Çanakkale Destanı Türk Musikisi Makamlarıyla Anlatıldı

Çanakkale Destanı Türk Musikisi Makamlarıyla Anlatıldı

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar, Çanakkale Savaşları'nı Türk musikisi makamları ve usulleriyle anlatan "Bergüzar-ı Çanakkale" adlı eseri dinleyiciyle buluşturdu

Yaklaşık 50 dakika süren eser, Türk sanat müziği, halk müziği, mehter ve tasavvuf müziği unsurlarını bir araya getiriyor.

Türk musikisinin farklı makam ve usulleriyle kurgulanan bestede, Çanakkale Savaşları'nda yaşanan tarihi olaylar ile öne çıkan şahsiyetlerin hikayeleri müzik ve şiir aracılığıyla anlatılıyor.

Eserde, "Nusret Mayın Gemisi"nin döşediği mayınlar, Seyit Onbaşı'nın "Ocean" zırhlısını vurması, 57. Alay'ın mücadelesi ve Ezineli Yahya Çavuş gibi isimlerin hikayelerinin yanı sıra cephede görev yapan askerler ve savaşın geride bıraktığı acılar, farklı makam ve formlar aracılığıyla işleniyor.

"Bu destanı notalara dökmeyi çok istiyordum"

Kaçar, Çanakkale Zaferi'nin Türk milleti için taşıdığı anlamın kendisini böyle bir eseri bestelemeye yönelttiğini söyledi.

Buna duyarsız kalmanın bir bestekar için imkansız olduğunu belirten Kaçar, "Türk musikisinde böyle uzun soluklu bestelerimizin sayısı çok az. Bu destanı notalara dökmek, Türk musikisi makamlarıyla, usulleriyle ifade etmeyi çok arzu ediyordum." dedi.

Eserin adının "armağan" anlamını taşıyan "bergüzar" kelimesinden geldiğini anlatan Kaçar, "Şehitlerimiz bu ülkeyi bize armağan etti. Çanakkale'de yazdıkları büyük destansı mücadeleden sonra bu ülkeyi armağan ettikleri için 'Bir bestekar olarak benim de onlara bir armağanda bulunmam lazım.' diyerek bu yola çıktım." ifadelerini kullandı.

Kaçar, "Beste hem özgün formlar içeriyor hem de türkü, ilahi, kaside, tekbir içerikli bir yapıda oluşturdum." diye konuştu.

Türk musikisinde uzun soluklu eserlerin artırılması gerektiğini dile getiren Kaçar, besteyi 15. yüzyıl bestekarlarından Abdülkadir Meragi'nin "Nevbet-i Mürettep" formundan esinlenerek oluşturduğunu kaydetti.

Bestede 13 olay ve şiir yer alıyor

Zirgüleli hicaz makamıyla başlayan eserde, suzinak, nihavent, hicazkar, rast, mahur ile hüseyni gibi Türk musikisinin sevilen makamlarının yer aldığını belirten Kaçar, değişmeli usullerin kullanıldığı bestede kulakta kalıcı ezgilere özellikle önem verdiğini söyledi.

Gençlerin akılda kalıcı ezgileri daha kolay benimsediğine işaret eden Kaçar, bu nedenle bestede sade ancak nitelikli ezgilere özellikle dikkat ettiğini belirtti.

Kaçar, 13 şiir ve 13 olayın yer aldığı eseri, ilerleyen dönemde CD haline getirmeyi, yabancı dillere çevirmeyi ve kitaplaştırmayı da istediklerini bildirdi.

Şiirlerin yazım sürecine de değinen Kaçar, eserde yer alan şiirlerin ve olay örgüsünün eşi Dr. İzzet Kaçar'ın katkısıyla oluşturulduğunu, kendisinin aynı zamanda şair olduğunu dile getirdi.

Çanakkale'deki kahramanlık hikayeleri anlatılıyor

Türk musikisi ile Türk edebiyatını "birbirine aşık iki sanat ve ilim dalı" olarak gördüğünü belirten Kaçar, Çanakkale Savaşları'nın başlangıcından bitişine kadar uzanan tarihsel süreci bestede adım adım anlatmaya çalıştığını kaydetti.

Kaçar, eserde "Nusret Mayın Gemisi"nin mayınları döşeyerek İngiliz ve Fransız donanmalarına verdiği zarar, Seyit Onbaşı'nın sırtladığı mermiyle "Ocean" zırhlısını vurması, 57. Alay'ın mücadelesi ve Conkbayırı'nda yaşanan kritik anların ele alındığını anlatarak, şöyle devam etti:

"Asker artık çok bezmiştir. Cephane kalmamıştır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk onlara hitap ederek 'Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum.' sözünü burada söylemiştir. 'Cephane bitmiş olabilir ama süngüleriniz var.' demiştir ve o cesaretle düşman kıyılara kadar gönderilmiştir. Geri püskürtülmüştür."

Eserde Ezineli Yahya Çavuş'un az sayıdaki askerle gösterdiği direniş, cephede görev yapan Yarbay Hasan Bey'in hikayesi ve cephede askerlere su taşıyan Saka Mustafa gibi isimlerin de yer aldığını aktaran Kaçar, bu olayların bestede farklı makam ve usullerle anlatıldığını ifade etti.

Kaçar, eserde savaşın cephede yaşanan yönünün yanı sıra geride kalanların hikayelerine yer verildiğini, eşini cepheye gönderen ve yıllarca dönüşünü bekleyen Fatma Hanım'ın hikayesinin de anlatıldığını söyledi.

Çanakkale Savaşı'nda gençlerin gösterdiği fedakarlığa da işaret eden Kaçar, "13-14 yaşındaki gençlerimiz, 45 kilo gelebilmek için ceplerine taş doldurmuşlardır. Galatasaray Lisesi, Konya Lisesi, Kayseri Lisesi, Sivas Lisesi hep bu cepheye giden gençlerimizden oluşmaktadır. Hepsinin ruhu şad olsun. Minnetle anıyoruz hepsini." dedi.

"Türk musikisinin yeni bestekarlara ihtiyacı var"

Kaçar, Çanakkale'de yaşananların unutulmaması ve yeni nesillere aktarılması gerektiğine dikkati çekerek, destansı mücadelelerin bugün de Gazze gibi dünyanın farklı bölgelerinde yaşandığını belirtti.

Gençlerin müzikten güçlü biçimde etkilendiğini ifade eden Kaçar, eğlence dünyasının ürettiği müzik türlerinin gençleri milli ve manevi değerlerden uzaklaştırabildiğini söyledi.

Kaçar, nitelikli Türk musikisi aracılığıyla bu değerlerin gençlere aktarılabileceğini dile getirerek, "Onun için yeni bestelerin yapılması gerekiyor. Hep eskiyi tekrar etmek gençlik için cazip olmuyor. Onun için yeni seslerle, yeni soundlarla yeni musikiler üretmemiz gerekiyor. Türk musikisinin yeni bestekarlara ihtiyacı var. O yolda çalışmalarımızı yürütüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Gülçin Yahya Kaçar, "Bergüzar-ı Çanakkale" bestesinin ardından Çanakkale için yeni eserler üretmeyi sürdürdüğünü belirterek, eserden bölümler seslendirdi.

Muhabir: Fatma Nur Candan

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler