Kaçırılan İBB Genel Müdür Yardımcısına İmamoğlu’nun Altın İşkencesi: “300 Kilo Altın Nerede?”

Kaçırılan İBB Genel Müdür Yardımcısına İmamoğlu’nun Altın İşkencesi: “300 Kilo Altın Nerede?”

Kaçırıp Araç Araç Gezdirdiler, Sarnıçta Dövdüler: “İmamoğlu’nun Kasası Sensin” Dediler!

İstanbul’da akılalmaz kaçırma olayı! İBB’de Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Erhan Karaal, kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce zorla araca bindirildiğini, araçtan araca taşındığını, sarnıç benzeri bir yerde darbedildiğini ve kendisinden “300 kilo altın” istendiğini söyledi. Karaal, saldırganların kendisini “Ekrem İmamoğlu’nun ve eski İBB müdürü Serdal Taşkın’ın kasası” olmakla suçladığını, daha sonra “Erzincan’da saklanan 500 kilo altın” iddiasıyla işkenceye devam ettiklerini anlattı.

İstanbul’da İBB Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın müşteki sıfatıyla verdiği ifade, organize bir kaçırma ve işkence iddiasını ortaya çıkardı. Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde alınan ifadesinde Karaal, olay günü Silivri’deki duruşma salonuna gittiğini, ardından evine döndüğünü, daha sonra kayınvalidesinin evine gidip tekrar ikametine geldiği sırada evinin önünde kimliği belirsiz kişilerce durdurulduğunu söyledi.

Karaal, kendisini durduran kişilerin “polis olduklarını” ve kendisini “Vatan Emniyet’e götüreceklerini” söylediklerini, ardından zorla bir araca bindirildiğini ifade etti.

”Kendilerini polis olarak tanıttılar; Araçtan araca taşıdılar”

Karaal’ın anlatımına göre şüpheliler, evinin önünde önünü kesti. Arkasından gelen birkaç kişiyle birlikte kendisine polis olduklarını söyleyen kişiler, Karaal’ı zorla araca bindirdi.

Araç içerisinde başının bacaklarının arasına bastırıldığını belirten Karaal, yüzleri ve yolları göremediğini, araçtan araca aktarıldığını ve bu nedenle güzergâhı takip edemediğini söyledi.

Karaal, kaçırılma sürecinde birden fazla araç değiştirildiğini, bazı araçlarda kişilerin Kürtçe konuştuğunu, bir araç sürücüsünün ise Iraklı olduğunu söylediğini beyan etti.

İfadesinde iki kez Avrasya Tüneli’nden geçtiklerini belirten Karaal, bunu tüneldeki sesli anonslardan anladığını söyledi.

Karaal, ilk kez Avrupa Yakası’na geçirildiğinde aracı Iraklı olduğunu söyleyen bir kişinin kullandığını, daha sonra sarnıç benzeri bir yere götürüldüğünü anlattı.

Sarnıç benzeri yerde işkence: “300 kilo altın vereceksin”

Karaal’ın ifadesindeki en dikkat çekici bölüm, götürüldüğünü söylediği sarnıç benzeri yerde yaşananlar oldu.

Karaal, burada üzerinde bulunan gözlük, cüzdan ve telefonunun alındığını; içeride 7-8 kişinin bulunduğunu anlattı.

İddiaya göre şüpheliler, Karaal’ı sopalarla darbetti. Karaal, saldırganların kendisine eski İBB müdürü Serdal Taşkın’ın ve Ekrem İmamoğlu’nun “kasası” olduğunu söylediklerini ve kendisinden 300 kilo altın istediklerini ifade etti.

Karaal, böyle bir paranın kendisinde olmadığını söylediğinde ise işkencenin arttığını beyan etti.

Bu kez “Erzincan’da saklanan 500 kilo altın” iddiası

Karaal’ın ifadesine göre şüpheliler daha sonra iddialarını büyüterek, Serdal Taşkın’ın Erzincan’da sakladığını öne sürdükleri 500 kilo altını da istedi.

Karaal, şüphelilerin kendisine “O parayı vereceksin” diyerek darbetmeye devam ettiklerini anlattı.

Müşteki, çocukları için biriktirdiğini söylediği 2-3 milyon TL’yi vermeyi teklif ettiğini, ancak saldırganların bunu da kabul etmeyerek “Biz sana 2 milyon verelim” diyerek darbetmeye devam ettiğini ifade etti.

“Bilgisayar getirelim, parayı hesaba atsın” dediler

İfadeye göre şüpheliler, Karaal’ın hesaplarındaki paraya da ulaşmaya çalıştı.

Karaal, saldırganların kendi aralarında “Bilgisayar getirtelim, parayı hesabımıza atsın” şeklinde konuştuklarını, ancak daha sonra bilgisayar getirmediklerini söyledi.

Lağım gibi bir yere götürüp bagaja koydular

Karaal, sarnıç benzeri yerden çıkarıldıktan sonra yeniden araca bindirildiğini ve Avrasya Tüneli’nden geçirilerek başka bir noktaya götürüldüğünü anlattı.

Bu ikinci yeri “lağım gibi bir yer” olarak tarif eden Karaal, burada da darbedildiğini, gözlerinin ve ellerinin bağlandığını, ardından bir aracın bagajına konulduğunu söyledi.

Karaal, sonrasında polislerin kendisini bulduğu yere götürüldüğünü, burada da başında sürekli iki kişinin beklediğini ifade etti.

“Tırnaklarımı çekip sopa ve demirlerle dövdüler”

Karaal’ın ifadesinde işkence iddiaları da ayrıntılı biçimde yer aldı.

Müşteki, alıkonulduğu süre içerisinde tırnaklarının çekildiğini, sopa ve demirlerle dövüldüğünü, bazı kişilerin yüzlerini kapattığını, kafası sürekli aşağı bastırıldığı için hepsinin yüzünü göremediğini söyledi.

Buna rağmen birkaç kişiyi gördüğünü ve teşhis edebileceğini beyan etti.

8 fotoğraf gösterildi, bazılarını teşhis etti

İfade sırasında Karaal’a olayla ilgisi olduğu değerlendirilen bazı kişilere ait fotoğraflar gösterildi.

Karaal, ilk fotoğraftaki kişinin kaçırılma anında yolunu kesen ve kendisine polis olduğunu söyleyerek araca sokan kişilerden biri olduğunu, aynı şahsı sarnıç benzeri yerde de gördüğünü söyledi.

İkinci fotoğraftaki kişinin de kaçırılma anında bulunan ve kendisine polis olduğunu söyleyen kişilerden biri olduğunu, bu şahsı da götürüldüğü yerde gördüğünü ifade etti.

Karaal, diğer bazı fotoğraflardaki şahısları da alıkonulduğu süre içinde gördüğünü hatırladığını, ancak nerede gördüğünü net olarak bilmediğini anlattı.

Bazı fotoğraflardaki kişileri ise İBB ile taşeron temizlik işleri kapsamında veya İBB çalışanı olmaları nedeniyle tanıdığını, bu kişilerle husumetinin bulunmadığını, kaçırılma olayıyla ilgileri olup olmadığını bilmediğini söyledi.

“Yaklaşık 10 kişilik ekip vardı”

Karaal, olayda yaklaşık 10 kişilik bir ekibin bulunduğunu söyledi.

Şüphelilerin sürekli telefonda başka kişilerle de konuştuklarını belirten Karaal, konuşmaların bir kısmının Kürtçe yapıldığını, bu nedenle ne konuştuklarını anlamadığını; ancak konuşmaların kendi durumuyla ilgili olduğunu düşündüğünü ifade etti.

“Beni öldüreceklerdi, polisler geldiği için yapamadılar”

Karaal’ın ifadesindeki en çarpıcı iddialardan biri de olayın sonuna ilişkin oldu.

Müşteki, şüphelilerin en son kendisini öldüreceğini, ancak polislerin gelmesi nedeniyle bunu yapamadıklarını söyledi.

Karaal, kendisini kaçıran, bu işe aracılık eden ve olaydan haberi olup adli makamlara bildirmeyen tüm kişilerden şikâyetçi olduğunu beyan etti.

İBB soruşturmalarında 11 dosyada tutuksuz sanık

Karaal ifadesinde, 2019 yılında İBB’de Mali İşler Müdürü olarak göreve başladığını, İBB soruşturmaları nedeniyle bir müdürün tutuklanmasının ardından Mali İşler, Satın Alma ve Ticaret birimlerinde vekâleten genel müdür yardımcısı olarak görevlendirildiğini anlattı.

Halen İdari İşler, Mali, Bütçe ve Ticaret birimlerinin vekâleten genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını söyleyen Karaal, İBB soruşturmaları kapsamında komisyon üyeliği yapması nedeniyle 11 dosyada tutuksuz sanık olarak yargılandığını da ifade etti.

Karaal, İBB’de çalıştığı süre boyunca kendisine doğrudan veya aracı üzerinden rüşvet teklif edilmediğini, kimseyle husumetinin bulunmadığını da beyan etti.

Soruşturma çok yönlü sürüyor

Erhan Karaal’ın şikâyeti üzerine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma iddiasıyla yürütülen soruşturmada, kaçırma olayına karıştığı değerlendirilen kişi veya kişilerin tespitine yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Olayın, Karaal’ın ifadesinde yer alan “300 kilo altın”, “500 kilo altın”, “İBB kasası” ve “işkence” iddiaları nedeniyle çok yönlü olarak araştırıldığı belirtildi.

https://x.com/ngazetecom

https://www.instagram.com/ngazetecom/

https://www.instagram.com/nuraybasarantv/

https://www.instagram.com/ngazeteofficial/

https://www.youtube.com/@nuraybasarantv

https://www.facebook.com/share/1HW3HWKcMg/

https://www.facebook.com/profile.php?id=61590534251658

https://www.linkedin.com/in/n-gazete-a1956b308/?skipRedirect=true

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler