AİHM, Osman Kavala Hakkındaki Kararını Açıkladı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Gezi Davası hükümlüsü Osman Kavala hakkındaki kararını açıkladı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Gezi Davası hükümlüsü Osman Kavala hakkındaki kararını açıkladı.
"MÜMKÜN OLAN EN KISA SÜREDE"
Osman Kavala hakkındaki kararı AİHM Başkanı Mattias Guyomar, açıkladı. Büyük Daire, Kavalanın "mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasının sağlanması" ve Türkiye'nin Kavala'ya tazminat ödemesine karar verdi.
Guyomar, "Karar, tespit edilen ihlallerin ciddiyeti göz önüne alındığında, davalı devletin başvuranın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğini belirtmektedir" dedi.
AİHM, ayrıca Türkiye'nin Osman Kavala'ya tazminat ödemesine de hükmetti.
İTİRAZ YOLU KAPALI
Büyük Daire'nin kararı olması nedeniyle Türkiye'nin karara itiraz yolu da kapanmış oldu. AİHM Büyük Dairesi, söz konusu yargı organının en üst mahkemesi. Bu nedenle AİHM sözleşmesine taraf ülke olan Türkiye'nin Kavala için itiraz yolları tükendi.
Kararda, Osman Kavala’nın "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlal edilmemiş olsaydı bulunacağı hukuki duruma getirilmesi" istendi. AİHM, Kavala hakkındaki mahkûmiyet kararının Sözleşme hukuku bakımından "hükümsüz ve geçersiz" sayılması gerektiğini savundu.
İŞTE AİHM'İN OSMAN KAVALA HAKKINDAKİ KARARI
AİMH kararı özetle şöyle:
"Mahkûmiyete esas alınan eylemler büyük ölçüde kamusal tartışmalara katılmak, sivil toplum girişimlerini desteklemek, bilgi yaymak ve Gezi Parkı olaylarıyla bağlantılı savunuculuk faaliyetlerinde bulunmaktan ibarettir. Mahkeme, bunların Sözleşme’nin 10. ve 11. maddeleri kapsamındaki haklara yönelik bir müdahale oluşturduğu sonucuna varmıştır.
Kararda, söz konusu müdahalenin Sözleşme’nin 10. ve 11. maddeleri anlamında “kanunla öngörülmüş” sayılamayacağı belirtilmiş ve bu maddelerin ihlal edildiğine hükmedilmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesinde düzenlenen suç, cebir ve şiddet kullanımını içermesine rağmen mahkemeler, başvurucunun eylemleri ile Gezi Parkı protestoları sırasında meydana gelen şiddet olayları arasında somut bir nedensellik bağı kuramamıştır.
Kararda, başvurucunun mahkûmiyetinden önceki ve sonraki tutukluluğunun Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrasına göre hukuka uygun olmadığı ve 10 Aralık 2019’dan bu yana özgürlüğünden mahrum bırakılmasının Sözleşme’yi ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. Bugünkü kararda, sonraki yargılamaların da bu ihlali ortadan kaldırmadığı belirtilmiştir. Yeni, somut ve ikna edici herhangi bir delil sunulmamıştır. Başvurucunun mahkûmiyeti, belirli bir şiddet eylemine dayanmamaktadır. Kavala en kısa sürede serbest bırakılmalıdır.
Başvurucunun uzun süre özgürlüğünden mahrum bırakılması, siyasal faaliyet özgürlüğünü zedelemektedir. Bu ilkeler, demokratik toplumun özünde yer almaktadır. Mahkeme, başvurucuya uğradığı manevi zararın yanı sıra yargılama giderleri ve diğer masrafları için de tazminat ödenmesine hükmetmiştir."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.