Enerji Verimliliğinde 2030 Hedefi İçin İyileşmenin Yüzde 5,6'ya Çıkması Gerektiği Değerlendiriliyor
Küresel enerji verimliliğinde 2030 hedeflerine ulaşılabilmesi için 2025'te yüzde 1,7 seviyesinde gerçekleşen enerji yoğunluğu iyileşmesinin, 2026-2030 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,6'ya çıkarılması gerekiyor.
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA), COP31 Başkanlığı ve Küresel Yenilenebilir Enerji İttifakı (GRA) işbirliğiyle hazırlanan "BAE Konsensüsünün Takibi: BAE Konsensüsünün Hayata Geçirilmesi-2030'a Kadar Yenilenebilir Enerji Kapasitesinin Üç Katına ve Enerji Verimliliğinin İki Katına Çıkarılması" başlıklı raporundan derlenen bilgilere göre, küresel enerji ilerlemesi 2030 hedefinin gerisinde kalıyor.
Raporda, 2025'te yüzde 1,7 olarak gerçekleşen enerji yoğunluğu iyileşmesinin, 2030'a kadar yıllık ortalama yüzde 4'lük iyileşme hedefinin altında kaldığı ve mevcut açığın kapatılması için 2026-2030 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,6'lık iyileşme gerektiği belirtildi.
Bu hedefe ulaşılması için özellikle binalarda, ulaşım ve sanayi sektörlerinde enerji verimliliği yatırımlarının hızlandırılması gerekiyor. Raporda, 2025'te enerji verimliliği ve tasarrufuna yönelik yapılan 369 milyar dolarlık küresel yatırımın, 2026-2030 döneminde yıllık ortalama 3,2 trilyon dolara yükseltilmesi gerektiği ifade edildi.
Verimlilik yatırımlarının önündeki önemli engeller arasında gelişmekte olan ülkelerdeki yüksek finansman ve sermaye maliyetleri yer alıyor. Raporda, gelişmekte olan ülkelerin sunduğu Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) yüzde 75'ten fazlasında hedeflere ulaşılabilmesi için uluslararası mali desteğe ihtiyaç duyulduğu belirtildi.
Elektrifikasyon, enerji verimliliğinde kilit rol oynuyor
Rapora göre, son tüketim sektörlerinin doğrudan elektrifikasyonu enerji verimliliği kazanımlarının artırılmasında kilit rol oynuyor.
Elektrikli araçlar ve ısı pompaları gibi teknolojilerin fosil yakıtlı alternatiflere göre daha yüksek verimle çalışması, elektrik tüketimi artsa dahi toplam nihai enerji talebinin azaltılmasına katkı sağlıyor.
Bu kapsamda nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2023'teki yüzde 23 seviyesinden 2030'da yüzde 30'a yükseltilmesi gerekiyor. COP31 Başkanlığının 2035'e yönelik gündeminde ise elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35'e çıkarılması hedefi bulunuyor.
Raporda bu hedefe ulaşmak için elektrifikasyonun 2030 sonrasında da hızlandırılması gerektiği vurgulanırken, bunun için binalar, sanayi ve ulaştırma sektörlerinin dönüşümünün belirleyici olacağı ifade edildi.
Binaların nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2023'teki yüzde 36 seviyesinden 2030'da yüzde 53'e, sanayide yüzde 27'den yüzde 31'e, ulaştırmada ise yüzde 1'den yüzde 7'ye çıkarılması gerekiyor.
Bu dönüşümde elektrikli araçlar, ısı pompaları ve diğer enerji verimli elektrikli teknolojilerin yaygınlaştırılması öne çıkıyor. IRENA'ya göre elektrikli ısı pompaları geleneksel kazanlara kıyasla yaklaşık yüzde 300 ila 400, elektrikli araçlar ise içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla yaklaşık yüzde 60 ila 80 daha yüksek verimlilik sağlayabiliyor.
Elektrikli araç sayısının 2030'da 360 milyona çıkması lazım
Rapora göre, 2024'te yaklaşık 57 milyon olan bataryalı elektrikli ve şarj edilebilir hibrit hafif binek araçların toplam sayısının 2030'da 360 milyona yükselmesi gerekiyor.
Bu artışla elektrikli araçların 2030'da küresel araç filosunun yaklaşık yüzde 20'sini oluşturması ve ulaştırma faaliyetlerinde benzer bir paya ulaşması öngörülüyor. IRENA, söz konusu dönüşümün yalnızca araç satışlarının artmasıyla değil, şarj altyapısının geliştirilmesi, toplu taşımaya geçiş ve ulaşım talebinin azaltılması gibi politikalarla desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Raporda, enerji verimliliği hedeflerine ulaşmak için teknolojik dönüşümün yanı sıra enerji verimliliği standartları, enerji etiketleme uygulamaları, mali teşvikler ve bina yenileme politikalarının da güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Ülkelerin, Birleşmiş Milletler'e sunduğu üçüncü nesil Ulusal Katkı Beyanları (NDC 3.0) incelendiğinde ise enerji verimliliğine yönelik taahhütlerde de açık bulunduğu görüldü. Rapora göre, incelenen 120 ulusal iklim planının yüzde 90'ında enerji verimliliğine değinilmesine rağmen ülkelerin yalnızca yüzde 43'ü ölçülebilir ve rakamsal bir verimlilik hedefi belirledi.
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.