Gazze'de On Binlerce Kişi Ramazanın İlk Cumasında, İsrail Saldırılarında Yıkılan Camilerin Enkazında Saf Tuttu
Gazze’de ramazan ayının ilk cuma namazı, İsrail saldırılarında ağır hasar gören ve büyük bölümü kullanılamaz hale gelen camilerin enkazı arasında eda edildi.
On binlerce Filistinli, yıkılan mabetlerin avlularında, geçici mescitlerde ve açık alanlarda saf tutarak hem ibadetlerini yerine getirdi hem de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenler için dua etti.
İsrail'in Gazze Şeridi’nde iki yıl süren ve büyük yıkıma yol açan saldırılarının ardından ramazan bu yıl farklı bir atmosferde karşılandı. Kent genelinde çok sayıda cami ya tamamen yıkıldı ya da ağır hasar nedeniyle ibadete kapandı. Buna rağmen Filistinliler, ilk cuma namazını kılmak için sınırlı imkanlarla oluşturulan alanlara akın etti.
Gazze'nin güneydeki Han Yunus’ta namazlar, yıkılmış camilerin yanına kurulan geçici mescitlerde eda edildi.
Kent merkezindeki El-Elbani Camisi’nin cemaati ise hasar gören yapının bir bölümünü onararak ibadete açtı. Ancak çoğu bölgede kapalı alanların yetersizliği nedeniyle binlerce kişi namazını açık havada, enkazın arasında kılmak zorunda kaldı.
Gazze kentinin Zeytun Mahallesi’nde bulunan ve ağır hasar gören Selahaddin Camisi de bu manzaranın simgelerinden biri oldu.
Onlarca Filistinli, caminin enkazı üzerinde ve dış avlusunda saf tuttu. Halılar ve hasırlar molozların üzerine serildi; cemaat, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenler ve yaralananlar için dua etti.
İbadethanelerin hedef alınması Müslümanların ibadet özgürlüğünü de ihlal etti
Gazze Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı verilerine göre, İsrail saldırıları boyunca 1244 camiden 1109’u tamamen ya da kısmen yıkıldı. Bu durum, ibadet için kullanılabilecek alanları ciddi şekilde daralttı.
Cuma hutbelerinde, hem hayatını kaybedenler için rahmet dilendi hem de ramazan ayının Gazze halkının sıkıntılarına bir ferahlık getirmesi için dua edildi.
Hatiplerden Muhammed el-Amudi, ramazanın bu yıl ağır bir tablo eşliğinde karşılandığını belirterek, ibadethanelerin hedef alınmasının Müslümanların ibadet özgürlüğüne yönelik bir ihlal olduğunu ifade etti.
Amudi, tüm zorluklara rağmen Filistinlilerin ya kısmen onarılan camilerde ya da yerinden edilmiş siviller için kurulan mescitlerde ibadetlerini sürdürdüğünü vurguladı.
Cemaatten Samir el-Ahras da yaptığı açıklamada, daha önce yüzlerce kişiyi ağırlayabilen caminin artık hem içinde hem dışında sınırlı sayıda kişiye hizmet verebildiğini söyledi.
Ahras, mahalle sakinlerinin camiyi yeniden inşa etme konusunda kararlı olduğunu dile getirdi.
Saldırlar öncesinde Gazze’deki camiler yalnızca namaz vakitlerinde değil, ramazan boyunca düzenlenen toplu iftar programları, Kur’an kursları ve dini derslerle de dolup taşıyordu. Ancak, İsrail saldırıları nedeniyle yüzlerce caminin devre dışı kalmasıyla bu faaliyetlerin büyük bölümü ya tamamen durdu ya da çok sınırlı şekilde yapılabiliyor.
Yerinden edilme ve zor şartlar
Gazze kentinde çok sayıda Filistinli, yıkılan camiler nedeniyle ibadetini Birleşmiş Milletler’e bağlı UNRWA’nın okullarında veya çadırlarda kurulan geçici alanlarda yerine getiriyor. Kentteki Salahaddin Okulu’na sığınan onlarca kişi, ilk cuma namazını burada eda etti.
Beyt Hanun’dan göç etmek zorunda kalan ve şu anda okulda yaşayan Rafet Ebu Avde, yerinden edilmenin günlük hayatın her ayrıntısını değiştirdiğini belirtti.
Ebu Avde, namaz için çoğu zaman uzun mesafeler kat etmek zorunda kaldıklarını, su ve hijyen imkanlarının yetersizliğinin ise yaşamı daha da zorlaştırdığını söyledi.
Gazze’de yaklaşık 2,4 milyonluk nüfusun 1,9 milyonu yerinden edilmiş durumda. Çoğu kişi, temel yaşam koşullarından yoksun çadırlarda veya kalabalık sığınma merkezlerinde yaşam mücadelesi veriyor. Altyapının büyük bölümünün tahrip edilmesi, temiz suya erişimden elektrik teminine kadar birçok alanda ciddi sıkıntılara yol açıyor.
İsrail'in Ekim 2023’te başlayan ve iki yıl süren saldırılarda 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 171 binden fazla kişi yaralandı. Sivil altyapının yaklaşık yüzde 90’ı zarar gördü.
Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkese rağmen, yaşam koşullarında kayda değer bir iyileşme sağlanamadı. Sınır kapılarının açılması, yardım girişleri ve yeniden imar süreci gibi konularda yaşanan aksamalar, insani krizin devam etmesine neden oluyor.
ABD’nin ocak ayında anlaşmanın ikinci aşamasına geçildiğini duyurmasına rağmen, sahadaki tablo pek değişmedi. Filistinliler, hem evlerini hem de ibadet mekanlarını kaybetmenin acısını yaşıyor.
Tüm bu ağır tabloya rağmen, Gazze’de ilk cuma namazında oluşan saf düzeni dikkati çekti. Enkazların arasında omuz omuza duran binlerce kişi, ramazanın manevi atmosferini yaşatmaya çalıştı.
Yıkımın ortasında yükselen dualar, hem kayıpların ardından tutulan yasın hem de yeniden ayağa kalkma iradesinin sembolü oldu.
Muhabir: Mehmet Nuri Uçar,Hosni Nedim
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.