Cüneyt Şaşmaz'ın Yeni Yazısı: 23 Nisan’ı Susturamazsınız!
23 Nisan’ı İptal Ettirmek İsteyen Karanlık Zihniyete Meydan Okuma ve/veya Egemenlik Çocuklarımıza Emanet, Bayramımız Yaşayacak!
23 Nisan’ı İptal Ettirmek İsteyen Karanlık Zihniyete Meydan Okuma ve/veya Egemenlik Çocuklarımıza Emanet, Bayramımız Yaşayacak!
…
“23 Nisan, Türkiye milli tarihinin başlangıcı ve yeni bir dönüm noktasıdır.
Bütün bir düşmanlık dünyasına karşı ayağa kalkan Türkiye halkının, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni meydana getirmek hususunda gösterdiği harikayı ifade eder.
Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur.
Yalnız bir kuvvet vardır.
O da millî egemenliktir.
Yalnız bir makam vardır.
O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”
Mustafa Kemal Atatürk
…
Sayın Okur,
23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. yıldönümündeyiz.
O gün, işgal altındaki vatanın her köşesinden gelen yiğitler, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesini tüm dünyaya haykırdı.
Saltanatın gölgesinde ezilen millet, kendi kaderini kendi eline aldı.
İşte bu tarih, sadece bir meclis açılışı değil; karanlığın üzerine doğan bir aydınlık, esaretin bittiği ve hürriyetin başladığı gündür.
Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu bayram, aynı zamanda Cumhuriyet’in en büyük teminatı olan yavrularımıza duyduğu sarsılmaz güvenin nişanesidir.
Peki ya bugün?!
Gördüğümüz manzara utanç verici.
Okul saldırıları bahanesiyle bazı belediyeler 23 Nisan kutlamalarını iptal ediyor.
Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, “Bütün kutlamalar ve resepsiyonlar iptal edilmeli, ulusal yas ilan edilmeli” diye çağrı yapıyor.
Bir terör olayı, milli egemenliğimizi simgeleyen bayramımızı gölgeleyebilir mi?!
Bu zihniyet, acıyı bahane ederek bayramlarımızı birer birer eritmek istiyor.
23 Nisan’ı iptal etmek, sadece balonları ve şarkıları susturmak değil; TBMM’nin açılışındaki o “harikayı”, o milli direnişi unutturmaktır.
• 23 Nisan’ın Bugüne Kadar Yazılmamış, Bilinmeyen Yönleri
Çoğu insan 23 Nisan’ı “Atatürk’ün çocuklara hediyesi” diye bilir.
Oysa hikâye daha derin, daha acılı ve daha anlamlıdır.
1920’de Meclis açıldığında ülke yanıyordu.
İstanbul işgal edilmiş, Meclis-i Mebusan basılmıştı.
Binlerce yetim ve öksüz sokaklardaydı.
1922’den itibaren Himaye-i Etfal Cemiyeti devreye girdi.
Dr. Fuat Omay ve arkadaşları, Mustafa Kemal’e başvurdu:
“23 Nisan’da yetim çocuklar için bağış toplayalım.”
Rozetler, kumbaralarla sokaklara dökülen yavrular, hem milli bayramı kutluyor hem de savaşın yaralarını sarmak için para topluyordu.
1926’da resmen “Çocuk Bayramı” olarak anılmaya başlandı.
1927’de ise ülke geneline yayıldı.
Atatürk bu kutlamalara bizzat katıldı.
Türk Ocağı binalarını, Halkevlerini, Gazi Orman Çiftliği’ni çocuk şenliklerine açtı.
1933’te makamına çocukları kabul etti; onlar koltuklarına oturdu, O da ayakta dinledi.
Yani bayram, sadece “eğlence” değildi; savaşın enkazı altından kalkan bir milletin, geleceğini emanet ettiği yavrulara sahip çıkma iradesiydi.
1979’da TRT’nin başlattığı Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği ile dünya çocuklarına armağan edildi.
Türkiye, çocuklarına bayram hediye eden ilk ve tek ülkeydi.
Bu, Atatürk’ün vizyonuydu:
“Küçük hanımlar, küçük beyler…
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız.
Memleketi asıl aydınlığa boğacak olan sizsiniz.”
• Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Milli Bayramlara Bakışı
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, milli bayramlarımızı millet egemenliğinin, demokrasinin ve geleceğimizin en güçlü sembolleri olarak görmektedir.
23 Nisan’ı her yıl en içten duygularla tebrik eden Erdoğan, “23 Nisan günü demokrasinin, milli iradenin, millet egemenliğinin en önemli sembolüdür” diyerek bu bayramın derin anlamını vurgulamıştır.
Çocuklarımızı “gözümüzün nuru”, “geleceğimizin teminatı” ve “en değerli varlığımız” olarak nitelendiren Sayın Cumhurbaşkanı, her fırsatta onları muhabbetle kucaklamakta, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırlamakta ve “Her nesil, sonrakine daha iyi bir Türkiye devretmekle mükelleftir” sözleriyle milli bayramlarımızı geleceğe taşıma kararlılığını ortaya koymaktadır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını şükranla yâd ederken, bayram coşkusunu çocuklarımızın gözlerindeki heyecanla birleştirmekte, Türkiye’yi çocuklarımızın omuzlarında yükseltecek bir vizyon ortaya koymaktadır.
Bu yaklaşım, milli birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, vatan sevgisini kuşaktan kuşağa aktaran övgüye değer bir duruştur.
• Perde Arkasındaki Dolaplar:
Milli Bayramları Neden Hedef Alıyorlar?!
Bu iptal çağrılarının arkasında tesadüf yok.
Uzun yıllardır milli bayramlarımızı “aşırı kutlama”, “eğlence” diye küçümseyen, “yas” diye erteleyen bir zihniyet var.
Okul saldırısını bahane etmek, sadece bir mazeret.
Asıl hedef, Cumhuriyet’in temel taşlarını çatlatmak.
Çünkü 23 Nisan, egemenliği millete veren, padişahı, halifeyi, şeriatı tarihin çöplüğüne atan devrimin sembolüdür.
Bu bayramı susturursanız, çocuklara “Egemenlik milletindir” diye öğretemezsiniz.
Yerine ne koyarsınız?!
Dini bayramları mı?!
Yoksa “küresel” bir yas havasını mı?!
Perde arkası daha karanlık:
Eğitim sistemini adım adım dönüştürme çabası, milli hafızayı silme operasyonu.
Çocuklara 23 Nisan’ı unutturursanız, yarın “Ulusal Egemenlik” kavramını da unutturursunuz.
Sonra sıra 19 Mayıs’a, 30 Ağustos’a, 29 Ekim’e gelir.
Amaç belli: Laik, demokratik, milli devlet yapısını aşındırmak.
Acı olayları fırsat bilip bayramlarımızı iptal ettirmek, tam da düşmanların istediği şeydir.
Çünkü kutlama durursa, direnç kırılır; millet “yas” diye içine kapanır, egemenlik bilinci zayıflar.
Değerli dostlar, 23 Nisan’ı iptal ettirmek isteyenler, Atatürk’ün “Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz” dediği çocuklarımızın geleceğini de iptal ettirmek istiyor.
Biz ise diyoruz ki: Hayır!
Balonlar uçmayacak, şarkılar susmayacak, çocuklar TBMM koltuklarına oturacak.
Yasımızı tutarız, acımızı yaşarız; ama egemenliğimizi, bayramımızı, Cumhuriyetimizi kimseye yedirmeyiz.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve sonsuza dek öyle kalacaktır.
Ezcümle:
Yaşasın 23 Nisan, yaşasın Cumhuriyet!
Cüneyt Şaşmaz
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.