Cüneyt Şaşmaz'ın Yeni Yazısı: Kangal’dan Çıkan Gerçek?!

Cüneyt Şaşmaz'ın Yeni Yazısı: Kangal’dan Çıkan Gerçek?!

Bir yandan doğal bir mucizenin (dünyada eşi benzeri olmayan şifalı balıklar + termal su) modernleşerek sağlık turizmine kazandırılması olumlu bir adım.

Kangal’dan Çıkan Gerçek ve/veya Yatırım mı, Keyfilik mi?!

...

Öncelikle...
Konu hassas:
Bir yandan doğal bir mucizenin (dünyada eşi benzeri olmayan şifalı balıklar + termal su) modernleşerek sağlık turizmine kazandırılması olumlu bir adım.
Diğer yandan, 38 yıldır dünyaya tanıtımları da yapılarak kurallara uygun yatırım yapan, para harcayan özel girişimcilerin (Ünsal kardeşler) "mahkeme kararına rağmen" bir bazı milletvekillerinin girişimiyle tesislerin mühürlenip ellerinden alınması ciddi bir "hukuk ve güven" sorunu yaratıyor.
Nitekim...
Bu tür olaylar, özel sektörün uzun vadeli yatırım yapma cesaretini kırıyor.
Kangal Balıklı Kaplıca, Kangal Balıklı Göl olarak yenileniyor…
Ama hukuk nerede?!
Şifalı Balıklar, mühürlenen tesisler...
Hal böyleyken...
Kangal Balıklı Kaplıca’nın yeni hikâyesi:
Şifa mı, Hukuk mu?!
Kangal Balıklı Kaplıca'ya geçmiş yıllarda ben de tedavi için gittim.
O eşsiz doktor balıklar, 35-36 derece termal su ve vadi…
Sedef ve romatizma için dünyada başka eşi olmayan bir şifa kaynağı.
Şimdi valilik açıklamasıyla büyük bir dönüşüm projesi duyuruldu:
70 bin m² alanda yayalaştırma, 250 yatak otel, modern kür merkezi, açık şifa göletleri, yerel kültür sokağı…
2027’de bitecek, 2026 yazında günübirlik hizmet devam edecek.
Doğal yapıyı koruma vaadiyle uluslararası sağlık turizmine adım atılıyor.
Bu vizyon güzel, Sivas’ımıza ve ülkemize hayırlı olsun.
Ama bir gerçek var ki görmezden gelemeyiz:
Bu kaplıcayı "Ünsal kardeşler 30 yıllığına" devletten yap-işlet-devret olarak almışlardı.
Kurallara uygun yenileme yaptılar, çok ciddi para harcadılar ve yıllarca düzgün işlettiler.
Ancak bazı milletvekillerinin girişimiyle, "mahkeme kararına rağmen" tesisler mühürlendi, ellerinden alındı.
Yatırım yapan girişimciyi böyle ortada bırakmak, hukuka güveni zedeliyor.
Özel sektör “Devlet yarın ne yapacak?” diye düşünürse, uzun vadeli yatırım kim yapar?!
Bir yandan 90 bin cami, güçlü dini altyapı…
Diğer yandan doğal mucizelerimizi modernleştirmek için geç kalıyoruz.
Keşke aynı kararlılıkla "hukuk güvenliğini", özel girişim cesaretini ve okuma-kültür altyapımızı da güçlendirseydik.
Cehalet kader değilse, "hukuksuzluk ve keyfilik" de kader olmamalı.
Doğamızı korurken, yatırımcıyı da koruyalım.
Adalet ve öngörülebilirlik olmadan gerçek kalkınma olmaz.
Kangal Balıklı Kaplıca, Kangal Balıklı Göl projesi adıyla hayırlı olsun.
Ama bu süreçteki mağduriyetler de aydınlatılsın, ders çıkarılsın.
Şifalar daim olsun.
O balıkların mucizesi gibi, adalet de her yerde olsun...

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler