Küresel Su Politikaları İstanbul'da Masaya Yatırılacak
5. İstanbul Uluslararası Su Forumu 5-6 Mayıs tarihlerinde "Su Dirençliliğini Güçlendirmek: İnovasyondan Eyleme" temasıyla düzenlenecek
Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) Başkanı Prof. Dr. Lütfi Akca, 5-6 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu'nda üst düzey uluslararası davetlilerin katılımıyla suyun geleceğinin ve her alandaki rolünün tartışılacağını söyledi.
Tarım ve Orman Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı işbirliğinde, Devlet Su İşleri (DSİ) ve SUEN koordinasyonunda İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilecek forumun teması "Su Dirençliliğini Güçlendirmek: İnovasyondan Eyleme" olarak belirlendi.
Küresel, bölgesel ve ulusal sorunlara çözüm üretilmesi ve işbirliğinin teşvik edilmesi amaçlanan forumda su dirençliliğine bütüncül bir bakış sunan, birbiriyle bağlantılı "Dirençlilik için Su Diyaloğu", "İklim Dirençli Su Yönetimi için Finansman Mobilizasyonu ve İnovasyon", "Tek Su, Tek Sağlık: Entegre Risk Yönetimi" ve "Çatışan Çıkarların Ötesine Geçmek: Su-Enerji-Gıda-Ekosistem Bağıntısını İleriye Taşımak" başlıklı dört alt tema yer alıyor.
- Türkiye'nin uluslararası su politikalarındaki gücü
Türkiye Su Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Lütfi Akca, forumun detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Dünya Su Konseyi'nin 1996 yılında kurulmasıyla su sorunlarının uluslararası ölçekte ele alınmasına yönelik çalışmalar yapıldığını belirten Akca, Konsey tarafından 1997'de başlatılan Dünya Su Forumları ile ortak çözümler geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Türkiye'de 2009'da düzenlenen 5. Dünya Su Forumu'nun en başarılı ve katılım oranı en yüksek forumlar arasında yer aldığını ifade eden Akca, bu forumun Türkiye için uluslararası su politikalarına açılan önemli bir pencere olduğunu kaydetti.
Bu kapsamda 2009'da İstanbul Uluslararası Su Forumu'nun düzenlenmeye başlandığını dile getiren Akca, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu forumlar, Dünya Su Forumları'nın bir yıl öncesinde yapılmak suretiyle, bir anlamda o forumların hazırlığı niteliğinde yapılması hedeflenmişti. Bu hedefle İstanbul Uluslararası Su Forumları'nı başlatarak Türkiye'nin uluslararası su politikaları alanındaki sesini giderek güçlendirmeye başladık. Bunun belki bir neticesi olarak da 2011 yılında Türkiye Su Enstitüsü kuruldu. Türkiye Su Enstitüsü, Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul'u önemli uluslararası merkezlerden biri yapma vizyonu da doğrultusunda İstanbul'da kuruldu. Böylece bu uluslararası süreçleri, uluslararası su politikalarını daha yakından takip etme, politikalara katkı sağlama, Türkiye'nin sesini oralarda daha güçlü seslendirme gibi misyonları üstlendi ve 15 yıldır da bu doğrultuda çalışmalarını sürdürüyor."
5. İstanbul Uluslararası Su Forumu ile Birleşmiş Milletler Su Kongresi ve gelecek yıl düzenlenecek Dünya Su Forumu'na girdi sağlanmasının amaçlandığını ifade eden Akca, bu nedenle 2027'de Suudi Arabistan'da yapılacak Dünya Su Forumu'ndan bir yıl önce İstanbul'da bir araya gelindiğine değindi.
Akca, Türkiye'nin, Dünya Su Konseyi'nde de artan etkisiyle beraber bu alanda en önemli ülkelerden biri olduğunu bildirdi.
Türkiye'nin dış politikada olduğu gibi su politikalarında da suyu birleştirici bir güç olarak gördüğünü vurgulayan Akca, "Forumlar aracılığıyla ülkelerin bilgi ve politikalarını ortak bir platformda buluşturup ortak stratejiler geliştirmeyi, iklim değişikliğinin etkisiyle artan su kaynaklı siyasi gerilimleri ise bu sorunların çözümü için işbirliğinin ve barış ortamının güçlendirilmesi fırsatına dönüştürmeyi amaçlıyoruz." dedi.
- Forumda yerli ve yabancı konuşmacılar yer alacak
Foruma 75'i yabancı olmak üzere 130'dan fazla konuşmacının katılacağı, bunlar arasında Birleşmiş Milletler Özel Su Temsilcisi ve Dünya Su Konseyi Başkanı'nın da bulunduğu bilgisini veren Akca, forumdan güçlü çıktılar beklediklerini dile getirdi.
Akca, Türkiye'nin su alanındaki sesinin Birleşik Arap Emirlikleri'nde hazırlanacak Birleşmiş Milletler Su Konferansı'na ve gelecek yıl yapılacak uluslararası toplantılara daha güçlü yansıtılmasının hedeflendiğinden bahsetti.
Forumda, 12 tematik ve 5 yüksek seviyeli oturum ve yan etkinlikler olmak üzere toplam 21 oturum düzenleneceğine işaret eden Akca, COP31 kapsamında iklim krizinde su dirençliliğini güçlendirme odağında yüksek düzeyli bir oturum yapılacağını da bildirdi.
Su ekseninde uluslararası politikaların 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu'nda gündeme getirileceğine dikkati çeken Akca, su kaynakları açısından iklim değişikliği yönetimi ve adaptasyon süreçlerinin geliştirilmesine yönelik ulusal ve bölgesel inisiyatif geliştirilmesinin önemli bir tartışma alanı olacağını anlattı.
Akca, riskler ve krizlerle başa çıkmanın yolunun dirençlilikten geçtiğini, dolayısıyla bunlara karşı geliştirilecek direnç mekanizmasında teknoloji, finansman ve su yönetiminin önemli olduğunun altını çizdi.
Forumda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen verimliliğin geliştirilmesi eylem planı doğrultusunda içme suyu, tarımsal sulama, enerji, sanayide su kullanımı ve diğer su alanlarında yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanması gibi alanlara da odaklanılacağını belirten Akca, "Dünya su kaynaklarının yüzde 60'ının ülkeler arasında paylaşıldığı göz önünde bulundurulduğunda bu kaynakların verimli kullanılması ve adil paylaşılması için bölgesel ve uluslararası işbirliğinin daha verimli hale getirilmesi de ele alınacak." diye konuştu.
İklim değişikliği zirvelerinin ana ekseninin iklim kriziyle mücadele kapsamında emisyonların azaltılması, ikinci ekseninin ise iklim değişikliğine uyum olduğunu anımsatan Akca, emisyon azaltımı için sanayi üretim teknolojilerinin iyileştirilmesi, enerji teknolojilerinin temiz enerjilere daha fazla dönüştürülmesi, emisyon ticareti ve benzeri mekanizmalarla emisyon oluşumunun azaltılması ve finansman gibi konular olduğunu kaydetti.
Akca, su kaynakları açısından daha önemli olanın uyum ekseni olduğunu, İstanbul Su Forumu'nda, COP31 ekseninde, su yönetiminde iklim değişikliğine uyum için su yönetişimi, teknoloji inovasyonu, finansman ve yeni teknolojilerin uygulama imkanlarının geliştirilmesi gibi konuların ele alınacağını sözlerine ekledi.
- İklim krizinin su üzerindeki baskısı
İklim değişikliği krizinde su açısından iki esas problem olduğuna değinen Akca, sözlerini şöyle tamamladı:
"Birincisi yağış rejiminin değişmesi. İklim değişikliği sebebiyle yağış rejimi, bir, yağışsız dönemlerin uzaması suretiyle kuraklıkları artırıyor, ikincisi de ani ve şiddetli yağışlar yağmak suretiyle sel ve taşkın risklerini artırıyor. Dolayısıyla bu iklim değişikliğinden ortaya çıkacak risklerin yönetilmesi için de hem kuraklıkla mücadele hem de sel ve taşkınlarla mücadelenin birlikte yapılması gerekiyor. Yeraltı sularının da son derece önemli olduğunu söylememiz, düşünmemiz gerekiyor. Taşkınları, derelerden taşmasını önleyecek şekilde, dere kenarında tutmak değil bütün arazide tutacak şekilde, yeni politikaları geliştirmemiz gerekiyor. Biz buna yağmuru taştığı yerde değil, düştüğü yerde tutmak olarak da bunu dillendiriyoruz."
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.