Güney Kıbrıs, Yunan Ordusunun Uzun Süreli Konuşlanması İçin Askeri Üslerini Genişletiyor
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Yunanistan Silahlı Kuvvetlerinin Ada'da kalıcı olarak konuşlanabilmesi amacıyla Mari’deki deniz üssü ile Baf’taki hava üssünde kapsamlı genişletme çalışmalarına hız verdi.
2027 yılında inşasına başlanması planlanan projelerle birlikte, Yunan askeri unsurlarının tüm lojistik ve bakım ihtiyaçları doğrudan Ada üzerinden karşılanacak.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Ada’daki askeri altyapısını Yunan Silahlı Kuvvetlerinin uzun süreli konuşlanmasına uygun hale getirmek için harekete geçti. Mari bölgesinde bulunan "Evangelos Florakis" Deniz Üssü ile Baf’taki "Andreas Papandreu" Hava Üssü’nün kapasitesinin artırılmasına yönelik hazırlıkların sürdüğü bildirildi.
Rum Savunma Bakanı Vasilios Palmas, askeri yayın organı Defence Review'a verdiği mülakatta, her iki üssün genişletilmesine ilişkin proje takvimini kamuoyuyla paylaştı. Bakan Palmas'ın açıklamalarına göre, deniz üssünün proje ve ihale süreçlerinin 2027’nin ilk yarısında tamamlanması ve inşaatın aynı yıl içerisinde başlaması öngörülüyor. Hava üssüne yönelik altyapı çalışmalarının ise eylül ayında hazır hale getirileceği belirtildi.
Söz konusu projeler tamamlandığında, Yunan Hava ve Deniz Kuvvetlerine ait askeri unsurlar Kıbrıs’ta uzun süreli görev yapabilecek. Ada’ya intikal edecek savaş uçakları, savaş gemileri ve askeri personelin bakım, ikmal ve lojistik ihtiyaçlarının tamamı bu üslerden sağlanacak.
İKİ GENELKURMAYDAN ORTAK YÜRÜTÜLEN KAPSAMLI KOORDİNASYON
Yunan basınına yansıyan detaylara göre, Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı ile Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) Genelkurmayı, projelerin her aşamasında sıkı bir temas halinde bulunuyor. Yürütülen çalışmaların, Yunan hava ve deniz birliklerinin Ada’daki güçlendirilmiş askeri varlığını uzun soluklu olarak destekleyecek bir vizyonla planlandığı kaydedildi.
Bu stratejik hamle ile olası bir kriz anında Yunan birliklerinin bölgeye sadece geçici olarak sevk edilmesi değil, tüm operasyonlarını doğrudan Ada üzerinden yürütebilmesi hedefleniyor. Üslerin modernizasyonu ve kapasite artırımı, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki askeri nüfuz alanını da doğrudan genişletecek.
Rum Savunma Bakanı Palmas, Orta Doğu’da tırmanan son gerilimler sırasında Yunan Hava ve Deniz Kuvvetlerinin Kıbrıs’a konuşlandırıldığını doğrulayarak, bu birliklerin GKRY’nin "caydırıcılık ve savunma hazırlığı" politikalarına somut katkı sağladığını ifade etti.
UKRAYNA'DA TEST EDİLEN İHA'LAR TOPÇU BİRLİKLERİNE ENTEGRE EDİLDİ
RMMO'nun envanter geliştirme faaliyetleri kapsamında, Ukrayna-Rusya savaşında aktif olarak kullanılan Poseidon H10 insansız hava araçlarını (İHA) topçu birliklerine dahil ettiği öğrenildi. Kıbrıs merkezli Swarmly Aero firması tarafından geliştirilen sistemlerin, yoğun elektronik harp ve karıştırma ortamlarında başarıyla görev yapabildiği vurgulandı.
Defence Review'da yer alan bilgilere göre, Poseidon H10 sisteminin öne çıkan teknik özellikleri şunlar:
Ukrayna sahası için 200’den fazla üretildi ve toplam uçuş süresi 100 bin saati aştı.
Dikey iniş-kalkış yapabilme özelliğine sahip.
Hedef tespiti, koordinat aktarımı, atış düzeltmesi ve hasar değerlendirmesi.
Menzil ve Entegrasyon: 70 kilometreye kadar hedef belirleyebilen İHA'ların, NORA obüsleri ve TAMNAVA çok namlulu roketatarlarıyla entegre bir şekilde çalıştırılması planlanıyor.
'ORTAK SAVUNMA ALANI' DOKTRİNİNİN ALTYAPISI YENİDEN CANLANDIRILIYOR
Söz konusu üs projeleri, geçmiş yıllarda Yunanistan ile GKRY arasında uygulanan ve iki tarafı "tek bir askeri alan" olarak tanımlayan Ortak Savunma Alanı Doktrini ile ilişkilendiriliyor. Yunan birliklerinin Ada’ya hızlı ve sürekli sevkiyatını öngören bu doktrinin, yeni altyapı çalışmalarıyla fiziksel olarak yeniden inşa edildiği değerlendiriliyor.
Mari ve Baf’taki tesislerin modernizasyonu, Yunan Silahlı Kuvvetlerinin Ada’da daha yüksek sayıda unsur bulundurmasına olanak tanıyacak. Ayrıca, Yunanistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dimitrios Houpis’in girişimleri doğrultusunda, Kıbrıs’ta konuşlu Yunan Askeri Alayı'nın (ELDYK) kapasitesinin de son yıllarda kademeli olarak artırıldığı basına yansıyan bilgiler arasında yer aldı.
HAVA SAVUNMASINA AB DESTEKLİ YENİ SİSTEMLER GELİYOR
GKRY’nin askeri hazırlıklarının yalnızca üslerle sınırlı kalmadığı görülüyor. Savunma Bakanı Palmas, modern asimetrik tehditlere karşı hava ve füze savunma sistemlerinin güçlendirildiğini ve yeni sistemlerin kademeli olarak devreye alındığını bildirdi.
Bölgesel çatışmaların getirdiği dersler ışığında GKRY'nin belirlediği yeni askeri öncelikler şu şekilde sıralandı:
Hava sahasının kesintisiz gözetlenmesi ve erken uyarı sistemleri.
Gelişmiş istihbarat toplama ve hassas hedef tespit kabiliyetleri.
İnsansız hava araçları ve İHA savar (Anti-Drone) sistemlerine ağırlık verilmesi.
Palmas, Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaşların İHA’ların muharebe sahasındaki kritik rolünü kanıtladığına işaret ederek, anti-İHA sistemlerinin kritik altyapı tesislerinin korunmasında artık temel bir unsur olduğunu belirtti. Rum Yönetimi'nin, bu alandaki yüksek maliyetli yatırımlarını finanse etmek için Avrupa Birliği’nin SAFE programından destek almayı planladığı kaydedildi.
FRANSA VE ABD İLE ASKERİ İŞBİRLİĞİ
Lefkoşa yönetimi; Yunanistan'ın yanı sıra Fransa, İsrail ve ABD ile olan askeri bağlarını da stratejik bir zemine taşıyor. Savunma diplomasisini temel devlet politikası haline getirdiklerini vurgulayan Palmas, Fransa ile imzalanan Savunma İşbirliği ve Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması'nın (SOFA) kritik bir rol oynadığını dile getirdi. Söz konusu anlaşma, Fransız askeri personelinin Ada'daki her türlü faaliyetine hukuki bir kılıf ve zemin sağlıyor.
Üslerin genişletilmesi ve uluslararası kuvvetlerin statüsüne dair imzalanan anlaşmalar bir bütün olarak ele alındığında; Güney Kıbrıs’ın yalnızca Yunan ordusu için değil, Batılı büyük askeri ortaklar için de bir ileri konuşlanma ve lojistik destek merkezi haline dönüştürülmeye çalışıldığı görülüyor.

HRİSTODULİDİS’TEN YENİ ASKERLERE TÜRKİYE'Yİ HEDEF ALAN MESAJLAR
Öte yandan, GKRY Lideri Nikos Hristodulidis, RMMO bünyesinde yemin eden yeni askerlere hitaben yaptığı konuşmada doğrudan Türkiye’yi hedef alan provokatif ifadeler kullandı.
Hristodulidis, RMMO'nun 1964 yılında "Türkiye’nin planlarına karşı" kurulduğunu ileri sürerek, Rum güçlerinin 1974’te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı'nı kastederek "Türk işgal kuvvetlerine karşı savaştığını" iddia etti. Rum Lider, yeni nesil askerlere seslenerek, "Her neslin Kıbrıs’a karşı kendi görevi vardır." sözleriyle Ada'daki gerilimi körükleyecek mesajlar verdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.