Külhöyük'te 4 Bin Yıllık Tohumlar, Hitit Tıbbının İzini Sürecek
Ankara'daki Külhöyük kazılarında bulunan 4 bin yıllık sevgi çiçeği tohumu ile diğer botanik kalıntılar, Hitit döneminde bitkilerin tedavi ve eczacılık amacıyla kullanılıp kullanılmadığının araştırılmasına imkan sağlayacak.
Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük'te yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan yaklaşık 4 bin yıllık sevgi çiçeği tohumu, Hitit döneminde bitkilerin kullanım alanlarına ilişkin yeni araştırmaların önünü açtı.
Külhöyük Kazı Başkanı ve Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin, 5 bin yıllık Hatti ve Hitit yerleşiminde yürütülen çalışmalarda, bölgenin hem doğal hem de kültürel geçmişine ışık tutan önemli buluntulara ulaşıldığını belirtti.
Kazılarda Hitit dönemine ait bir yapının odasında bulunan yuvarlak kaptan alınan botanik örneklerin, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nden arkeobotanist Prof. Dr. Emel Oybak Dönmez tarafından incelendiğini aktaran Tekin, analizlerde sevgi çiçeğine ait bugüne kadar bilinen en eski tohumun tespit edildiğini söyledi.
HİTİT TIBBI İÇİN YENİ ARAŞTIRMA BAŞLATILACAK
Tekin, kazılar sırasında farklı bitkilere ait çok sayıda kalıntının da gün yüzüne çıkarıldığını ve bunların hangi amaçlarla kullanıldığının araştırıldığını ifade etti.
Hititlerin bazı bitkileri tedavi amacıyla kullandığının çivi yazılı belgelerden bilindiğini belirten Tekin, Külhöyük'teki botanik kalıntıların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yeni bir bilimsel çalışma hazırlığında olduklarını dile getiren Tekin, şu ifadeleri kullandı:
"Botanik kalıntıların bir kısmının tedavi amaçlı kullanılmış olabileceğini düşünüyoruz. Yeni bir çalışma başlatacağız. Henüz proje gelişme aşamasında. Özellikle Hitit tıbbı ve eczacılıkla ilgili bu bitkilerin kullanılıp kullanılmadığı üzerine bu çalışma şekillenecek."
Tekin, bitki kalıntılarının bulunduğu kapların ve diğer arkeolojik buluntuların bağlamının da incelenerek bitkilerin kullanım amaçlarına ilişkin daha net sonuçlara ulaşılmasının hedeflendiğini kaydetti.

66 MİLYON YILLIK FOSİL DE BULUNDU
Külhöyük'te, botanik kalıntıların yanı sıra yaklaşık 66 milyon yıllık deniz canlısı fosili de bulundu.
Fosilin bilimsel adı "Gastropoda" olan salyangoz türü bir canlıya ait olduğunu belirten Tekin, Orta Anadolu'nun geçmişte Tetis Denizi'nin bulunduğu alan içerisinde yer aldığını ifade etti.
Fosilin arkeolojik bir tabakanın içerisinde bulunmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Tekin, "Muhtemelen Külhöyük sakinlerinin fosili yerleşime taşımış olduğunu düşünüyoruz." dedi.
Benzer fosil buluntularının daha önce Polatlı çevresinde de rapor edildiğini aktaran Tekin, Külhöyük'teki fosilin kökenine ilişkin değerlendirmelerde paleontoloji uzmanlarının çalışmalarından yararlanıldığını belirtti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.