Ab Liderleri Ekonomi Konularını Görüşmek Üzere Bir Araya Geldi
Avrupa Birliği (AB) ülke liderleri, rekabetçiliği artırmak, iç pazarı güçlendirmek ve ekonomik bağımlılıkları azaltmak için atılacak adımları değerlendirmek üzere toplandı.
AB'ye üye 27 ülkenin devlet ve hükümet başkanları, Belçika'daki tarihi Alden Biesen Kalesi'nde gayri resmi zirve için bir araya geldi.
Zirve öncesi konuşan AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Bugünkü toplantımızın ana konusu rekabetçilik. Önceliklerimiz, Avrupa'da ekonomik büyümeyi güçlendirmek, refahımız için hayati önem taşıyan kaliteli işler yaratmak ve sosyo ekonomik modelimizi sürdürmek." dedi.
"Tek pazarımızı derinleştirmemiz ve tamamlamamız, iç ve bürokratik engelleri ortadan kaldırmamız gerekiyor." diyen Costa, şirketlerini büyütmeleri gerektiğini vurguladı.
Costa, KOBİ'leri ve yeni girişimleri desteklemek ve ölçeklendirmek, inovasyona yatırım yapmak ve ekonomiyi modernize etmek için daha hareketli bir sermaye piyasasına ihtiyaç duyduklarına işaret ederek, "Küresel pazarda rekabet edebilmek için daha güçlü şirketlere ihtiyacımız var." diye konuştu.
AB'nin içinde bulunduğu jeoekonomik durum karşısında proaktif ticaret politikasını sürdürmesinin önemini vurgulayan Costa, "Şirketlerimizi haksız rekabetten, ekonomik baskıdan korumalı, faaliyete devam etmelerini sağlamalı ve enerji maliyetleri sorununu ele almalıyız." değerlendirmesinde bulundu.
Costa, AB’de kamu ve özel sektörün daha fazla yatırım yapması gerektiğini, tasarrufları şirketlere yönlendirecek bir ekosistem kurmak istediklerini belirtti.
Belçika Başbakanı Bart de Wever de "Şu anda Avrupa sanayisinin en büyük endişesi enerji maliyetleri. Rekabetçi değiliz ve petrokimya sanayisini, çelik sanayisini, metal sanayisini ve elbette tüm refahın temelini oluşturan sektörleri kaybetme riskiyle karşı karşıyayız." dedi.
Bu sektörlerde kaybın telafisi olamayacağına ve stratejik özerkliğin yitirilebileceğine işaret eden de Wever, "Bu nedenle, 2026 yılında enerji maliyetlerini düşürmek, işletmelerimiz üzerindeki idari yükleri azaltmak ve pazarımızı diğer ticaret bloklarının damping uygulamalarına karşı korumak için önlemler alınması gerektiğini düşünüyorum." diye konuştu.
AB emisyon ticaret sisteminin reforme edilmesi gerektiğini belirten de Wever, "Bu çok hassas bir tartışma. Çevresel hedeflerimize bağlı kalmalıyız ve endüstrimiz için karbon maliyetlerine akıllıca uyarlamalar yapmalıyız. Çünkü bu maliyetler çok yüksek. Bu durum onları rekabetçi olmaktan çıkarıyor. Şirketlerimize enerjinin çok pahalı olmasıyla birlikte, mükemmel bir fırtınanın içindeler. Bu nedenle bir paket gerekiyor." ifadelerini kullandı.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da "Bugün rekabet gücünü ele alacağız. Bu her şeyin temelidir. Çünkü, jeopolitik bir güç olmak istiyorsanız, ya güçlü bir ekonomik güç ya da güçlü bir askeri güç olmalısınız. Biz güçlü bir ekonomik gücüz ama kesinlikle daha güçlü olmalıyız." yorumunu yaptı.
Bürokratik işlemleri basitleştirme süreçleri üzerinde çalışmaları gerektiğine vurgu yapan Kallas, özellikle savunma üretimini artırmanın önündeki engellerden birinin sermayeye erişimdeki sorun olduğunu ifade etti.
Kallas, ticaret portföylerini çeşitlendirmek için ortaklıklar kurmaları gerektiğine işaret ederek, "Korumacılığa inanmıyorum, çünkü uzun vadede şirketlerimizin serbestçe ihracat yapabilmesinin en doğrusu olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Liderler, AB ülkeleri arasında gümrük vergilerinin, teknik engellerin ve fiziksel sınırların kaldırıldığı, malların, hizmetlerin, sermayenin ve insanların serbest dolaşımını sağlayan gelişmiş ekonomik bütünleşme türü olan "Tek Pazar"ın daha da derinleştirilmesini, ekonomik bağımlılıkların azaltılmasını ve yeni jeoekonomik bağlamda rekabet gücünün artırılmasını tartışacak.
Zirvede, eski Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı ve eski İtalya Başbakanı Mario Draghi ile ekonominin durumunun ele alınacağı bir oturum yapılacak.
Ayrı bir oturumda ise AB'nin iç stratejisi eski İtalya Başbakanı Enrico Letta ile birlikte değerlendirilecek.
Zirvede, kamu alımlarında Avrupa şirketlerine öncelik verilmesini içeren "Made in Europe" girişimi, iki vitesli Avrupa olarak da bilinen AB bünyesinde en az 9 üye ülkenin, diğer üyelerin katılımı olmadan belirli bir alanda daha ileri entegrasyon veya işbirliği kurmasına olanak tanıyan güçlendirilmiş işbirliği mekanizmasının kullanımı gibi çeşitli konuların da liderlerce görüşülmesi bekleniyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 10 Şubat'ta çeşitli Avrupa gazetelerine birliğin ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.
Avrupa'nın küresel rekabetin gerisinde kalmaması için yeşil dönüşüm, yapay zeka ve kuantum alanlarında ortak yatırımlar yapmasının önemine işaret eden Macron, birliğin stratejik yatırımlarının finansmanını ve "doların hegemonyasına meydan okumasını" sağlayacak ortak bir borçlanma sistemi geliştirilmesini istemişti.
Almanya ve İtalya’nın başını çektiği bir grup ülke, AB'de bu yıl sonuna kadar işgücü hareketliliğini artıracak, ticaret anlaşmalarını hızlandıracak, sermaye piyasalarının bütünleşmesini sağlayacak ve bürokrasiyi azaltacak bir reform paketinin hayata geçirilmesini talep ediyor.
Muhabir: Ata Ufuk Şeker
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.