"Casusluk" İddianamesinde "Yabancı İstihbarata Aktarılan Verilerle Siyasi Menfaat Elde Edildiği" İddiası

"Casusluk" İddianamesinde "Yabancı İstihbarata Aktarılan Verilerle Siyasi Menfaat Elde Edildiği" İddiası

İddianamede, şüpheli İmamoğlu'nun vatandaşların kişisel bilgilerini, mevcut nüfuzun kullanılması suretiyle ele geçirerek yabancı istihbarat servisi elemanlarına aktardığı ve bu durumdan siyasi olarak menfaat edinme gayesinde bulunduğu iddia edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında 15 yıldan 20'şer yıla kadar hazırlanan iddianamede, İBB veri tabanından alınan bilgilerin ne amaçla kullanıldığına dair tespitlere yer verildi.

İddianamede, şüpheli Hüseyin Gün'ün dijital materyallerinde bulunan ve İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı bildirildi.

Bu verileri dolaylı olarak şüpheli Necati Özkan'ın temin ettiği ve Gün'ün beyanına göre Özkan'ın başta "ibb.gov.tr" olmak üzere belediyeye ait çok sayıda mail adresini ve şifresini Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla "Ostin" adlı internet aleminin yeraltı olarak nitelendirilen dijital ortamına aktardığı iddianamede anlatıldı.

İddianamede, şüpheli Gün'ün, Ostin'deki mail adresi ve şifrelerle belediyenin gizlilik ihtiva eden belge ve iç yazışmaları başta olmak üzere mail içeriklerindeki datalara eriştiği belirtildi.

Şüpheli İmamoğlu'nun imzasıyla Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderilen 19 Nisan 2019 tarihli yazıda dışarıdan belirlenecek 3 uzman ve 2 belediye müfettişinin tüm datalara erişme, inceleme yapma ve kopyalama yetkisinin verildiğinin hatırlatıldığı iddianamede, "Bu hususun da özellikle seçim çalışmalarında yabancı istihbarat servislerine data sağlamak maksadıyla gerçekleştiği, bahse konu veriler üzerinden yabancı istihbarat servisleri güdümünde bahse konu veriler üzerinden analiz işlemi yapıldığı, analiz sırasında kişiler arasındaki gizli veya özel verilere erişim sağlandığı anlaşılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

İstihbarat servisi elemanlarından elde edilen verilerin aktarımının hiyerarşik silsile içerisinde Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Ekrem İmamoğlu arasında sağlandığının öne sürüldüğü iddianamede, "Geçmiş dönemde kamuoyuna yansıyan 'İBB 2019 Veri Kopyalama' sürecinin gündemden kaldırılması amacıyla yabancı istihbarat servisi elemanı Aaron Barr, Necati Özkan ve Hüseyin Gün adlı kişilerin müşterek hareket ederek algı faaliyetlerinde bulundukları ve bu durumun gündemden düşürülmesi maksadıyla çalışma yaptıkları belirlenmiştir. Bu çalışmayı da yine Ekrem İmamoğlu talimatıyla gerçekleştirdikleri anlaşılmıştır." denildi.

İddianamede, "İBB 2019 Veri Kopyalama" süreciyle alakalı oluşan gündemin İmamoğlu'nun veri kopyalama izin yazısı doğrultusunda oluştuğu, şüpheli Gün'ün ifadesinden vatandaşların kişisel verileri üzerinden gayriresmi gerçekleştirilen seçim propagandası sonucu Ekrem İmamoğlu'nun menfaat sağladığının anlaşıldığı vurgulandı.

"Wickr Me" adlı kripto uygulamada Ekrem İmamoğlu'ndan "mayor" diye bahsedildiğinin kaydedildiği iddianamede, benzer bir data sızması durumunun İBB tarafından oluşturulan "İstanbul Senin" isimli programda da söz konusu olduğu ve aynı usulle veri sızdırıldığı aktarıldı.

"Türkiye siyasetinde söz sahibi olunması amaçlanmıştır"

İddianamede, "Mevcut deliller ve itirafçı beyanı ele alındığında Ekrem İmamoğlu'nun hiyerarşi silsilesi içerisinde vatandaşların kişisel bilgilerini, mevcut nüfuzun kullanılması suretiyle ele geçirerek yabancı istihbarat servisi elemanlarına aktardığı, takibi süreçte siyasi maksatlı menfaat edinme gayesinde bulunduğu ve bu iştirakin şüpheliler Necati Özkan ve Hüseyin Gün'le birlikte gerçekleştirildiği tespit edilmiştir." şeklindeki değerlendirmeye yer verildi.

Devletin güvenliği veya siyasal yararları ile yakından ilgili olan ve elde edilmeleri bu değerleri tehlikeye sokabilecek mahiyet taşıyan İBB veri tabanındaki özünde sır niteliğinde olan bilgilerin, internetin karanlık platformuna şüpheli İmamoğlu'nun talimatıyla şüpheli Özkan tarafından yüklendiği belirtilen iddianamede, "Tüm vatandaşların telefonlarına ve sosyal medya yazışmalarına erişim sağlanarak siyasal casusluk suçunun tam anlamıyla tanımına uyacak şekilde, devletin yönetilmesi, yönetme yetkisinin kullanılması ve idaresiyle ilgili bilgilerin bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları doğrultusunda yabancı bir devlet yararına, Türkiye Devleti'nin, vatandaşlarının veya Türkiye'de ikamet etmekte olanların zararına olarak toplandığı anlaşılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

İddianamede, "Tüm bilgi, belge ve açıklamalar ışığında 'siyasal casusluk' suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere, Türkiye siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştiği anlaşılmıştır." denildi.

Değerlendirilmek üzere İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamede, şüphelilerin tutukluluk hallerinin devamına ve şüpheli Merdan Yanardağ'ın kullanıcısı, oğlu Alp Yanardağ'ın şirket sahibi olarak göründüğü TELE1 kanalının müsaderesine karar verilmesi istendi.

İddianamede "seçmenlerin özel mesajlarına ulaşıldığı" tespiti

İddianamede, tutuklu şüpheli Gün'ün el konulan cep telefonundaki 721 notun incelendiği anlatıldı.

Notlardan birinde, bazı şirketlere ait internet linkleri, kullanıcı isimleri ve şifrelerinin yer aldığı belirtilen iddianamede, "Buradan da anlaşılacağı üzere çok sayıda kişinin kullanıcı adına ve mail adresine müdahale noktasında teknik imkanlara sahip oldukları anlaşılmıştır." ifadesine yer verildi.

İddianamede, Gün'ün, 27 Mayıs ve 4 Temmuz 2020'de CHP başlığıyla kaydettiği notla ilgili, "Şüpheli Gün'ün seçimlerde hangi yönde ve hangi amaçlara yönelik çalışmalar yapılacağına ilişkin notlar aldığının tespit edildiği, ayrıca CHP'ye yönelik karalama kampanyası kapsamında yapay zeka aracılığıyla birtakım çalışmalar yapıldığını tespit ettiklerini belirttiği, bu tespite açık kaynaklarda ulaşma imkanı bulunmadığı, dolayısıyla buradan da anlaşılacağı üzere, kişisel telefonlar ve sosyal medya müdahalesiyle bu bilgilerin elde edildiği" değerlendirmesinde bulunuldu.

Hüseyin Gün'ün telefonunda bazı İngilizce notlar bulunduğu, bunların dijital toplantılar, seçim kampanyasına yönelik bilgiler, dikkatli olunması gereken noktalar ve stratejilere dair olduğu bildirilen iddianamede, Gün'ün "Jupiter1881" kullanıcı adıyla Wickr Programı üzerinden "alexwashington" rumuzlu bir kullanıcı adıyla gizliliğe önem vererek yaptığı yazışmalar da yer aldı.

İddianamede, Gün'ün yazıştığı kişiye "Said" diye hitap ettiği, "Ben tüm yazışmaları siliyorum" dediği, birbirlerine gönderdikleri belgelerin ne olduğunun anlaşılamadığı aktarıldı.

Özellikle seçimle alakalı analiz yapabilme ve belediyedeki tüm gizli bilgi ve belgelere ulaşabilme noktasında şüpheli Necati Özkan ile Gün'ün birlikte hareket ettiklerine dikkati çekilen iddianamede, Gün ve ekibi tarafından "İbb.gov.tr." sitesinde araştırmalar yapıldığı vurgulandı.

İddianamede, Gün'ün telefonunda ele geçirilen birtakım mail adresi ve şifrelerinin yer aldığı görsele ilişkin, "Bu veriler vasıtasıyla da başta seçmen bilgileri ve iç yazışmalar olmak üzere çok sayıda bilgi ve belgeye şüpheli Gün tarafından ulaşıldığı ve ortağı olan istihbarat çalışanı Aaron Barr'la paylaşıldığı anlaşılmıştır. Gün'ün ifadesinde geçen 'Şirketteki tüm analiz işlemlerini teknik ekiple birlikte Aaron yapardı.' ibaresi de dikkate alındığında, Gün'ün verileri Aaron'la paylaştığı ve analizleri bu kişiye yaptırdığı" değerlendirmesi yapıldı.

"Ben gerekli baskıyı yapıyorum"

İddianamede, Gün'ün şoförü ve yardımcısı olarak görev yapan tanık B.Y'nin ifadesine yer verildi.

B.Y'nin beyanında, Gün'ün Türkiye aleyhine konuları sevinçle karşıladığını, onun talimatıyla şüpheli Merdan Yanardağ'a zarf içinde 10 bin ve 5 bin avro teslim ettiğini, Yanardağ'a neden zarf götürdüğünü sorduğunda Gün'ün "Destekliyoruz yavrum." dediğini anlattığı iddianamede yer aldı.

İddianamede, Gün ile Yanardağ'ın yazışarak buluşma ayarladıkları, 20 Nisan 2023'te bir araya geldikleri aktarılarak, telefonla mesajlaşmalarında Gün'ün Yanardağ'a, "Sizden rica ediyorum. Baskı kurun, Tuncay Özkan, Gamze Akkuş İlgezdi ve sizin daha iyi bildiğiniz diğerleri görevden alınsın." yazdığı, Yanardağ'ın ise yanıt olarak, "İyi geceler Hüseyin Bey çok haklısınız. Ben gerekli baskıyı yapıyorum. Ne kadar etkili olacak kestiremiyorum ama bir sonucu olacaktır." dediğinin tespit edildiği kaydedildi.

İddianamede, söz konusu görüşmelerde, şüpheli Gün'ün, şüpheli Yanardağ'a bazı isimlerin görevden alınması yönünde baskı kurduğu, dolayısıyla Gün'ün talimatıyla Yanardağ'ın özellikle parti içi olmak üzere farklı mecralarda casusluk faaliyetlerinde bulunduğunun anlaşıldığı vurgulandı.

İddianamede, Gün ve Yanardağ arasındaki diğer bazı yazışmaların da CHP'ye yönelik eleştiriler içerdiği, bir başka yazışmada ise programına 22 Haziran 2023'te Kemal Kılıçdaroğlu'nu konuk alan Yanardağ'a, Gün tarafından soru gönderildiği aktarıldı.

Yanardağ'ın programdaki ifadeleriyle, Kılıçdaroğlu'nun seçmen kitlesine antipati aşılayacak söylemlerde bulunduğuna işaret edilen iddianamede, aynı programda Kılıçdaroğlu'na genel başkanlığın değişeceğine ilişkin birden fazla kez soru yöneltildiğinin anlaşıldığı belirtildi.

Yurt dışı kaynaklı istihbarat firmaları ve çok sayıda firmayla para transferi

İddianamede, Yanardağ'ın özellikle Tele 1 kanalındaki yayınlarında sarf ettiği sözler nedeniyle birçok suçtan soruşturma ve kovuşturma kaydının bulunduğunun altı çizilerek, "Dosya kapsamında yapılan tespitlerde 'Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' yöneticisi olduğu tespit edilen dosyamız şüphelisi Hüseyin Gün'le casusluk faaliyetleri kapsamında çok sayıda irtibatının ve baz uyuşmasının bulunduğu belirlenmiştir. Yanardağ'ın Gün'ün talimat ve yönlendirmesiyle hareket ettiği anlaşılmıştır." ifadelerine yer verildi.

İddianamede yer verilen, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının 19 Aralık 2025 tarihli raporunda şu ifadeler yer aldı:

"Şüpheli Gün'ün başta savunma sanayii olmak üzere farklı alanlarda çok sayıda şirkette kurucu veya ortak kaydının bulunduğu, özellikle istihbari konularda faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı şirketlere para transferlerinin tespit edildiği, bu şirketlerden biri olan Sargun isimli şirketin ortağının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üst düzey yöneticilerinden olan Aytaç Ocaklı isimli şahıs olduğu belirlenmiştir. Gün'ün de bu şirkette yetkili müdür olduğu ve 2011 yılında şirket ortaklığından ayrıldığı, Gün'ün 'Piiq' isimli şirketinin bulunduğu, şirket ortağının ve analistinin Aaron Barr isimli şahıs olduğu, bu şahsın da eski CIA çalışanı olduğu tespit edilmiştir."

Şüpheli Yanardağ'ın, eşi Sevim Kahraman Yanardağ'ın ortağı olduğu Angelabs İnternet Yazılım ve Danışmanlık Hizmetleri şirketi üzerinden Lüksemburg merkezli çevrim içi konuşma, medya içeriklerini ve piyasa araştırmasını analiz etmeyi sağlayan yapay zeka destekli istihbarat toplama firması olan Talkwalker şirketine 65 bin 546 avro transfer yaptığı aktarılan iddianamede, yine şüpheli Necati Özkan'a ait Öykü Reklam Hizmetleri firmasına da birçok kez para transfer ettiği bilgisi verildi.

İddianamede, "Bu tespitler ele alındığında özellikle şüpheli Hüseyin Gün, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan'ın, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi dahilinde gerçekleştirdikleri faaliyetlerde, yurt dışı kaynaklı istihbarat firmaları başta olmak üzere çok sayıda firmayla ve kendi aralarında para transferi gerçekleştirdiklerinin anlaşıldığı, dolayısıyla tüm bu işlemlerin şüpheli bulunduğu noktasında tespitlerin yapıldığı anlaşılmıştır." ifadelerine yer verildi.

Görüştüğü şahıs ve kurumları günlük olarak not almış

Şüpheli ve tanık ifadelerinin yer aldığı iddianamenin değerlendirme bölümünde ise şu bilgilere yer verildi:

"Gün'e ait dijital materyallerin incelenmesinde sivil şahısların ya da şirketlerin temin etmesinin mümkün olmayacağı askeri mühimmat ve silahlara ait fotoğraflara, İsrail ülkesinde askeri ya da siyasi alanda faaliyet gösterdiği değerlendirilen İsrail vatandaşlarına ait pasaport fotoğraflarına rastlanmıştır. Yine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında hakkında adli işlem tesis edilen şahıslar ve bu şahıslar haricinde, PKK/KCK silahlı terör örgütü kapsamında hakkında adli işlem tesis edilen şahıslarla GSM hatlarıyla iletişim irtibatlarının bulunduğu belirlenmiştir."

İddianamede, Gün'ün el yazısı defteri ve belgelerinde farklı ülkelerde gerçekleşen darbe girişimi, iç karışıklık olaylarıyla alakalı hususlardan bahsedildiği, görüştüğü şahıs ve kurumları günlük olarak not aldığı, İngiltere lehine faaliyet gösterdiği değerlendirilen istihbarat elemanları ya da İngiltere'de siyasi faaliyetlerde bulunan kişilere Türkiye geneli konularda bilgi aktarımında bulunduğu anlatıldı.

Gün'ün, FETÖ üst kadrosundan Mustafa Özcan ile yüz yüze görüştüğü ve bu kişiden öneriler aldığı aktarılan iddianamede, "İngiltere Savunma Bakanlığına bağlı Savunma ve İstihbarat Başkanı, Yardımcısı ve Genel Direktörü, İngiliz Eski Öze| Kuvvetler Komutanı, ABD Dış İstihbarat Servisi (CIA) eski istihbarat memuru, ABD Ulusal İstihbarat Konseyi eski istihbarat analisti, MOSSAD dış ilişkiler ve operasyonel işbirliğinden sorumlu eski başkan yardımcısı" gibi çok sayıda önemli ismin telefon rehberinde kayıtlı olduğu bilgisi verildi.

Yanardağ, Gün'ün hiyerarşisinde casusluk faaliyetlerine iştirak etti

İddianamede, şüpheli Necati Özkan'ın, "Ostin" isimli internet aleminin yer altı olarak nitelendirilen dijital ortama, başta "ibb.gov.tr" olmak üzere belediyeye ait çok sayıda elektronik posta adresini ve şifresini aktardığı, şüpheli Gün'ün buradaki elektronik posta adresi ve şifrelerle, belediyenin gizlilik ihtiva eden belge ve iç yazışmaları başta olmak üzere posta içeriklerindeki datalara eriştiği aktarıldı.

Gün'ün ortağı olan Amerika istihbarat servisinin dijital projeler koordinatörü olduğu anlaşılan Aaron Barr'ın bu datalarla analiz çalışmaları yaptığı belirtilen iddianamede, "İBB'ye ait mail içerikleri ve dataların istihbarat servisleri tarafından ele geçirildiği ve bu datalarla algı oluşturmak suretiyle seçimin şüpheli Ekrem İmamoğlu lehine manipüle edildiği, yine Aaron Barr tarafından geliştirilen ve istihbarat servislerince de kullanılan PQ isimli yazılımla seçmenlerin sosyal medya paylaşımlarına ve özel mesajlaşmalarına ulaşıldığı, bu şekilde elde edilen verilerle hazırlanan raporların Gün tarafından Özkan'a teslim edildiği anlaşılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

İddianamede, Özkan'ın bu hususlarda Ekrem İmamoğlu'nu bilgilendirdiği ve talimatlarına göre hareket ettiğinin, Gün'ün etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebiyle verdiği ifadeyle delillendiğine işaret edildi.

Özkan'ın, 2019 yerel seçiminde gerçekleştirilen analizlerin ve raporların seçimden sonra profesyonel bir zemine kavuşturulması amacıyla çalışmalar yaptığı kaydedilen iddianamede, Gün ile İmamoğlu arasında köprü vazifesi gördüğü aktarıldı.

İddianamede, Yanardağ'ın Gün'ün hiyerarşisinde casusluk faaliyetlerine iştirak ettiği belirtilerek, Tele 1 kanalının ise casusluk faaliyetlerinin basın ayağını oluşturduğu ve algı çalışmaları yaptığı gerekçesiyle müsaderesine karar verilmesi gerektiği bildirildi.

Muhabir: Başak Akbulut Yazar

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler