Alp Kırıkkanat Yazdı: Karadeniz’de Vurulan Ticaret Gemileri
24 Şubat 2022-26 Ağustos 2026 tarihleri arasında Rusya ve Ukrayna savaşının Karadeniz’e sıçraması kapsamında denizde saldırıya uğrayan ticaret gemilerinin bir dokümü Türk Armatörler Birliği web sitesinde rapor olarak yayınlandı.
Savaşın genişleyen cephesi ve yeni komuta-kontrol sorunu…
Karadeniz’de bazı limanlarda bekleyen ya da seyir halinde bulunan ticaret gemilerine yapılan saldırılarda son dönemde artışlar yaşanmaya başlandı. Öncelikle denizde saldırıya uğrayan ticaret gemilerinde hayatlarını kaybeden Türk ve yabancı toplam 37 gemiadamına Allah’tan rahmet diliyor ve kendilerini saygıyla anıyorum.
24 Şubat 2022-26 Ağustos 2026 tarihleri arasında Rusya ve Ukrayna savaşının Karadeniz’e sıçraması kapsamında denizde saldırıya uğrayan ticaret gemilerinin bir dokümü Türk Armatörler Birliği web sitesinde rapor olarak yayınlandı. Rapor, istitastiksel kesin bir veri kaynağı olmaktan çok açık kaynaklardan elde edilen bilgilere dayanıyor.
Raporda, bahse konu tarihler arasında toplam 146 adet ticaret gemisinin değişik şekillerde saldırıya uğradığını görüyoruz. Türk sahipli ya da Türk kontrollü vurulan gemi sayısı (Türk bayraklı dahil) toplam 34, Türk Bayraklı vurulan gemi sayısı ise 5 olarak belirtilmiş. Genel olarak bakıldığında ise özellikle 2026 yılında saldırı sayısında önemli bir artış var. Takribi 82 adet gemiye değişik şekillerde saldırı yapılmış. Başka rapor ve kaynaklar da var elbette ve rakamlar günlük değişebiliyor. Bu durum başta ülkemiz olmak üzere siyasi ve ekonomik açıdan tüm kıyıdaş ülkeleri etkiliyor. Ancak bu yazıda meselenin güvenlik boyutuna bakacağız.
Karadeniz’deki saldırıların coğrafi alanında bir genişleme olduğu görülüyor. Saldırıların yayılım alanı; Kerç Boğazından Batı Karadeniz kıyı şeridi açıklarına ve İstanbul Boğazı girişinin 14-15 miline ve Sinop 50 mil açıklarına kadar bir profil çiziyor.
Ortaya çıkan yeni durum; artık Ukrayna veya Rus limanlarında ya da bunların yaklaşma sularında meydana gelen tehditlerin yarattığı risklerden çok farklı bir boyuta geçişi ortaya koyuyor. İlk başlarda Ukrayna açıklarına dökülmüş ve tellerinden kopmuş demirli yüzen mayınlardan konuşurken şimdilerde SİHA, USV, dron ve füzelerle yapılan saldırıları tartışıyoruz.
Armatörler Birliğinin raporunu dikkate aldığımızda; Rusya tarafından vurulan gemilerin önemli bir kısmının Ukrayna limanlarına tahıl, mısır, ayçiçek yağı vb. taşıyan gemiler olduğu görülüyor. Ukrayna tarafından ise daha çok gölge filo olarak isimlendirilen Rus tankerlerinin hedef alındığı anlaşılıyor.
Karadeniz’deki klasik seyir emniyeti usullerinin ve ISPS kapsamında uygulanan gemi ve liman güvenliği önlemlerinin yetersiz kaldığı yeni bir durumu yaşıyoruz.
Diğer yandan; Londra deniz sigortası piyasasının, ticaret gemilerine yönelik saldırıların artması nedeniyle Karadeniz’de yüksek risk kapsamında değerlendirilen alanı genişlettiği haberleri yayınlanmaya başladı.
Her iki tarafta da askere alma sıkıntıları büyüyor. Bu nedenle taraflar başka ülkelerden asker getirme girişimlerinde bulunuyor. Ama savaş da devam ediyor. Armatörler Birliğinin Raporunda; resmi olmamakla birlikte, saldırıya uğrayan 146 geminin 47’si (%32) Ukrayna, 93’ü ise (%64) Rusya tarafından yapıldığı görülüyor. 5 geminin mayına çarparak hasar gördüğü, 1 geminin ise kimin tarafından vurulduğunun bilinmediği bildiriliyor. Rusya’nın bu konudaki durumunu başka bir yazıda ele alacağım.
Ancak, saldırıların sayısı ve oranı Rusya’ya kıyasla daha düşük görünse de burada Ukrayna’ya özellikle dikkat edilmesi gerekiyor. Çünkü son dönemdeki saldırılar, Türkiye’nin karasularına çok yakın bölgelerde gerçekleşirken, bazı olayların kasıt unsuru taşıyabileceği yönünde soru işaretleri oluşturuyor. Saldırıların coğrafi olarak genişlemesinde Ukrayna kaynaklı saldırıların etkisi olduğu görülüyor.
Bunu biraz inceleyelim.
Örneğin; Mart 2026'da bir Türk şirketinin yönetiminde olan Sierra Leone bayraklı bir tanker İstanbul Boğaz'ının 15 mil açığında seyrederken vuruldu. Novorossiysk'ten petrol yüklü kalkan gemi karasularımızın yakınına gelince vuruluyor. Geminin Rusların ‘‘Gölge Filo’’suna bağlı bir unsur olduğu iddia ediliyor. Ancak bu geminin burnumuzun dibinde vurulması elbette manidar.
Bir diğer örnek ise ağustos ayında sebze taşıyan bir gemimiz, Tuapse açıklarında 3 dronun hedefi oldu. Saldırıda gemide yangın çıktı ve 5 denizcimiz yaralandı. Bu saldırı Rusya’ya yapılan ticarete engel olma maksadını taşıyor diyelim. Peki yardıma giden diğer gemimizin uluslararası sularda yine bir drone saldırısına uğramasına ne diyeceğiz? Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi, Karadeniz'deki bu saldırılarla ilgili bilgi ve açıklama talep edilmek üzere Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı.
Ukrayna’nın 2022 yılından günümüze kadar Karadeniz’de yüzen ve uçan dronlar ile ticaret gemilerine saldırmaya başladığı biliniyor. Bununla da kalmayıp 06 Temmuz 2026 tarihinde ‘‘Operation MoLoChKa’’ isimli (МОсква Ляже Через Крим-Moscow will fall through Crimea) yeni ve özel dron ağırlıklı harekât başlattı. Ukrayna’nın bu harekâtla Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki Rus deniz taşımacılığı üzerindeki baskıyı artırmayı hedeflediği bildiriliyor. Bu harekâtın da önceki operasyonlara benzer şekilde Karadeniz’deki ticari deniz trafiği açısından yeni riskler oluşturup oluşturmayacağı ise önümüzdeki dönemde daha net görülecek.
Ukrayna bu saldırılarla Türkiye’yi karşısına alarak neden kendi hareket alanını kısıtlamayı göze alsın?
Bu konuyu uluslararası deniz hukuku boyutunun dışında farklı bir güvenlik yaklaşımı ile yorumlamaya çalışacağım.
Zelensky’nin (Açık kaynaklarda Üst Başkomutan olarak ifade ediliyor) işgal edilen Ukrayna topraklarını Rusya’ya bırakarak bir anlaşmaya gitmesi mümkün görünmüyor. Halkın yarısından fazlası Donbas’tan çekilmeyi istemiyor. Bu durum ister istemez daha fazla dış yardım, daha fazla para ve daha fazla asker toplamayı göze alarak mevcut durumun idame edilmeye çalışıldığını gösteriyor. Bu çaresizlik politik hedeflerde gerçekçiliğin ötesinde arayışlara neden oluyor. Bu süreçte bazı Batılı ülkelerin Ukrayna’nın siyasi ve askerî karar alma süreçleri üzerindeki etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Ukrayna ordusunda görülen ilk büyük sıkıntı; 2024'te Başkomutan Zaluzhnyi ile siyasi yönetim arasında yaşanan stratejik görüş ayrılıkları ve seferberlik tartışmaları olmuştu. Zelenskiy, bu kişiyi görevden aldı. Ancak bu kişi Ukrayna’nın Londra Büyükelçisi oldu.
Yerine gelen General Syrskyi Sovyet sisteminde yetişmiş ve kimi çevrelerce katı bir komutandı. Ordu ve kamuoyundaki tepkilere binaen Zelensky onu da görevden aldı ve General Mykhailo Drapatyi’yi Başkomutan olarak atadı.
Ukrayna savunma yapılanması içinde geleneksel komuta anlayışı ile teknoloji ve reform odaklı yaklaşım arasında belirgin bir görüş ayrışması ortaya çıktığı görülüyor. Reformcuların arkasında bir dönem önceki Savunma Bakanı Federov vardı ve ‘‘…askerî yapının teknolojiyi geç benimsediği ve tedarik reformlarını engellediği…’’ şeklinde ifadeleri mevcuttu.
Ticaret gemilerine yapılan saldırılar Drapatyi’nin Başkomutan olmasından önce başladı. Ancak sonrasında da durma eğilimi göstermiyor. Bu saldırıları tek başına önceki komutanlara ya da Drapatyi’e bağlamak elbette hatalı olur. Örneğin Drapatyi’nin an itibarıyla başka sorunları var. Drapatyi’nin yeni komuta yapısını oluşturma sürecinde siyasi otoritenin belirleyici rolünün devam ettiği görülüyor. Zelensky’nin atadığı kadrolarla bu işi yürütmeye çalışıyor. Bu durum; sorumluluğu yüksek, ancak komuta yapısının oluşumunda siyasi otoritenin etkisinin devam ettiği bir komutan profili ortaya çıkarıyor.
Başkomutanlığın personel ve operasyonel yetki bakımından tam kontrol sağlayamadığı, bunun da komuta-kontrol süreçlerinde bir zafiyet oluşturduğu bir yapı ile mi karşı karşıyayız? Ya da bilinçli bir şekilde ticaret gemilerine artan sayıdaki saldırılarla bir konsept değişikliğine mi gidiliyor?
Ukrayna’nın son üç Başkomutan değişiminin siyaseten sıkıntılı geçmesi ve hedef ve yöntemlerin seçiminde görülen farklı yaklaşımlar, komuta-kontrol süreçlerinde bir zafiyet oluşmuş olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.
O halde soru şu; Ukrayna dronlarının Karadeniz’deki harp sahasının dışında ya da yakınında seyreden ticaret gemilerine saldırı emrini kim veriyor?
Zelensky’nin savaş dönemi yetkilerini kullanarak kilit personel atamaları ile ordunun kontrolünü elinde bulundurmaya çalıştığı görülüyor. Ancak Ukrayna’nın ticaret gemilerimize yönelik bu saldırıları; ordu içindeki geleneksel komuta anlayışı ile reform ve teknoloji odaklı yaklaşım arasındaki görüş ayrılıklarının bir yansıması olabilir. Diğer yandan bu durum; reformistlerin yeni komuta kontrol sistemlerini tam oturtamamış olmalarından da kaynaklanmış olabilir.
Bütün bu unsurlar, mevcut durumun manipülasyona oldukça açık bir güvenlik ortamı oluşturduğunu gösteriyor.
Örneğin, yine bir gemimizin uğradığı drone saldırısında hayatını kaybeden denizcimizin ailesine Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanının e-posta yolu ile resmi bir mesaj gönderdiği iddia edildi. Mesajda ‘‘Kardeşiniz bu yolu bilinçli olarak seçti. Yaptıkları Rusya Federasyonu’nun zenginleşmesine katkıda bulundu ve hak ettiğini aldı’’ şeklinde ifadenin geçtiği iddia edildi. Hiçbir resmiyete ve ciddiyete uymayan bu mesaj Ukrayna tarafından yalanlandı. Büyükelçi baş sağlığı da diledi dilemesine ama saldırının neden yapıldığı ise açıklanmadı.
Mesajı gönderdiği iddia edilen ancak sonrasında yalanlanan Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanlığının başındaki Robert Madyar Brovdi isimli şahıs da ilginç bir kişilik. İş adamlığından savaşın başlamasıyla birlikte şu anki pozisyonuna geçiş oldukça hızlı olmuş. Brovdi’nin, Ukrayna ordusunun Sovyet döneminden kalma kökleşmiş ve hantal alışkanlıklardan kurtulmaya çalıştığı bir dönemde üst düzey görevlere yükselen sosyal medyayı etkin kullanan, geleneksel kalıplara uymayan biri olduğu belirtiliyor. Brovdi iş dünyasında kullandığı yöntemleri savaşa uyarladığını açıkça söylüyor. Başkomutan Drapatyi modernizasyon yanlısı yeni nesil komuta anlayışının bir parçası ise Brovdi de bu dönüşümün insansız sistemler alanındaki en radikal temsilcilerinden biri olarak görülebilir. Reformist kanatta yer alan veya bu yaklaşımı temsil eden isimlerin Ukrayna ordusundaki temel teknoloji unsurlarının kullanımındaki eksiklerini kapatmasına yardımcı oldukları görülüyor.
Ancak reformlara bağlı olarak saha inisiyatifi arttıkça hedef belirleme ve komuta-kontrol mekanizmalarının önemi de aynı ölçüde artabilir. Hızlı kararlar, bazen durumu yanlışa açık hale getirebilir.
Bu kapsamda; Ukrayna'nın insansız sistemler doktrininde, cephe dışındaki deniz hedeflerinin kim tarafından, hangi istihbaratla ve hangi angajman kuralları çerçevesinde meşru hedef olarak belirlendiği ve hangi komuta-kontrol mekanizmasının bunu denetlediği hususu önemli bir hale geliyor.
Bu soruların cevaplarını açık kaynaklardan bulabilmek elbette zor. Ancak münhasır ekonomik bölgemizde karasularımıza çok yakın mevkilerde ya da uluslararası sularda tarafsız bir ülkenin ticaret gemilerine yapılan saldırılar bu soruları düşündürtüyor.
Harp alanının ve savaş sonrası güvenlik mimarisinin şekillendirilmesi kapsamında, Karadeniz’deki gelişmelerin bazı aktörler tarafından stratejik amaçlarla yönlendirilip yönlendirilmediği ayrıca sorgulanmalıdır. Özellikle savaş sonrası kurulması muhtemel güvenlik düzeninde, kıyıdaş ülkelerin birbirinden farklı siyasi pozisyonlara yönelmesini sağlayacak bir süreç mi işletiliyor?
Ukrayna askeri makamları arasında yaşanan emir-komuta çelişkileri ile Brovdi’nin temsil ettiği yeni drone savaşı doktrini; saldırı yetkisinin kullanımında yeni bir komuta-kontrol problemi yaratıyor olabilir. Savaş uzadıkça her iki tarafın siyasi gelgitleri askeri ve fiziki hedeflerin sağlıklı olarak belirlenmesini zorlaştırıyor olabilir. Bu belirsizlik, Türkiye açısından yalnızca deniz güvenliği değil, aynı zamanda stratejik ve diplomatik bir risk alanı oluşturuyor. Bu durum, içeriden veya dışarıdan gerçekleştirilebilecek manipülasyonlara açık bir ortam oluşturabilir.
Karadeniz’de hassas bir süreçten geçiyoruz. Bu nedenle Türkiye’nin diplomatik girişimlerini artırarak tüm tarafları aklıselim içinde hareket etmeye teşvik etmesi ve deniz ticaretinin güvenliğini korumaya yönelik girişimlerini yoğunlaştırması gerekiyor.
Kaynaklar:
Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna Tarafından Vurulan/Hasar Verilen Ticari Gemiler Raporu (2022-2026), Türk Armatörler Birliği, 26 Ağustos 2026, https://armatorlerbirligi.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/TAB_Karadeniz_Ticari_Gemi_Saldirilari_Raporu_2022-2026.pdf (Son Erişim Tarihi: 22 Eylül 2026)
‘‘Karadeniz’de risk büyüdü, sigorta primi rekorda’’, Dünya Gazetesi, 21 Eylül 2026, https://www.dunya.com/sektorler/lojistik/karadenizde-risk-buyudu-sigorta-primi-rekorda-haberi-840740 (Son Erişim Tarihi: 22 Eylül 2026)
‘‘Ukrayna, bir ay içinde 218 Rus gemisini hedef aldı!’’, QHA, 08 Ağustos 2026, https://www.qha.com.tr/ukrayna/ukrayna-bir-ay-icinde-218-rus-gemisini-hedef-aldi-530765 (Son Erişim Tarihi: 03 Ekim 2026)
‘‘Karadeniz’de “Lider Bordo Mavi” gemisi vuruldu: 5 denizci yaralı’’, Deniz Haber, 27 Ağustos 2026, https://www.denizhaber.net/karadenizde-lider-bordo-mavi-gemisi-vuruldu-5-denizci-yarali-haber-125935.htm (Son Erişim Tarihi: 03 Ekim 2026)
Kakissis, Joanna, ‘‘What to know about Ukraine's military shakeup’’, npr, 22 Temmuz 2026, https://www.npr.org/2026/07/22/g-s1-134813/ukraine-military-shakeup-zelenskyy (Son Erişim Tarihi: 03 Ekim 2026)
Mukhina, Olena, ‘‘Ukraine’s top general wants to end Soviet rules in army. But president’s wartime headquarters may still hold biggest one, commander says’’, Euromaidan Press, 03 Ekim 2026, https://euromaidanpress.com/2026/10/03/ukraines-top-general-wants-to-end-soviet-rules-in-army-but-presidents-wartime-headquarters-may-still-hold-biggest-one-commander-says/ (Son Erişim Tarihi: 03 Ekim 2026)
‘‘Ukraynalı komutanın küstah 'Türk gemisine saldırı' mesajı ortalığı ayağa kaldırdı! Kiev'den açıklama geldi’’, Türkiye Gazetesi, 17 Ağustos 2026, https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/ukraynali-komutanin-kustah-turk-gemisine-saldiri-mesaji-ortaligi-ayaga-kaldirdi-kievd-1809831 (Son Erişim Tarihi: 03 Ekim 2026)
Kirichenko, David, ‘‘Ukraine’s New Drone Boss and the Kill Zone’’, CEPA, 06 Ağustos 2025, https://cepa.org/article/ukraines-new-drone-boss-and-the-kill-zone/ (Son Erişim Tarihi: 04 Ekim 2026)
‘‘Putin'i zorlayan isim: Ukrayna'nın gizemli drone komutanından savaş formülü’’, NTV, 10 Haziran 2026, https://www.ntv.com.tr/dunya/galeri-putini-zorlayan-isim-ukraynanin-gizemli-drone-komutanindan-savas-formulu-1727968 (Son Erişim Tarihi: 04 Ekim 2026)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.