İktidar Partisinde Sosyolojik Erime Tartışması: Metin Külünk’ün Gündemi Sarsan İddiaları

İktidar Partisinde Sosyolojik Erime Tartışması: Metin Külünk’ün Gündemi Sarsan İddiaları

Milli Görüş ve Akıncılar Hareketi geleneğinden gelen, parti içinde uzun yıllar önemli görevler üstlenmiş olan Külünk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan bağlılığını korumakla birlikte, parti içine ve hükümet politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu.

AKP'de üç dönem milletvekilliği görevi yapan ve partinin yönetici kadrolarında yer alan Metin Külünk, siyaset gündemine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

"AK Parti İçinde Londra-Tel Aviv Hattından Beslenen Bir Klik Var"

Metin Külünk’ün iddiası, AK Parti tabanında ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yakın çevresinde yer alan bazı isimlerin gizli bir ajandaya hizmet ettiği yönünde oldu. Külünk, isim vermekten kaçındığı bu yapının doğrudan "Londra - Tel Aviv" hattından beslendiğini öne sürdü.

"Sayın Cumhurbaşkanımızın çevresinde, AK Parti'nin içerisinde bu Londra-Tel Aviv hattından beslenen bir akıl, Sayın Erdoğan sonrasını, hatta sandıkta bir Erdoğan yenilgisinin üretilmesinin zeminini hazırlıyor. İmamoğlu projesinin asıl sahiplenicilerinden önemli bir hat AK Parti’de var."

Külünk ayrıca, mahkemenin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetimine yönelik verdiği "mutlak butlan" kararının ardından, aynı "üst aklın" CHP'yi yeniden Özgür Özel'e teslim etmek için kurumlara müdahale ettiğini ve iletişim kanallarını devreye soktuğunu iddia etti.

"Erdoğan Sosyolojisi Erimenin de Ötesine Geçti"

Türkiye'deki sosyolojik değişimleri ve gençliğin durumunu değerlendiren Külünk, ekonomik kriz, liyakat eksikliği ve adalete olan güvenin sarsılması nedeniyle iktidar tabanında ciddi bir kopuş yaşandığını belirtti:

Sosyolojik Kopuş: "2024’ten beri ‘Erdoğan sosyolojisi eriyor’ diyorum, bugün artık iş erimenin de ötesine geçti. Milletle siyaset arasındaki mesafe çok açık."

Mevcut şartlar altında toplum ile siyaset mekanizması arasındaki bağların koptuğunu savunan Külünk, yeni bir anayasa yapım sürecinin bu iklimde mümkün olup olmadığından emin olmadığını vurguladı.

Saraçhane Analizi: Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması ve diploma krizinin ardından yaşanan protestolara değinen Külünk, "Saraçhane’deki gösterilerde muhafazakâr ailelerin, AK Partililerin, Refah ve Saadet Partililerin çocukları da vardı" diyerek kırılmanın boyutuna dikkat çekti. Gençlerin yüzde 64'ünün ülkeyi terk etmek istemesinin arkasında kamu alımlarındaki mülakatlar ve kayırmacılık olduğunu söyledi.

"Abdullah Gül Londra'yı Temsil Ediyor, Tom Barrack'a Yanıt Verilmeli"

Dış politikada "üst akıl" teorisini Anglosakson dünyası ve Chatham House üzerinden temellendiren Külünk, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack hakkında şu ifadeleri kullandı:

Abdullah Gül’ün Nisan ayında Atina’da katıldığı Delfi Ekonomi Forumu'ndaki konuşmasını eleştiren Külünk, "Abdullah Gül Londra'yı temsil ediyor. Onun konuştuğu her yerde İngiliz Kraliyet Ailesi'nin izlerini arayacaksınız" dedi.

Tom Barrack'a "Eyalet Valisi" Tepkisi: ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın "Osmanlı millet sistemi" üzerinden coğrafyayı mezhepsel ve etnik özerkliklere bölmeyi hedefleyen sübliminal mesajlar verdiğini iddia eden Külünk, hükümetin sessizliğini eleştirdi: "Tom Barrack bir eyalet valisi gibi konuşup sübliminal mesaj veremez. Hükümet ve Dışişleri Bakanı vatandaşın bu konudaki sorularına net bir yanıt vermelidir."

"Bürokratik Oligarşi Siyasetin Bıraktığı Boşluğu Doldurdu"

Etyen Mahçupyan’ın "Yeni İttihatçılık" tezine ve siyasetin devre dışı bırakılarak ülkenin bürokratik bir oligarşiyle yönetilmeye başlandığı iddialarına hak veren Külünk, AK Parti içindeki siyasetçilerin alan temizliği yapmamasından yakındı:

"Bugün kamu bürokrasisi içindeki bazı unsurlar, AK Parti iktidarının 24 yıllık sürecinde daha önce hiç olmadıkları kadar güçlü ve siyaset tanımaz olarak görüyorlar kendilerini. Siyasetçi arkadaşlarımızın bıraktığı boşluğu bürokratlar doldurdu; sorunları çözmek yerine derinleştiren işler yapıyorlar."

Televizyon ekranlarında AK Parti adına konuşan figürleri de eleştiren Külünk, "Ekranlarda AK Parti adına konuşanlar tam olarak neye denk geldiğini bilmediğimiz, hiçbir siyasi riski olmayan insanlar. İl başkanları, milletvekilleri çıkıp tartışmıyor" diyerek parti içi iletişim stratejisinin çöktüğünü ifade etti. Külünk, mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin tüm yükü Erdoğan'ın omuzlarına yüklediğini, bu sistemin revize edilerek parlamentonun güçlendirildiği bir "Yarı Başkanlık Sistemi"ne geçilmesi gerektiğini savundu.

"Siyasette Tasfiye Olmaz, Sedat Peker İddiası FETÖ Operasyonuydu"

2021 yılından bu yana partide aktif bir görev almaması nedeniyle kamuoyunda "tasfiye edildiği" yönündeki yorumları kesin bir dille reddeden Külünk, kendisini "aklı ve iradesi özgür bir siyasetçi" olarak tanımladı.

Son olarak, suç örgütü lideri Sedat Peker’in ifşa videolarında geçen "aylık 10 bin dolar alan siyasetçi" iddialarına değinen Külünk, konuyu şu sözlerle kapattı:

"Benim hayatımda böyle bir şey yok, olmaz da. Öyle bir dünyanın insanı değiliz. Bu kirli psikolojik operasyonu yapan adreslerin kim olduğuna bakacaksınız; bunu yapanlar hep FETÖ’cü hesaplardır. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da canlı yayında benim ismimi tenzih etti, Peker'in avukatı da bunu yalanladı. Bu soruya son kez yanıt veriyorum."

https://x.com/ngazetecom

https://www.instagram.com/ngazetecom/

https://www.instagram.com/nuraybasarantv/

https://www.youtube.com/@nuraybasarantv

https://www.facebook.com/share/1HW3HWKcMg/

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler