Afrika Birliği, Türkiye İle İşbirliğini Somut Programlara Dönüştürmek İstiyor
AfB Eğitim, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Komiseri Prof. Banyankimbona, Türkiye-Afrika ortaklığının AfB açısından stratejik öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, işbirliği çerçevelerini somut programlara dönüştürmeyi hedeflediklerini bildirdi
Afrika Birliği Günü, Afrika Birliği Örgütü üyesi ülkelerin liderlerinin 9 Eylül 1999'da Libya'nın Sirte kentinde Afrika Birliğinin kurulması yönünde Sirte Deklarasyonu'nu kabul etmesi dolayısıyla her yıl 9 Eylül'de kutlanıyor.
Gaspard Banyankimbona, 9 Eylül Afrika Birliği Günü dolayısıyla soruları yanıtladı.
Türkiye-Afrika ortaklığının 2008'de oluşturulan işbirliği çerçevesine dayandığını ve 2021 İstanbul Deklarasyonu ile daha da derinleştiğini belirten Banyankimbona, "Bu işbirliğini halklarımız için ölçülebilir faydalara dönüştürme konusunda kararlıyız." ifadesini kullandı.
Banyankimbona, nisanda İstanbul'da düzenlenen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Beceriler Zirvesi'ne AfB Komisyonu Başkanı Mahmud Ali Yusuf'u temsilen katıldığını hatırlatarak, zirve kapsamında Türkiye Maarif Vakfı ile de görüşmeler yaptıklarını aktardı.
Türkiye Maarif Vakfının 25'ten fazla Afrika ülkesinde eğitim kurumları olduğuna dikkati çeken Banyankimbona, tarafların yapılandırılmış bir mutabakat zaptı oluşturulmasına yönelik çalışma başlattığını kaydetti.
Bu sürecin AfB Komisyonunun Eğitim, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Departmanı tarafından koordine edildiğini belirten Banyankimbona, eğitim ve beceri alanındaki dış işbirliklerinin AfB'nin "Agenda 2063" hedefleriyle uyumlu hale getirilmesinin amaçlandığını ifade etti.
"Türk üniversiteleriyle daha derin işbirliğine açığız"
Türkiye ile işbirliğinin gelecek dönemine ilişkin Banyankimbona, "Önceliğimiz, mevcut işbirliği çerçevelerini somut sonuçlar sağlayacak programlara dönüştürmek." dedi.
Banyankimbona, "Eğitim, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Departmanı olarak Türk kurumlarıyla, özellikle üniversitelerle, araştırma ve inovasyonda öncü kuruluşlarla daha derin işbirliği imkanlarını değerlendirmeye tamamen açığız." ifadelerini kullandı.
Söz konusu işbirliklerinde "ortaklık, karşılıklı fayda ve birlikte üretim" ilkelerinin esas alınması gerektiğini vurgulayan Banyankimbona, eğitim ve beceri alanındaki girişimlerin kıta genelinde daha büyük etki oluşturmasının hedeflendiğini kaydetti.
"Afrika teknoloji tüketicisinden üreticisine dönüşmeli"
Afrika'nın geleceğinde eğitim, bilim, teknoloji ve inovasyonun önemine değinen Banyankimbona, 55 üyeli Afrika Birliğinin 1,4 milyardan fazla kişiyi temsil ettiğini ve kıta nüfusunun yüzde 60'tan fazlasının 25 yaşın altında olduğunu belirtti.
2050'de dünyadaki her dört kişiden birinin Afrikalı olacağına işaret eden Banyankimbona, bu demografik potansiyelin ancak gençlere gerekli bilgi, beceri ve imkanların sağlanmasıyla ekonomik avantaja dönüştürülebileceğini vurguladı.
Banyankimbona, Afrika'nın bilgi ve teknolojiyi ağırlıklı olarak tüketen bir kıta olmaktan çıkarak bunların üreticisi ve geliştiricisi konumuna gelmesi gerektiğinin altını çizdi.
Yapay zekanın eğitim, sağlık ve tarım gibi birçok alanda Afrika için fırsatlar sunduğunu kaydeden Banyankimbona, kıtanın dijital altyapıya yatırım yapması, dijital uçurumu azaltması ve Afrikalı gençleri yalnızca yabancı teknolojilerin kullanıcısı değil, geliştiricisi, araştırmacısı ve politika yapıcısı haline getirmesi gerektiğini söyledi.
"Beyin göçünü beyin dolaşımına dönüştürmeliyiz"
Afrika'daki beyin göçüne ilişkin olarak da Banyankimbona, genç bilim insanlarının ve profesyonellerin kıtada anlamlı kariyerler kurabilmeleri için güçlü kurumlara, rekabetçi araştırma fonlarına, modern altyapıya ve üniversite-sanayi işbirliğine ihtiyaç olduğunu belirtti.
AfB'nin beyin göçünü tersine çevirmek ve yeteneklerin kıtada tutulmasını teşvik etmek amacıyla bir Afrika şartı taslağı üzerinde çalıştığını aktaran Banyankimbona, bu kapsamda AfB ülkeleri arasında diplomaların karşılıklı tanınması, bölgesel inovasyon merkezlerinin kurulması, diasporayla kurumsal işbirliği ve kıtaya dönen profesyonellere araştırma fonları, vergi avantajları ve girişim sermayesi gibi teşviklerin öngörüldüğünü ifade etti.
Banyankimbona, "Beyin göçünü, beyin dolaşımı ve bağlantısına dönüştürerek bilgiye dayalı ve kendi kendine yeten bir Afrika'nın temellerini atabiliriz." diye konuştu.
"Haritayı Düzelt kararı bilgi ve temsil meselesi"
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun 4 Eylül'de kabul ettiği ve Afrika'nın gerçek yüzölçümünü daha doğru yansıtan haritaların kullanımını teşvik eden "Haritayı Düzelt" kararına değinen Banyankimbona, bunun Afrika'nın nesnel ve bilimsel gerçeklere dayalı biçimde temsil edilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.
16. yüzyılda geliştirilen Merkatör projeksiyonunun Afrika kıtasının gerçek büyüklüğünü önemli ölçüde küçük gösterdiğine dikkati çeken Banyankimbona, konunun yalnızca teknik bir haritacılık meselesi olmadığını vurguladı.
Banyankimbona, "Bu, temelde bilgi, temsil ve gençlerin dünyayı nasıl anladığıyla ilgili." diyerek, doğru haritaların genç Afrikalıların kıtalarının dünyadaki gerçek boyutunu ve yerini kavramalarına katkı sağlayacağını kaydetti.
Afrika'nın dönüşümünün gençler tarafından şekillendirileceğini vurgulayan Banyankimbona, gençlerin programların yalnızca yararlanıcıları olarak değil, kıtanın geleceğini şekillendiren araştırmacılar, yenilikçiler, girişimciler ve liderler olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.