"Çerçeve Yasa" Teklifinin Maddeleri Ortaya Çıktı: Öcalan Ve 2005 Öncesi Suçlar Kapsam Dışında

"Çerçeve Yasa" Teklifinin Maddeleri Ortaya Çıktı: Öcalan Ve 2005 Öncesi Suçlar Kapsam Dışında

Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlandığı belirtilen 12 maddelik "çerçeve yasa" teklifinde; tespit ve teyit mekanizması, soruşturma ve cezaların ertelenmesi, teslim ve silahsızlanma süreci ile başvuru şartları yer aldı.

Tasarıda; örgüt suçları çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu işleyenler, örgüt suçları kapsamında müebbet hapis cezası alanlar ve Haziran 2005 öncesindeki örgüt yöneticileri kapsam dışına bırakılıyor.

Güler, teklifle ilgili yaptığı açıklamasında düzenlemenin PKK'nın yönetici kadrolarını kapsamayacağını belirtti.

AK Parti, MHP, CHP, DEM, Yeni Yol grupları ve HÜDA PAR yasaya imza verdi.

AK Parti Meclis Grup Başkanı Abdullah Güler yasa teklif taslağını sunmadan önce yaptığı açıklamada, ''360'a yakın imza ile teklifi veriyoruz'' dedi.

1

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler:

Rapor aynen şöyle diyor: "Süreçteki en kritik eşik; PKK/KCK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bırakmasının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir."

Bu, raporumuzun en önemli başlığıdır.

Teklif taslağında genel gerekçe ise şu cümlelerle ifade edildi:

''GENEL GEREKÇE

Devletin temel amaç ve görevi; milletin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin
bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan engelleri kaldırmaya ve insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. Bu yükümlülük, kamu düzeninin korunmasının yanı sıra toplumsal barışın güçlendirilmesini de Devletin asli görevlerinden biri hâline getirmektedir.

1

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girildiği bu dönemde Ülkemiz, güvenlik, demokrasi
ve hukuk devleti ilkelerini birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendiren yeni bir
perspektifle geleceğe yürümektedir. Nitekim bu yüzyıl, yalnızca yeni bir zaman dilimini değil; aynı zamanda devletin demokratik hukuk devleti niteliğini daha da güçlendirecek, millî birlik ve beraberliği tahkim edecek, toplumsal huzuru kalıcı hâle getirecek ve milletimizin ortak geleceğini güvence altına alacak bir vizyonu ifade etmektedir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, millî egemenlik ilkesi ve ortak vatandaşlık bilinci etrafında şekillenen bu vizyon; yalnızca kamu düzeninin korunmasını değil, aynı zamanda toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini ve ortak geleceğin daha sağlam temeller üzerinde inşa edilmesini de gerekli kılmaktadır.

2

Terörün tamamen sona erdiği bir Türkiye; güvenlik, demokrasi, ekonomik kalkınma ve
hukuk devleti bakımından daha güçlü bir geleceği vaat etmektedir. Güvenlik için ayrılan
kaynakların eğitime, bilime, teknolojiye, üretime, altyapıya ve sosyal kalkınmaya
yönlendirilebilmesi, Ülkenin her köşesinde huzur ortamının güçlenmesine ve gelecek nesillerin şiddetin etkisinden uzak, güven içerisinde yaşayabilmelerine önemli katkı sağlayacaktır.

1

Belirtmek gerekir ki, uzun yıllara yayılan mücadele sürecinde yalnızca güvenlik
tedbirleriyle yetinilmemiş; ekonomik, sosyal ve demokratik nitelikte çok yönlü politikalar
hayata geçirilmiştir. Zira bu sorun, sadece güvenlik temelli değerlendirilmemiş, tüm
boyutlarıyla ele alınarak bütüncül bir yaklaşım sergilenmiştir. Nitekim, özellikle 2002 yılından itibaren temel hak ve hürriyetlerin güçlendirilmesi, devlet ile millet arasındaki bağın kuvvetlendirilmesi ve demokratik standartların yükseltilmesi amacıyla kapsamlı reformlar gerçekleştirilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen ve milletimiz tarafından onaylanan anayasa değişiklikleri ve diğer kanuni düzenlemeler sayesinde hukuk devleti ve demokratikleşme alanında önemli ilerlemeler sağlanmıştır.

Bu anlayış doğrultusunda; Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğü, hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasal düzen ve kamu güvenliği esas alınarak, toplumsal huzurun kalıcı biçimde tesisi amaçlanmaktadır. Bu yaklaşımın özü, silahlı yapılanmaların ortadan kaldırılması ve demokratik siyaset alanının güçlendirilmesi suretiyle toplumsal bütünleşmenin sağlanması ve milletimizin ortak değerlerinin korunmasıdır.
Bu kapsamda Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Millî Dayanışma,
Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, farklı siyasi görüşlerin, toplumsal beklentilerin ve hukuki değerlendirmelerin ortak bir zeminde ele alınmasına katkı sunan önemli bir istişare ve değerlendirme merkezi olarak görev ifa etmiştir. Komisyon çalışmaları; ortaya çıkan sorunların bütün yönleriyle değerlendirilmesine, mağduriyetlerin tespitine, toplumsal uzlaşının güçlendirilmesine ve ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin kapsamlı şekilde ele alınmasına imkân sağlamıştır. Böylelikle, millet iradesinin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplumsal sorunların çözümünde üstlendiği anayasal sorumluluk bir kez daha somut biçimde ortaya konulmuştur.

1

Hukuk devleti, yalnızca suçların cezalandırılmasını esas alan bir sistem değildir. Hukuk
devleti, adaletin sağlanmasını, kamu güvenliğinin korunmasını, toplumsal huzurun
güçlendirilmesini ve suç işleyen bireylerin yeniden topluma kazandırılmasını da gözeten çok
boyutlu bir anlayışı ifade etmektedir. Bu yaklaşım doğrultusunda ceza adalet sistemi, yalnızca geçmişte işlenmiş suçlara karşılık verme amacını taşımamakta, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması, yeniden suç işlenmesinin önlenmesi, hükümlünün hukuk kurallarına saygılı bir birey olarak yaşam sürmesinin teşvik edilmesi ile toplumsal barışın güçlendirilmesine hizmet etmektedir.

Süreçte ulaşılan mevcut aşamanın kalıcı hâle getirilebilmesi, güvenlik tedbirlerinin
etkin şekilde sürdürülmesinin yanında ceza adalet sisteminin de kamu güvenliğini uzun vadede destekleyecek şekilde geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çerçevede hazırlanan Teklifle; gelecekte benzer acıların yaşanmasının önlenmesi, elde edilen kazanımların kalıcı hâle getirilmesi, kamu güvenliğinin daha güçlü biçimde tesis edilmesi, ceza adalet sisteminin
geliştirilmesi ve belirli şartların oluşması halinde ilgili kişilerin hukuk düzenine bağlı bireyler
olarak toplumla bütünleşmesi amaçlanmaktadır.

1

Kanun koyucunun ceza ve infaz politikalarını belirleme konusundaki takdir yetkisi,
hukuk devleti ilkesinin çizdiği sınırlar içinde kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik anayasal
bir yetkidir. Toplumsal şartların değişmesi, güvenlik politikalarının ulaştığı seviye, ceza adalet
sisteminin uygulama sonuçları ve kamu düzeninin ihtiyaçları dikkate alınarak ceza adalet
sisteminde yeni düzenlemeler yapılması, çağdaş hukuk devletlerinde yasama organının doğal ve anayasal görevlerinden biridir.

Teklif, mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren
veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Devam eden
soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bütün hukuki
sonuçlarıyla varlığını korumakta; suçun vasfına, mahkûmiyet kararına veya ceza
sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir. Bu yönüyle Teklif, hukuki
niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni
düzenleme niteliği taşımaktadır.

"Terörsüz Türkiye" sürecinin sağlıklı, gerçekçi ve sürdürülebilir bir zemine
oturtulabilmesi açısından uluslararası tecrübeler de değerlendirilmiştir. Kırk yılı aşan mücadele birikimi dikkate alınarak Ülkemizin kendi tecrübesi, toplumsal gerçekliği ve devlet geleneğiyle şekillenen özgün bir "Türkiye Modeli" oluşturulmuştur.

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunca ortak aklı ve asgari
müşterekleri önceleyen bir yaklaşımla ortaya çıkan rapor doğrultusunda hazırlanan Teklif,
süreç kapsamında öngörülen hukuki düzenlemelerin ilk adımını teşkil eden temel bir çerçeve
oluşturmaktadır. Sürecin dinamik yapısı dikkate alındığında, uygulama sırasında ortaya
çıkabilecek ihtiyaçlar, elde edilecek tecrübeler ve değişen şartlar ile gereklilikler
doğrultusunda, sürecin hedefine uygun şekilde ilerlemesini sağlamak amacıyla yasama
organının takdiri çerçevesinde ilgili mevzuatta ilave değişiklikler yapılması veya yeni kanuni
düzenlemelerin ihdas edilmesi söz konusu olabilecektir.

Belirtmek gerekir ki süreç, yalnızca Ülkemizde değil, Ülkemizin de içinde bulunduğu
tüm coğrafyada barış ve kardeşliği yeniden oluşturmaya yöneliktir. Bu kapsamda örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla başlayan süreç, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin yürürlüğe konulmasıyla artık milletin eseri olacaktır.
Teklif, yukarıda açıklanan gerekçelerle hazırlanmıştır.''

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler