın'ın içeri girdiğini ifade etti.

Abdullah Uslu'nun olaydan dakikalar öncesinde çekilen görüntüsü dosyaya girdi.

Abdullah Uslu'nun olaydan dakikalar öncesinde çekilen görüntüsü dosyaya girdi.

AĞIZ BİRLİĞİ YAPMIŞLAR

Savcılık ifadesinde daha önceki kolluk beyanıyla çelişen noktalar da Uslu'ya soruldu. 28 Mart 2023 tarihli kolluk ifadesinde kasadan iki silah ve bir kutu mermi getirdiğini söylediği hatırlatılan Uslu, savcılıkta "Şimdi hatırladığım kadarıyla kasadan 1 adet silah ve 1 kutu mermi getirdim" dedi.

Uslu, önceki ifadesindeki çelişkiye ilişkin olarak ise olaydan önce Hanife Ayaydın'ın kendisiyle konuştuğunu ve olayı belli bir şekilde anlatmasını söylediğini öne sürdü. Uslu, "Ağız birliği yaptığımız için kolluk ifademde o şekilde belirttim" diye konuştu.

Uslu, ayrıca silahın yere düştüğünü görmediğini daha önce Hanife Ayaydın'a söylediğini, ancak Ayaydın'ın olayın 'Silahın yere düşerek patlaması' şeklinde anlatılmasını istediğini savundu.

3 yıl “kaza” sanıldı! Gerçek kriminal raporla ortaya çıktı

EŞİ İLE AYAYDIN TUTUKLANDI, 2 KİŞİ ADLİ KONTROLLE SERBEST

Savcılık yeniden açılan dosyada Abdullah Uslu'nun eşi ev hanımı Suna Uslu, komşuları fırıncı Ergin Ayaydın ve eşi Hanife Ayaydın ile teknisyen yardımcısı Yüksel Kartal'ı gözaltına alarak yeniden sorgulandı. Ardından Suna Uslu ve Hanife Ayaydın tutuklandı. Ergin Ayaydın ve Yüksel Kartal adli kontrolle serbest bırakıldı. Şüpheliler hakkında 'kasten öldürme' suçlamasıyla işlem yapıldı.

Uzman raporları, adli tıp bulguları, iletişim kayıtları ve itiraflar bir araya geldiğinde, Abdullah Uslu'nun ölümünün basit bir kaza olmadığı, aksine güçlü şekilde cinayet şüphesi taşıdığı ortaya çıkartıldı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler