Ahmet Levent Öner Yazdı: “Bedava Peynir Fare Kapanındadır” Sözü Üzerine Bir Çeşitleme

Ahmet Levent Öner Yazdı: “Bedava Peynir Fare Kapanındadır” Sözü Üzerine Bir Çeşitleme

Bu günün yazısında beni yönlendiren konu fonlara yatırım yapıp kaybeden on binlerce insanımız olmuştur.

İlk defa 1977 yılında ABD’deyken duyduğum bu söz, değer vererek sevdiğim bir kaç yabancı kökenli halk deyişinden birisidir. Eli açık bir insan da olsam, özellikle 30 yaşımdan sonra hesabımı takip eden ve borçlanmaktan itinayla kaçınan “Kolay Paranın” olmadığını bilen, akılcı bir insan olarak yaşamımı sürdürdüm.

Bu günün yazısında beni yönlendiren konu fonlara yatırım yapıp kaybeden on binlerce insanımız olmuştur. Bu olaydan hareketle önce kişisel yönelimler ve sonra popüler kültür ile ilgili sayılabilecek konularda bir deneme, bir çeşitleme yapmak ve siz dostlarımla paylaşmak istedim.

Öncelikle paranın büyük ölçüde ve öncelikle emek vererek kazanıldığını hatırlamanızı isterim. Emeği takip eden diğer konular da “Bilgi, Beceri ve Motivasyon” üçlüsüdür. Motivasyon para kazanma hırsı kadar, hatta ondan önce bir işi iyi yapmak için gereken “harekete geçme” durumudur. Gene her zaman söylediğim gibi, hırsızlık ve haydutluk için dahi bir motivasyonun gerekliliğidir. Motivasyon denen şey bilgi ve beceri yoksa tek başına asla işe yaramaz, çalışmaz. Yapacağınız herhangi bir işte önce istek olmalıdır. Kötü veya iyi niyetli bu isteği hayata geçiren ise o işi yapmak için gereken bilginiz ve beceriniz olacaktır…

Girişimcilik çok önemli ve topluma da faydalı bir motivasyondur. Girişimcilik amaca ve sonuca yönelik bir kişilik yapısı ister, fakat bunun fazlası “kumarbazlık” denen bir illete dönüşür. Her girişimci kendisini frenleyecek bilgi ve beceriler ile donanmalı veya bunu yapamıyorsa kendisine yardım edecek kişilerden destek alarak bu bilgi ve becerileri kullanabilmelidir.

Ülkemde gördüğüm pek çok girişimci bilgi ve beceriyi kazanmayı geçtim, bilgi ve becerileri ile kendilerine yardım etmek isteyen insanları çoğu zaman “frenleyici” gibi görmektedirler. Oysa frensiz bir araba hem kullananın kendisine hem de diğer insanlara ciddi zararlar getirebilmektedir. Özetlersem, bir girişimci akılcı yani “RASYONEL” olamadıkça her an tökezlemeye hazır bir “potansiyel kazazededir”.

Başarılı olan her bir profesyonelde gördüğüm ve bence de olması gereken ilk motivasyon “seçtiği görev yani misyonunda” topluma faydalı olmaktır. Bu gerçekten hareketle, bir girişimcide de para kazanmaktan önce topluma faydalı olmak ilk motivasyon olmalıdır. Bu yoksa kumarbazlık dahil her türlü bela kapının arkasında onu bekler. Gözü kara borçlanmak, hesapsızca ortaklıklar yapmak, daha çok kazanmak için “kendilerince” para kazandıracak fonlara para koymak bunlardan sadece bir kaç tanesidir. Amaç para kazanmak olunca maliyeti aptalcasına düşürerek, yaptığı işin kalitesini bozmayı saymıyorum bile… Evet dostlarım bilgi ve gereken beceriler kazanılmadıkça girişimcilik sadece kumarbazlık olur ve uzun vadede tüm topluma kaybettirir.

Yeri gelmişken, günümüzde tablet ve telefon kullanmayı ve en acısı bunları kullanarak “yapay zekâ” denen zekâ kısırlaştırıcıyı can simidi görenleri buradan uyarmak isterim: Bunların hiçbirisi marifet de teknolojiye uyum da değildir. Popüler kültür ne yazık ki insanları sığlaştıran, kolaycılığa iten, bu bağlamda girişimci dahi olmayanları bile “kendilerince kolay para kazanmaya” yönlendirebilen bir tuzaktır. Genelde internet ortamı ve fenomenler olsun, beş on saniyelik sözümona tanıtım ve reklamlar olsun, insanları daha akılcı, daha akıllı ve daha üretken bireyler olmaya değil, gel geç gönüllü, değerleri olmayan, zekâları dumura uğramış bir sürünün parçası olmaya itmektedir. Bütün dünyada olanın bu olduğunu görerek üzülüyorum. Buradan bir gerçeği daha hatırlatayım ki, “Hemen her türlü modaya uymak kişi olabilmekten kaçarak sürünün bir parçası olma kolaylığıdır.”

Başlığıma dönersem, bu deneme veya çeşitlememde sizleri önce bilgiye koşmaya ve bunu gayretle okumak suretiyle yapmaya ve öğrendiklerinizi deneyerek beceri haline getirmeye, kolaycı olmamaya yönlendirmek istiyorum.

Halis bir motivasyon ve bunu besleyecek bilgi ve beceri yoksa o insan popüler kültür ve modaların insanı olarak kaybetmeye mahkum olmaktadır. Sokaklarda gördüğüm ve daha yirmili yaşlarına gelmeden dudaklarını şişirtmiş, yanaklarına dolgu yaptırmış biri diğerinin neredeyse tıpa tıp benzeri kızlarımızı gördükçe, işlerindeki raporları olsun, içinden çıkamadıkları “sözümona” güçlükleri olsun “Yapay Zekâ Hazretlerine” soranları olsun gördükçe bu uyarıyı tekrar yapmayı toplumsal bir görev gibi gördüm dostlarım.

Son haftalarda patlak veren fon olayında da temel mali analiz bilgisi dahi olmadan yüzeysel ve genel “bilgimsilerle”(!) ve toplumsal yönelimle “kolay para kazanmak” motivasyonunun nasıl kaybettikleri beni üzdü.

Bilgisiz ve liyakatsiz yönetimler makrodan mikroya zarara sebep olurlar. Borsalarda Oynanmaz! Oynamak kumardır. Bilerek, inceleyerek yapılmayan yatırımlar tıpkı sadece mano kesen kumar oynatıcısının kazandığı gibi sadece oynatanı kazandırır.

Her yatırımcı “Borsada oynayan değil” kolay para peşinde olmayan, aklı ile hareket eden ve aklın gerektirdiği ilk girdi olan bilgi ile yatırım yapabilen insan olmalıdır. Bedava veya kolay peynir peşinde koşanlar elbet fareler gibi kapana yakalanabilirler.

Ahmet Levent ÖNER

Altıntepe

25. Eylül 2026

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler