FETÖ İle Mücadele Eden Kadrolar Tasfiye Mi Ediliyor? Tehlike Sandığımızdan Da Büyük...
15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen FETÖ tehdidi devam ederken, örgütle amansız mücadele yürüten kadroların emekliye sevk edilmesi ve pasif görevlere çekilmesi endişe oluşturuyor.
140 bin ihracın arkasındaki kritik isimlerin tasfiye edilmesinin olası yeni bir kalkışma durumunda ağır sonuçlar doğurmasından endişe duyuluyor.
15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen FETÖ canlılığını korurken, örgütle mücadelede ön saflarda yer alan kritik kadroların pasifize edilmesi kamuoyunda endişeye yol açıyor. 7 Şubat MİT krizinden bu yana örgütle mücadelede sembolleşen sivil ve askerî personelin çeşitli gerekçelerle emekliye sevk edilmesi veya pasif görevlere atanması, olası yeni bir kalkışma riskini yeniden gündeme taşıdı.
BÜROKRASİ VE EMNİYETTE SESSİZ TASFİYE
Her alanda 50 yıl boyunca sinsice yapılanan FETÖ, yönetimi doğrudan ele geçirmek amacıyla 7 Şubat 2012 MİT kriziyle alenen başkaldırdı. Ardından MİT TIR'larının durdurulması ve 17-25 Aralık sürecine uzanan bir dizi ihanet girişimine imza atıldı. Stratejik kurum ve kuruluşların FETÖ mensupları tarafından işgal edildiği o dönemde, örgüte karşı mücadelede az sayıda sivil ve askerî personel öncü rol üstlendi. Hem kumpasların boşa çıkarılmasında hem de FETÖ mensuplarının deşifre edilmesinde bu kadrolar aktif görev aldı.
15 TEMMUZ'DA MİLLETE KILAVUZLUK ETTİLER
15 Temmuz hain darbe girişimi, FETÖ mensuplarının intihar saldırısı niteliğinde oldu. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanında tanklarla meydanlara çıkan hainleri, kurşunlara göğsünü siper eden millet durdurdu. O gecenin gizli kahramanları arasında yine millete kılavuzluk eden, FETÖ ile mücadelede öne çıkan bu kadrolar yer aldı. Kışlalardaki hainler, milletin verdiği destekle bu kadrolar tarafından derdest edildi.
HAİNLERİ DEŞİFRE EDEN KADROLAR DEVRE DIŞI
FETÖ'ye karşı en büyük mücadele ise 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlayan arınma süreci oldu. Elebaşı Fetullah Gülen'in talimatıyla 50 yıl boyunca devletin kılcal damarlarına kadar sızan örgüt üyeleri birer birer tasfiye edildi. Örgütün 1986'dan sonra sistematik olarak sızdığı Türk Silahlı Kuvvetleri'nden, 150'si general olmak üzere yaklaşık 25 bin personel ihraç edildi. Eğitimden sağlığa, emniyetten üst düzey bürokrasiye kadar ihraç edilenlerin sayısı toplamda 140 bine ulaştı. 2012 yılından itibaren örgüte karşı mücadeleye omuz veren kadrolar, bu terör örgütü mensuplarının hem tespitinde hem de tasfiyesinde aktif görev aldı. Ayrıca 140 bin personelin ihraç edilmesinin doğurabileceği zafiyet de yine bu kadroların gayretiyle bertaraf edildi.
ÖRGÜT KRİPTO YAPILANMAYLA GÜCÜNÜ KORUYOR
Bugün darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçti. Vurulan onca darbeye rağmen örgüt hâlâ canlılığını koruyor. Sadece bu yıl düzenlenen ve 2 bin 451 şüphelinin gözaltına alındığı operasyonlarda elde edilen veriler, örgütün askerî ve sivil bürokrasiden siyasete kadar her alanda yeniden yapılanma çalışmalarını sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Kamu kurumları içindeki renklendirilmiş kripto FETÖ mensupları da sinsi bekleyişlerine devam ediyor. Yurt dışında istihbarat servislerinin de desteğiyle yeniden ayağa kalkmaya çalışan örgüt işi, "Daha her şey bitmedi" diyerek tehdit savurmaya kadar vardırıyor.
AĞIR FATURA ÇIKABİLİR
FETÖ tehdidinin hâlâ ortadan kalkmadığını gösteren bu tabloya rağmen, örgüte karşı mücadele veren kadrolar birer birer tasfiye ediliyor. 2012 yılından bu yana mücadelenin ön saflarında yer alan isimler, çeşitli gerekçelerle ya emekliye sevk ediliyor ya da pasif görevlere atanıyor. Türkiye'yi savunmasız bırakabilecek bu tasfiyelerin, olası yeni bir kalkışma durumunda ağır sonuçlar doğurmasından endişe duyuluyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.