İstanbul Uluslararası Su Forumu'nda "Tek Su-Tek Sağlık" Oturumu Düzenlendi

İstanbul Uluslararası Su Forumu'nda "Tek Su-Tek Sağlık" Oturumu Düzenlendi

Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) tarafından düzenlenen 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu (İUSF), "Su Dirençliliğini Güçlendirmek: İnovasyondan Eyleme" temasıyla Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda panellerle devam ediyor.

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, su odaklı üretim planlamasını yaygınlaştırdıklarını belirterek, "Bu yaklaşım yalnızca verimliliği artırmıyor, gıda güvenliğini güçlendiriyor, su kaynaklı riskleri azaltıyor ve daha sağlıklı üretim sistemleri oluşturuyor." dedi.

Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) tarafından düzenlenen 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu (İUSF), "Su Dirençliliğini Güçlendirmek: İnovasyondan Eyleme" temasıyla Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda panellerle devam ediyor.

Forumda gerçekleştirilen "Tek Su-Tek Sağlık" oturumunda konuşan Gizligider, suyun geleceği konusunda endişelerin dünya çapında giderek yükseldiğini söyledi.

Gizligider, "tek su, tek sağlık" yaklaşımının sadece bir kavram değil bir yönetim modeli olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin su yönetiminde sensörler, veriler ve akıllı sistemler kullanarak geleceğe hazırlık yaptığını ifade etti.

Gıda güvenliğini esas alan tarım politikalarını geliştirerek uyguladıklarının altını çizen Gizligider, şöyle konuştu:

"Suyun üretimdeki belirleyici rolünü merkeze alıyoruz. Kentsel tarımı başlattık, su odaklı üretim planlamasını yaygınlaştırdık ve yapay zeka destekli sulama uygulamalarıyla yüzde 40’a varan su tasarrufu sağladık. Bu yaklaşım yalnızca verimliliği artırmıyor, gıda güvenliğini güçlendiriyor, su kaynaklı riskleri azaltıyor ve daha sağlıklı üretim sistemleri oluşturuyor. Hidroelektrik enerji ulusal elektrik üretimimizin yüzde 21,5'ini karşılamaktadır. Keban Barajı’nda başlattığımız yüzer güneş enerjisi uygulamasıyla buharlaşma kayıplarını azaltırken, suyun korunması yoluyla uzun vadede ekosistem sağlığını ve su güvenliğini destekliyoruz. Arıtılmış atık suyu bir kaynak olarak yeniden kullanılıyor. Bu sayede su stresini azaltıyor ve güvenli gıda üretimine katkı sağlıyoruz."

Gizligider, Türkiye'nin ayrıca atık su ve çevresel sürveyans alanında öncü ülkelerden olduğuna dikkati çekerek, uluslararası süreçlere de katkı sağladıklarını anlattı.

- "Atık suların analiziyle tehditleri ve sinyalleri erkenden tespit edebilirsiniz"

Avrupa Sağlık Acil Duruma Hazırlık ve Müdahale Otoritesi Genel Direktörü Dr. Florika Fink Hooijer de suyun kontrolünde verilerin ön plana çıktığını belirterek, "Atık suların analiziyle tehditleri ve sinyalleri erkenden tespit edebilirsiniz." dedi.

Panelin devamında, yer altı ve yer üstü kaynak suları, atık suların bir bütün içinde düşünülmesi ve hepsinin bir ekolojik dengesinden olunduğu ele alınırken, kapanış konuşması SUEN Başkanı Prof. Dr. Lütfi Akca tarafından gerçekleştirildi.

Akca, "tek su tek sağlık" yaklaşımının uygulamaya geçirilmesinin en büyük engelinin parçalı yönetişim olduğunu belirterek, "Erken uyarı sistemi olmadan ne pandemi gibi ne de sessiz bakterilere karşı direnç olamayacağını gördük." ifadesini kullandı.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler