İstanbul'da 4 Meme Kanseri Hastası, Kriyoablasyon Yöntemiyle Aynı Gün Tedavi Edildi

İstanbul'da 4 Meme Kanseri Hastası, Kriyoablasyon Yöntemiyle Aynı Gün Tedavi Edildi

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Onkoloji Enstitüsü'nde, meme kanseri tedavisinde cerrahi müdahaleye alternatif olarak uygulanan kriyoablasyon (dondurma) yöntemiyle aynı gün içerisinde 4 hasta ameliyatsız şekilde tedavi edildi.

Meme kanseri tedavisinde cerrahi yöntemlere alternatif olarak geliştirilen ve tümörün dondurularak yok edilmesini amaçlayan yöntem, İÜ Onkoloji Enstitüsü'nde uygulanıyor.

Kriyoablasyon yönteminde, lokal anestezi altında tümör bölgesine ince bir iğne yerleştiriliyor. Daha sonra tümör dokusu yaklaşık eksi 140 ila 170 dereceye kadar soğutularak hedeflenen kanser hücreleri etkisiz hale getiriliyor. İşlem sırasında cerrahi kesi yapılmıyor ve genel anesteziye ihtiyaç duyulmuyor.

Yöntem, meme dokusunun korunmasına imkan sağlaması, ameliyat izi bırakmaması ve hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilmesi nedeniyle öne çıkıyor. İşlem sonrasında yaklaşık 2 saat gözlem altında tutulan hastalar aynı gün taburcu ediliyor.

Tedavi genellikle 60 yaş üzerindeki, erken evre meme kanseri tanısı almış veya tümör boyutu 1,5 santimetreden küçük olan uygun hastalara uygulanıyor.

Onkoloji Enstitüsü bünyesindeki radyoloji biriminden Doç. Dr. İnci Kızıldağ Yırgın liderliğinde gerçekleştirilen yöntemle ameliyatsız şekilde tedavi edilen 4 hasta aynı gün taburcu edildi.

Yırgın, meme kanserinin oldukça sık görülen bir hastalık olduğunu, istatistiklere göre her 8 kadından birini etkilediğini söyledi.

Tarama programlarının aksatılmaması gerektiğini belirten Yırgın, radyoloji uzmanlarının bugüne kadar taramalarda etkin rol üstlendiğini, erken teşhis edilen kanserlerde tedaviye yönelik yeni yöntemlerin değerlendirildiğini ifade etti.

Doç. Dr. Yırgın, hastalara erken evre meme kanserinde kriyoablasyon tedavisini uyguladıklarını belirterek, "Bu yöntemle ameliyat olamayan veya ameliyat olmak istemeyen, 60 yaş üstünde ve 1,5 santimetrenin altında tümörü bulunan hastaları tedavi ediyoruz. Tümör alanına çok küçük bir kesiden girerek, yalnızca lokal anestezi altında tümörü eksi 170 dereceye kadar donduruyor ve orada öldürüyoruz." dedi.

"Başarı oranı yüzde 97-98 seviyelerinde"

Hastaların genel anestezi almadığını ve koltuk altına yönelik herhangi bir girişim yapılmadığını kaydeden Yırgın, işlem sonrasında hastaların aynı gün evlerine gönderildiğini anlattı.

Ameliyathane ortamında bulunmalarına rağmen klasik anlamda bir ameliyat gerçekleştirmediklerini dile getiren Yırgın, "Dünyada yapılan çalışmalar bu tedavinin ameliyatla eş değer sonuçlar verdiğini gösteriyor. Başarı oranı yüzde 97-98 seviyelerinde." diye konuştu.

Doç. Dr. Yırgın, kriyoablasyonun klasik meme kanseri ameliyatlarından farklı olduğunu, ameliyatlarda hastaların genel anestezi sürecinden geçtiğini, özellikle ileri yaş grubunda buna bağlı komplikasyonların görülebildiğini belirtti.

Kan sulandırıcı kullanan ve kalp-damar hastalıkları nedeniyle ameliyat açısından yüksek risk taşıyan hastalarda yöntemin önemli avantajlar sunduğunu belirten Yırgın, şöyle devam etti:

"Hastalar tüm ilaçlarını kullanarak geliyor. Kan sulandırıcı kullansa da bu işlemi yapabiliyoruz. Çoğu hastamız zaten kardiyak problemleri olan, kalbinde stenti bulunan ve kan sulandırıcı kullanan kişiler. Bu nedenle ameliyat olamayan hastalarda, tedavilerini aksatmadan ve sadece lokal anestezi altında meme kanserini ameliyatsız şekilde tedavi edebiliyoruz. Bugün ilk kez aynı gün içerisinde 4 vakaya birden müdahale ettik ve hastaların tedavilerini gerçekleştirdik. İşlem sonrasında hastalarımız medikal ve radyasyon onkologları tarafından değerlendiriliyor. Gerekirse ameliyat olmuş hastalarda olduğu gibi ışın tedavisi veya ilaç tedavileri uygulanıyor. Cerrahi ekiple uyumlu çalışıyor olmamız bizim en büyük şansımız."

Yırgın, tedavi sonrası hastaların 5 yıl boyunca yakın takipte tutulduğunu, ameliyat olan hastalarla aynı şekilde düzenli olarak kontrollerin yapıldığını sözlerine ekledi.

"Bugünkü vakalarımızın en uzunu yaklaşık 1 saat sürdü"

İÜ Onkoloji Enstitüsü Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Berkay Kılıç da yöntemin özellikle belirli hasta gruplarında önemli bir alternatif sunduğunu kaydetti.

Kılıç, hormon duyarlı meme kanseri bulunan, koltuk altı lenf bezlerine yayılım göstermeyen ve anestezi açısından yüksek risk taşıyan hastalarda kriyoablasyonun bilimsel bir seçenek olarak değerlendirildiğini dile getirdi.

Kontrolsüz diyabeti, yüksek tansiyonu veya KOAH gibi akciğer hastalıkları bulunan ve ameliyat sonrası yoğun bakım ihtiyacı doğabilecek hastalarda yöntemin önemli avantajlar sağladığını belirten Kılıç, "Bugün de 4 hastamıza bu işlemi başarılı bir şekilde uyguladık." dedi.

Uygulamanın yaklaşık 45 dakika ile 1 saat arasında tamamlandığını ifade eden Kılıç, "Hastanın şuuru tamamen açık oluyor. Hastayla konuşarak ve minimum ağrı hissiyle işlemi başarıyla gerçekleştiriyoruz. Bugünkü vakalarımızın en uzunu yaklaşık 1 saat sürdü." ifadelerini kullandı.

72 yaşındaki hasta Naciye Özden ise operasyonun başarılı geçtiğini, durumunun iyi olduğunu vurgulayarak, "Çok memnunum, inşallah sonrası da iyi gider, devam eder." diye konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler