Can Pulak
Havanda Su Dövmek
Ortalık iyice kirlendi.Sadece siyaset değil, yönetim-piyasa-günlük yaşam-çarşı pazar, kirlenmeyen ne kaldı ki?
Herşeye şüpheyle bakıyoruz artık.Üç kuruşluk şeyi beş liraya alıyoruz.İndirim diye, indirilip bindirilmiş fiyatlarla aldatılıyoruz. Ekonomiyi rayından çıkaranlardan ekonomiyi tekrar düzeltmelerini bekliyoruz.Futbolcu transferlerine taş çıkartan politikacı transferlerini seyrediyoruz ibretle.Dün küfrettiklerine bugün övgüyle sarılanlara tanık oluyoruz üzüntüyle.Yıllarca sigortaya prim yatırıp,emekliliklerinde perişan olan milyonlara üzülüp duruyoruz.Ülkenin yarısından fazlası yoksulluk,fakirlik,işsizlik çığlıkları atıyor.Gençler umutsuz,aileleri çaresiz,milli eğitimimiz yönünü şaşırmış, çağdaş bilime değil dini rüzgarlara ağırlık veriyor.
Güzel Türkiye’mizde din,siyasete dibine kadar bulaştırıldı.Bürokratlarımızın ve kamu görevlilerimizin çoğu, din eğitimi almış yada imam hatipten mezun olanlar.Ehliyet ve liyakat kayboldu devlet kurumlarından. İktidar partisine mensubiyet arandı yıllardır.Hala da aranıyor.Diyanet Teşkilatımız da tanınamayacak hale geldi.Başkanları yıllardır siyasete dönük çalışıyor,devletin parasıyla dünya coğrafyasını keşfeden seyahatler yapıyorlar devamlı.Güzel dinimiz ve kutsal kitabımız tarikat ve cemaatlerin elinde hırpalanıyor da,kimse sesini bile çıkartamıyor,yükseltemiyor.Gerçek Müslümanlar ve kutsal kitabımızın nuruyla hareket edenler,çok üzülüyor,öfkeleniyor, tepki duyuyorlar bunlara ama nafile..
Cumhuriyetin tüm kazanımlarını,fabrika ve köklü kuruluşlarını üçe beşe sattık.Parasını betona yatırdık.Heryere havaalanı,Üniversite, alt-üst geçit,tüneller,şehir hastaneleri,lüks kamu binaları,adliye sarayları,hapishaneler yaptık.Fena mı oldu,gereksiz ve henüz erken olanları hesaba katarsak,pek de iyi olduğu söylenemez.Söylenemez çünkü,halkın geçim ihtiyaçlarını düzelteceğimize,görüntüleri düzeltmeye öncelik tanıdık hep.Hesapsız kitapsız harcamalarla da dış borçlarımızı 550 milyar dolara çıkardık.Hazinemizdeki ihtiyaç akçelerimize bile muhtaç olduk.Evet savunma sanayinde iyi işler yaptık.Ürettiğimiz dronları, insansız hava araçlarını,tankları,topları,hatta askeri gemileri bile dışarıya ihraç etmeye başladık.Ama bunlar karın doyurmuyor ki..Bir ülkenin gideri gelirinden çok fazlaysa, hele giderlere siyasi çıkarlar da ekleniyorsa,o ülkenin ekonomisinin düzelme şansı kalır mı hiç?
Çiftçi çaresiz,sanayici imdat çığlıkları atıyor,fabrikalar,işyerleri peşpeşe kapanıyor yada yurt dışına götürülüyor.Yerinde 30 liraya satılamayan zeytin,toplama maliyetleri fazla diye ağaçlarda kalıyorsa,Adana, Mersin gibi narenciye bölgelerinde 5 liraya müşteri bulamayan limon büyük şehirlerde 100 liraya satılıyorsa,soğan-sarımsak-patates tarlalarda çürüyorsa,etiketlerdeki yangın nasıl söndürülecek,enflasyon nasıl dizginlenecek? Televizyon bülbülleri değil,ülkesini seven ve korkusuz bilim adamları cevap vermeliler buna. Kamu hizmetlerinin çoğunu özelleştirdik.Yaşadığımız bilgisayar döneminde internetle hallediliyor çoğu işler.Peki bu durumda kamu görevlisi sayısını azaltabildik mi,yoksa çoğalttık mı?3,5 milyondan 5,5 milyona çıkardık sayıyı.Ne ile övünüyoruz biliyormusunuz,okul sayısını değil,cami ve hapishane sayısını arttırmakla iftihar ediyoruz.İhtiyaç olsa mesele yok.Ama camilerin çoğunda cemaat sıkıntısı çekiliyor artık.Hele hapishaneler,ülkeyi o kadar kötü yönetiyoruz ki,suç ve suçlu sayısını arttırıp duruyoruz.Uyuşturucu içimi ve ticareti inanılmaz ölçüde kabardı.Artık okulların önünde bile satıyorlar.
Bu kadar suça ve suçluya hapishane mi,savcı mı,hakim mi dayanır?Yargıdan zaten korkunç bir şikayet var.Siyaset oraya da iyice bulaştı ki,iki partiye mensup genç ve tecrübesiz hukukçuları atayıp duruyorlar yargıya.Avukatlar da eski avukatlar değil, aralarından çok suçlu çıkmaya başladı.Hem ihtiyacı var mı Türkiye’nın 220 bin avukata? Üstelik her yıl da 17 bin yeni mezun ekleniyor savunma ordusuna.Hiçbir şeyimiz planlı değil ki,avukatlık planlansın.Zaten Devlet Planlama Teşkilatımızı lağvederek çok büyük bir yanlışlık yaptık ve Türkiye bu büyük yanlışın zararını çekiyor işte.Bir an önce toparlanmamız lazım.Şapkamızı önümüze koyup düşünmemiz ve yaptığımız korkunç yanlışları süratle düzeltmemiz şart.Siyasi kumpaslarla,pembe beyanlarla,oy avcılığını hedefleyen çalışmalarla ve havanda su dövmelerle güzel ülkemize,canım Türkiye’mize zaman kaybettiriyoruz.Dünyadaki gelişmelerin de ülkemizin aleyhine bir seyir takip ettiğini ve dış tehlikelerin giderek arttığını da unutmayalım lütfen.
CAN PULAK
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.