Madalyonun İki Yüzü: Dünyayı Sarsan Enerji Krizini Fırsata Çeviren Ülkeler
ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, dünyayı şimdiye kadarki en kötü enerji krizine sürükledi; petrol üretimini sert şekilde düşürürken fiyatları da keskin biçimde yükseltti.
ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, dünyayı şimdiye kadarki en kötü enerji krizine sürükledi; petrol üretimini sert şekilde düşürürken fiyatları da keskin biçimde yükseltti. Bu çok yüksek fiyatlar, özellikle ABD başta olmak üzere Basra Körfezi dışında faaliyet gösteren şirketlere büyük kazançlar sağladı. ABD, normalden çok daha fazla enerji satışı gerçekleştiriyor.
Ancak Basra Körfezi içinde hikaye çok daha karmaşık. Körfez ile dünyanın geri kalanı arasındaki kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak ve diğer ülkeleri üretim ve ihracatı kısmaya zorladı. Bazıları diğerlerinden çok daha ağır darbe aldı. Petrolünü boğaz dışındaki limanlara yönlendirebilmek için boru hatlarını kullanabilen ülkeler, böyle bir seçeneği olmayan ülkelere kıyasla çok daha iyi durumda kaldı.
Bu enerji krizi herkesi etkiliyor, ancak eşit şekilde değil. New York Times, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden bazılarının ne kadar satış yaptığı ve bunu hangi fiyatlarla gerçekleştirdiğini değerlendirmek için S&P Global ile Argus Media’nın aylara yayılan ihracat ve fiyat verilerini analiz etti. Analiz, özellikle boğazın kapanmasından en fazla etkilenen deniz yoluyla ihraç edilen petrol ve bağlantılı ürünlere odaklandı.
Bu grubun içinde kimlerin kazandığını ve kimlerin kaybettiğini anlamak, bazı ülkelerin savaşın ekonomik sonuçlarına neden daha dayanıklı olduğunu açıklamaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda geleceğe dair ipuçları da veriyor. Eğer boğaz artık güvenilir bir geçiş hattı olmaktan çıkarsa, bugünün kazananları baskın konumlarını koruyabilir. Eğer boğaz yeniden açılırsa, ülkelerin toparlanma kapasitesi kapanmanın onlar için ne kadar yıkıcı olduğuna bağlı olacak.

S&P Global Energy’de küresel petrol araştırmalarının başında bulunan Jim Burkhard, “Boğaz ne kadar uzun süre kapalı kalırsa, bundan kazanç sağlayanlar daha çok kazanmaya devam edecek” dedi ve şöyle devam etti:
“Bu durumdan olumsuz etkilenenler içinse tablo daha ciddi hale gelebilir”
ABD
ABD, dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz üreticisi konumunda ve kendisinin ile İsrail’in başlattığı savaşın ekonomik darbesini bu sayede hafifletiyor. Mart ayı sonuna gelindiğinde ABD’li şirketler normalden çok daha fazla petrol, dizel ve diğer yakıtları ihraç etmeye başlamıştı. Bu durum, dünyanın kaybettiği enerjinin küçük bir bölümünü telafi etmeye yardımcı olurken fiyatların daha da sert yükselmesini engelledi.
Ancak diğer büyük petrol üreticilerinin aksine ABD’nin devlet kontrolündeki bir petrol şirketi bulunmuyor. Bu da ek gelirin büyük bölümünün dev petrol şirketlerine gitmesi anlamına geliyor. Şimdilik bu şirketlerin elde ettikleri geliri daha fazla sondaj yapmak veya yeni çalışanlar istihdam etmek için yeniden yatırıma dönüştüreceğine dair çok az işaret var. Bu nedenle Teksas, New Mexico ve diğer petrol üreticisi eyaletlerde savaşa bağlı büyük bir ekonomik patlama yaşanması beklenmiyor.
Bunun yerine ek gelirin büyük bölümünün daha yüksek hisse fiyatları ve temettüler aracılığıyla yatırımcılara fayda sağlaması bekleniyor. Aynı zamanda eyalet yönetimleri de daha yüksek vergi alacakları için gelirlerini artıracak. Arazilerinde petrol sondajına izin veren toprak sahipleri de bundan kazanç sağlayacak.
Rusya
Rusya da büyük kazananlardan biri oldu. Ancak bunun nedeni daha fazla petrol satması değil, sattığı petrol için daha yüksek fiyat alması. Bunun temel nedeni savaşın küresel petrol fiyatlarını sert şekilde yükseltmesi oldu.
ABD’nin mart ayında bazı Rus petrolüne yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırması da Rusya’nın petrolü için normalde elde edeceğinden daha yüksek gelir sağlamasına büyük olasılıkla yardımcı oldu. Örneğin nisan başında Finlandiya Körfezi üzerinden satılan Rus petrolünün varil fiyatı savaş öncesindeki 41 dolardan yaklaşık 120 dolara yükseldi.
Bununla birlikte Ukrayna, Rusya’nın yüksek fiyatlardan faydalanma kapasitesini sınırlandırmak için ülkenin petrol altyapısını hedef alan saldırılar düzenledi.
Basra Körfezi
Basra Körfezi’ndeki üreticilerin büyük bölümü aynı ölçüde şanslı olmadı. Hatta savaş, Hürmüz Boğazı dışında ihracat çıkışlarına sahip olmanın önemini daha da net biçimde ortaya koydu. Suudi Arabistan ve BAE, yıllar önce boğazı bypass eden petrol boru hatlarına yatırım yaptıkları için görece daha iyi durumda kaldı.
Bu pahalı sigorta şimdi karşılığını veriyor. Suudi Arabistan’ın ihracatı savaş sırasında geçen yıla kıyasla 150 milyon varilden fazla düşmesine rağmen, bu satışlardan elde ettiği gelir tahmini 9,2 milyar dolar arttı.
Boğaza erişimi kontrol eden İran da nisan ortasına kadar görece iyi durumda kaldı. Ancak ABD’nin İran bağlantılı gemileri hedef alan deniz ablukası uygulamasının ardından ülkenin ihracatı sert şekilde düştü ve bu durum ekonomiyi daha da zorladı.
Boğaz üzerinde ne kontrol sahibi olan ne de alternatif ihracat rotalarına sahip bulunan yakın ülkeler ise ağır darbe aldı. Bunlar arasında Irak, Kuveyt ve Katar yer alıyor.
Bazı Körfez ülkelerindeki yetkililer, boğazı bypass edecek yeni boru hatları inşa etmeyi veya mevcut hatları genişletmeyi değerlendirmeye başladı. Ancak bu projelerin milyarlarca dolara mal olması ve tamamlanmasının yıllar sürmesi bekleniyor. Yakın gelecekte bu ülkeler büyük olasılıkla Hürmüz Boğazı üzerinde kontrolü elinde bulunduran tarafın insafına kalmaya devam edecek.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.