Bir Ölüm, Beş Komplo Teorisi: Lindsey Graham Öldürüldü Mü
71 yaşındaki Senatör Lindsey Graham, Washington'daki evinde geçirdiği ani rahatsızlığın ardından öldü.
ABD’li Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham, ölümünden bir gün önce Ukrayna'daydı. Kiev'de Devlet Başkanı Zelenski ile görüştü Ukraynalı savunma şirketi SkyFall'ın insansız hava aracı üretim tesisini ziyaret etti, ABD'nin Ukrayna'nın drone teknolojisiyle daha yakın iş birliği kurması gerektiğini savundu.

Ukrayna ziyaretinin merkezindeki bir diğer konu ise uzun süredir üzerinde çalıştığı Rusya yaptırım paketi idi. Graham, Washington'da 'cehennem yaptırımları' olarak anılan Rusya yaptırım tasarısında Demokrat Senatör Richard Blumenthal ile birlikte çalışıyordu. Tasarı, yalnızca Rusya'yı değil, Rus petrolü ve doğalgazı satın almaya devam eden ülkelere de yüzde 500'e varan gümrük vergileri uygulanmasını öngörüyordu. Çin, Hindistan ve Brezilya gibi ülkeleri doğrudan hedef alabilecek bu düzenleme, Kremlin'in enerji gelirlerini kesmeyi amaçladığı için Kongre'de son yılların en sert yaptırım girişimlerinden biri olarak değerlendiriliyordu

Graham Orta Doğu'da da ABD'nin en şahin isimlerinden biriydi. İsrail'in en güçlü destekçilerinden biri olarak Gazze savaşı sırasında İsrail'in askeri operasyonlarını açık biçimde savundu, İran'a karşı saldırı çağrıları yaptı ve Tahran yönetimini doğrudan hedef alan açıklamalarıyla sık sık gündeme geldi. Bu nedenle hem Rusya hem de İran karşıtı politikanın Washington'daki ‘ekran’ yüzlerinden biriydi.
Ölümünün ardından dikkat çeken ayrıntılardan biri de ziyaret ettiği SkyFall tesisiydi. Rus kaynakları ve Ukrayna basınında yer alan haberlere göre Graham'ın gezdiği üretim altyapısının bulunduğu bölge kısa süre sonra vuruldu. Bu zamanlama, sosyal medyada çok sayıda komplo teorisinin ortaya atılmasına zemin hazırladı.
Şimdi o komplo teorilerine bakalım:
RUSYA ÖLDÜRDÜ İDDİASI
İlk komplo teorisini Trump'a yakın sağcı aktivist Laura Loomer ortaya attı. Loomer, Graham'ın ölümünden yalnızca bir gün önce Ukrayna'da Rusya'ya yönelik yeni yaptırımları savunduğunu, Kremlin ideoloğu Aleksandr Dugin'in daha önce Graham'ı hedef alan açıklamalar yaptığını hatırlatarak "Bu ölüm mutlaka soruşturulmalı" paylaşımını yaptı.

Bu iddiayı MAGA yayıncısı Clint Russell daha da ileri taşıdı. Russell, Graham'ın ziyaret ettiği Ukrayna'daki insansız hava aracı üretim tesisinin saatler sonra Rusya tarafından vurulduğunu belirterek, "Rusya Lindsey Graham'ı öldürmüş olabilir" ifadelerini kullandı.
İRAN MİSİLLEMESİ İDDİASI
Eski Fox News yapımcısı ve Women for America First hareketinin kurucularından Kylie Jane Kremer, İran bağlantılı iddiaları öne çıkardı.

Kremer, İran Devrim Muhafızları'nın (IRGC) Graham'ı hedef alan tehditlerini hatırlattı. Paylaşımında, İran'a yakın hesaplarda ve medya organlarında yayımlanan, Graham'ın fotoğrafının hedef tahtasına yerleştirildiği suikast çağrışımlı görselleri de paylaşarak, "IRGC beş gün önce Lindsey Graham'ı öldürmekle tehdit etmişti. Ölümü mutlaka soruşturulmalı." ifadelerini kullandı.

Graham, söz konusu paylaşımı "En azından iyi bir fotoğrafımı kullanmışlar. Beni düşmanlarıma göre yargılayın" notuyla X'te alıntılamıştı.
“KALP DURMASI BİR SONUÇ”
En dikkat çeken çıkışlardan biri güvenlik çevrelerinden geldi. Eski ABD Ordusu subayı ve Amerikan Güvenlik Politikaları Merkezi Direktörü Meaghan Mobbs, doğrudan suikast kelimesini kullanmadı ancak Graham’ın ölümünün yalnızca kalp durması (cardiac arrest) ifadesiyle açıklanamayacağını savundu. Mobbs, “Kalp durması bize nasıl öldüğünü söyler, neden öldüğünü değil” diyerek tam adli otopsi, toksikolojik inceleme, federal kolluk kuvvetlerinin ve karşı istihbarat birimlerinin sürece dahil edilmesi çağrısı yaptı.

Mobbs, Trump’ın Ukrayna Özel Temsilcisi Keith Kellogg’un kızı ve bu açıklaması, tartışmayı sosyal medya spekülasyonlarının ötesine taşımış oldu. Zira ‘karşı istihbarat’ vurgusu, Graham’ın ölümünde yabancı bir devlet müdahalesi ihtimalinin de araştırılması gerektiği anlamına geliyordu. Böylece olay, olası bir ulusal güvenlik dosyası olarak da ele alınmaya başlandı.
911 ÇAĞRISINI KİM YAPTI
Sosyal medyada en geniş karşılık bulan anlatılardan biri ise ölümün ardından kamuoyuna yansıyan ayrıntılar üzerinden şekillendi. Komplo teorisini savunan kullanıcılar, Graham'ın ölümünden kısa süre önce Donald Trump ile telefonda görüşmesine, ilk açıklamalarda yalnızca "cardiac arrest (kalp durması)" ifadesinin kullanılmasına, 911 kayıtlarının kademeli olarak kamuoyuna yansımasına, FBI'ın soruşturmaya destek vermesine ve evden sedyeyle çıkarıldığı öne sürülen görüntülere yoğunlaştı. Görüntülerde mekanik kalp masajı sağlayan LUCAS* cihazının kullanıldığı iddiası da, Graham'ın evden çıkarıldığı sırada hala hayatta olduğu yönündeki spekülasyonları artırdı. Ancak bu iddiaların hiçbirini doğrulayan resmi bir açıklama bulunmuyor.

*LUCAS cihazı, kalp durması yaşayan hastalarda resüsitasyonun kesintisiz sürdürülmesi amacıyla kullanılan standart bir acil müdahale ekipmanı.
Tartışmaların odağındaki bir diğer ayrıntı ise 911'i arayan kişinin kimliğinin açıklanmamış olması oldu. İhbarı yapan kişinin olay sırasında evde olmadığı, Washington'a doğru araç kullandığı bilgisi paylaşılırken, kim olduğuna ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Bu belirsizlik de sosyal medyada yeni spekülasyonların önünü açtı.
"ABD DERİN DEVLETİ İŞ BAŞINDA"
Sosyal medyada ağırlıkla üzerinde durulan bir başka komplo teorisi ise Graham'ın ölümünün arkasında bizzat ABD içindeki güç odaklarının bulunduğu iddiası oldu. Graham'ın Rusya'ya yönelik sert yaptırımları, Ukrayna savaşı ve Orta Doğu politikaları nedeniyle Washington'daki çıkar çevrelerinin hedefi haline geldiği öne sürüldü. MAGA içinde şahinler ve izolasyoncuların İran saldırıları sonrası karşı karşıya gelmesi bu iddiaların tuzu biberi oldu. Bu noktada CIA ve derin devlet kavramları sıklıkla irdeleniyor.

Bu teoriyi savunanları bir bölümü, son dönemde ABD'de siyasetçilere yönelik güvenlik tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Charlie Kirk suikastı sonrası oluşan şüphe iklimine atıf yapan bazı kullanıcılar, Graham'ın ölümünü de benzer bir zincirin parçası olarak yorumladı. Bu fikri geliştirenler Graham'ın ölümünün İran ya da Rusya'nın üzerine yıkılması halinde bunun ABD kamuoyunda yeni yaptırımların, askeri operasyonların veya daha sert dış politika adımlarının meşrulaştırılması için kullanılabileceğini öne sürüyor.
MOSSAD VE NEOCON TASFİYESİ İDDİASI
Üzerinde durulan bir başka komplo teorisi ise Graham'ın ölümünün arkasında MOSSAD’ın olduğu fikri. Bu teoriyi savunanlar, Graham'ın yıllardır İsrail'in Senato'daki en güçlü destekçilerinden biri olmasına rağmen son dönemde Washington'daki güç dengelerinin değişmesine işaret ediyor. Graham'ın İran'a karşı sert politikaların oluşmasında ve ABD'nin İsrail yanlısı çizgisinin güçlenmesinde rolünü tamamladığı, bu nedenle artık "görevini yerine getirmiş" bir isim olduğu iddia ediliyor.

Benzer şekilde Washington'da yeni bir dış politika kadrosu oluşturulduğu, Soğuk Savaş sonrası şekillenen neocon kadroların tasfiye edildiği ve Graham'ın da bu sürecin bir parçası olduğunu savunanlar var.
Öte yandan Lindsey Graham'ın adı, ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein ile ilgili yayımlanan belgelerde 100'den fazla kez geçiyordu. Epstein’in MOSSAD adına çalışan bir ajan olduğu yönündeki açıklama ve bilgiler göz önüne alındığında bu ihtimal biraz daha güçleniyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.