Can Pulak Yazdı: Nazım-Harp Ve Volga
O eğitimli ama mutsuz insanların yüzlerindeki hüzün gitmiş, yerine gülümseyen çehreler gelmiş. O eski karanlık Rusya gitmiş, yerine aydınlık ve çok farklı bir Rusya gelmiş.
Gençliğimizde komünistler Moskova’ya diye bağırırdık.
Geçmişin Rusya’sında rejim baskısı, yokluk ve yoksulluk vardı. Hürriyeti hayal bile edemiyordu insanlar.1970 başlarında genç bir gazeteci olarak gittiğim Moskova’da yaşam felaketti.4 katlı aynı tip apartmanların tek odasında, koridordaki tek tuvaleti nöbetle kullanarak yaşardı aileler. Ayda bir gelen tek bir limonu alabilmek için yüzlerce metre kuyrukta soğukta titreşerek bekleşirdi insanlar. Lahana, pancar, bulabilirse patates ve meşhur borşh çorbasıyla beslenirlerdi. Evet, o dönemde de meşhur metroları, geniş caddeleri, muhteşem taş binaları, harika heykelleri vardı ama, rejim insanı asker ve robot haline getirmişti.
Sonradan önce gazeteci, takiben devlet görevlisi olarak birkaç defa daha gittiğim Rusya’da, rejim çökene kadar oluşan ağır ve yavaş gelişimleri de izledim. Ama 1991’de Sovyetler Birliği Mihail Gorbaçov’un istifasıyla dağılınca, Rusya’nın kaderi de hızla değişmeye başladı. Son 1994’te gittiğim Rusya ile günümüz Rusya’sı arasındaki fark korkunç… O eğitimli ama mutsuz insanların yüzlerindeki hüzün gitmiş, yerine gülümseyen çehreler gelmiş. O eski karanlık Rusya gitmiş, yerine aydınlık ve çok farklı bir Rusya gelmiş. Avrupa’nın en ileri, en huzurlu, kendine güvenen bir ülkesi olup çıkmış Rusya. O polis devleti, o korku ülkesi kaybolmuş. Modern, çağdaş bir ülke çıkmış ortaya. Peki komünizm ne olmuş? Kapitalizme tam benzemese de akılcı ve henüz adı konmamış bir sisteme evrilmiş. Putinizm denilebilir mi acaba? Öyle ya, Putin 4 yılı Başbakan 22 yılı ise devlet başkanı olarak toplam 26 yıldır Rusya’yı yönetiyor.
Her neyse komünizmden hızla uzaklaşan ve geçmiş dönemin izlerini ustaca silme çabalarını sürdüren Rusya’ya gidip,Moskova Novodeviçi mezarlığında yatan dünyaca ünlü şairimiz Nazım’ı ziyaret etmeden dönülmez. Şili’li Pablo Neruda Uluslararası bir toplantıda (dünyanın en büyük şairi)olarak takdim edilmesine itiraz ederek (Hayır Nazım bir,ben iki )der.Dünyanın şapka çıkardığı böyle büyük bir şaire çeşitli nedenlerle çok haksızlıklar ettik.Onu vatan hainliğiyle suçladık.Oysa vatanla, istiklal harbizimizle ilgili en güzel,en duygulu ve duyarlı şiirleri o yazmadı mı? Yargısız infazda üstümüze yok.Günümüzde bile yargısız infazlar yapıp duruyoruz.Nasıl milli edebiyatımızdaki Ahmet Haşim’i,Yahya Kemal’i,Arif Nihat Asya’yı,Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı,Ahmet Arif’i,Orhan Veli’yi,Cemal Süreyya’yı,Sezai Karakoç’u,Hasan Hüseyin Korkmazgil’i ve diğerlerini unutamazsak, Nazım’ı da elbette unutamayız.
1963 yılında hayata gözlerini yuman Nazım, ünlü yazarların,bilim insanlarının,sanatçıların ve devlet adamlarının gömülü olduğu mezarlıkta eşi Vera ile birlikte yatıyor.Görkemli mezar taşında sanatsal duruşu ile yaşam felsefesini çağrıştıran figürler,yürüyen adam silüeti ve çınar detayı var.Mezarında topluca saygı duruşunda bulunduk.Bazı ziyaretçiler onu yüksek sesle okudukları şiirleriyle anarken, komünizme karşı fikirlerin sahibi olarak ben,ruhuna bir fatiha okudum.Hoş artık komünizmin de ruhuna fatiha okunuyor ya… Nazım’ın yattığı mezarlıkta Çehov’un,Gogol’ün, Tolstoy’un,Kruçev’in mezarlarını da gördük.
Ukrayna ile harbeden ve 220 bine yakın ölü veren Rusya değil sanki. Harpten görünür tek bir ize bile rastlamadık.Moskova’da da, Leningrad’da da,uğradığımız küçük şehirler ve köyler de de bir çocuğun elindeki patlayan balonun sesinden başka bir patlama duymadık. Rusya’da kirli arabayla dolaşmak yasak.Evlerin dış cephelerini boyamayanlara ceza veriyorlar. Şimdi sıkı durun,bizim Türk Lirası var ya, Ruslar’ın rublesinden daha kıymetli.Ohhh çok şükür,nihayet paramızın minik de olsa değerli olduğu ülkeyi gördük.Mozambik’te değil,Rusya’da güçlü TL.Bizim bir liramız,1.70 ruble ediyor.Rus turizmine de çökmüş gözüyle bakabiliriz.2013 yılında zengin kültürel mirası ve büyük doğal çeşitliliği nedeniyle 33 milyon turist geliyormuş Rusya’ya.Dünyada ençok ziyaret edilen 9. ülkesi ve 11 milyar dolar geliri varmış.Ama pandemi,harp ve ABD ile batının yaptırımları nedeniyle turist sayısı 5 milyona,geliri ise 9 milyar dolara düşmüştü. Şimdi gelen turistin yüzde 51’i Çin’li,geri kalanın çoğu ,Türk,Arap ve bazı komşu ülkelerden.Yaptırımlardan dolayı Avrupa’lı turist yok denecek kadar az.
Rusya’nın turizm trafiği giderek artıyor. Geçen yıl 23 milyon kişi gelmiş,24 milyar dolar bırakmış. Ama yurt dışına seyahate giden Rus’ların harcadığı paranın miktarı ise gelirin iki misli.48 milyar dolar yani..Harp biter ve ülke tam normale dönerse,Rusya turizmden çok iyi para kazanabilir.Kaynak ve çeşitliliği çok fazla çünkü.Moskova ve Leningrat’ta marketlere girdim ve fiyat mukayesesi yaptım.Leningrat daha ucuz.Rusya’da asgari ücret 300 dolar civarında.Ama emeklileri bizden beter durumda.Onlar da çok sıkıntı çekiyorlar.Ancak bir avantajları,ev kiraları yok.Kalifiye personel iyi para alıyor ve özel sektör ellerine 800-1600 dolar veriyor.Marketlerde domates 130 TL’ye, Avakado 150’ye,muz 80’e,kiraz 400’e,portokal 100,mandalina 250,şeftali 200,yeşil elma 160,litre süt 80,yoğurt 85,tam tavuk 350,10 adet yumurta 75,pirinç 120,soğan 40,patates 60,et ucuz 350-375 Tl arası satılıyor.
Moskova’dan Aleksandra nehir gemisiyle Volga’ya açıldık ve 5 günde yavaş seyirle Leningrad’a vardık.Volga’nın uzunluğu 3900 km.Biz gemiyle 1790 km’sini aştık.Moskova 128 km uzunluğunda bir kanalla bağlanan Volga Hazar gölüne dökülüyor.
Üçüncü ve son yazıda yeşile,ormana ve şirin ama bakımlı köylere doyulmayan Volga’yı,rüya şehir Leningrad’ı anlatacağım.Bu gezi gözlemlerini biraz da uzatmamın sebebi,siz değerli okuyucularımı sürekli yaşadığınız gerginlikten biraz uzaklaştırma isteği..Gergin yaşıyoruz,tedirgin yaşıyoruz,yönetim yanlışlarından şikayetçi yaşıyoruz ama, dünyanın en güzel ülkesi canım Türkiye’mizde yaşıyoruz.Bunu da unutmayalım.
GELECEK YAZI:BEYAZ GECELER VE LENİNGRAD
CAN PULAK
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.