Malpraktis (Tıbbi Hata)
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 15 Ocak 2026 tarihinde Üniversite ve Atatürk EAH ortaklığıyla düzenlediğimiz Sağlık Hukuku panelinde ele aldığımız konu “Hasta ve Hekim Hakları” idi.
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 15 Ocak 2026 tarihinde Üniversite ve Atatürk EAH ortaklığıyla düzenlediğimiz Sağlık Hukuku panelinde ele aldığımız konu “Hasta ve Hekim Hakları” idi. Bu konudaki yazımız 24 Aralık 2025 tarihinde gazetemizde yayımlandı.
Panel çok yoğun bir izleyici katılımına sahne oldu. Yoğun soru bombardımanı vardı.
Moderatörlüğünü ömrünü sağlık hukukuna adamış ve alandaki ilk sağlık hukuku kitaplarını çıkarmış Adli Tıp tan Prof.Dr.İ.Hamit Hancı’nın yaptığı paneldeki Sağlık Hukuku Uzmanı Dr. Mehmet Ertan’ın konuşma başlığı “Malpraktis mi? Komplikasyon mu?” idi. Malpraktis (Tıbbi Hata) konusu bu yazımızın konusu olsun.
Malpraktis, sağlık hizmeti sunumu sırasında uygun olmayan, etik dışı davranışlar, bilgisizlik, ilgisizlik, özensizlik veya yanlış tedavi nedeniyle hastanın zarar görmesi durumudur. Sağlık çalışanlarının tıbbi uygulamalarda yeterli deneyime sahip olmaması, ihmalkâr davranışlar sergilemesi ve etik kurallara uymaması malpraktisin ortaya çıkmasında önemli rol oynar. Bu tür davranışlar, hasta güvenliğini doğrudan tehlikeye atar. Malpraktisin sonuçları oldukça ciddi olabilir. Hastada komplikasyonların gelişmesi, yaşam kalitesinin azalması, organ kaybı, ekonomik zarara uğrama ve hatta ölüm gibi sonuçlar doğabilir. Malpraktis, yalnızca hekim hatalarından kaynaklanmaz; tanı, tedavi, koruyucu tedavi ve cerrahi süreçlerde yapılan yanlış uygulamalar veya sistemdeki aksaklıklar da malpraktise yol açabilir. Sağlık çalışanlarının tıbbi teknikleri yanlış kullanması sonucu hastada istenmeyen etkiler ortaya çıkabilmektedir. Bu tür hatalar, hastanın yaşam kalitesinde belirgin bir düşüşe, çeşitli komplikasyonların gelişmesine ve hatta ölüm riskinin artmasına sebep olabilir. Tıbbi uygulama sırasında yapılan hatalar doğrudan hasta sağlığını tehdit eder ve telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Yanlış test uygulamaları veya test sonuçlarının hatalı yorumlanması, tanı koymada yapılan yanlışlar nedeniyle tanı hataları meydana gelir. Tanıdaki bu tür hatalar, tedavi sürecini olumsuz etkiler ve hastanın iyileşme şansını azaltır. Doğru tanı konulamadığında, yanlış ya da eksik tedavi uygulamaları kaçınılmaz hale gelir. Tedavi planlarının eksik veya hatalı şekilde uygulanması ile koruyucu tedavi önlemlerinin yetersizliği, malpraktisin temel nedenleri arasında yer alır. Bu tür hatalar, hastanın sağlık durumunda belirgin bir kötüleşmeye yol açar. Ayrıca ilaç dozlarının yanlış verilmesi, uygunsuz ilaç seçimi ve cerrahi müdahalelerde yapılan hatalar da malpraktis kapsamında değerlendirilir ve ciddi sağlık sorunlarına sebebiyet verebilir.
Kast ve Taksirle Malpraktis:
Malpraktisin kasten yapılması, sağlık profesyonelinin bilerek ve isteyerek zarar verici tıbbi müdahalede bulunması anlamına gelir. Bu tür bir durumda, sağlık çalışanı hastasına bilinçli şekilde zarar vermekte ve bu fiil, hukuki açıdan haksız fiil kapsamında değerlendirilir. Kasten gerçekleştirilen malpraktis olaylarında, ilgili sağlık profesyoneli hem tazminat ödemekle yükümlü olur hem de ceza kanunları kapsamında adli sorumluluk taşır. Özellikle kasten zarar vermek, hatta kasten adam öldürmek gibi ağır suçlar söz konusu olabilir. Böyle bir durumda, mahkeme tarafından hapis veya adli para cezası gibi yaptırımlar uygulanabilir. Taksirle malpraktis ise sağlık profesyonelinin tedavi ya da müdahale sırasında dikkatsizlik, özensizlik veya ihmal sonucu hastaya zarar vermesidir. Burada, fiilin manevi unsuru yani kastı yoktur; zarar, istemeden ve öngörülemeyen bir hata sonucu ortaya çıkar. Taksirle yapılan malpraktislerde de sağlık çalışanı hem ceza hem de tazminat sorumluluğu altına girebilir. Taksirle yaralama durumunda, hasta veya hasta yakınlarının şikayetiyle soruşturma başlatılır; taksirle öldürme halinde ise savcı doğrudan soruşturma açabilir ve dava süreci başlatılabilir.
Hukuki ve Cezai Sorumluluklar:
Sağlık profesyonelleri, mesleki etik kurallar ve ilgili yasalar çerçevesinde tıbbi uygulamalarda hukuki sorumluluk taşırlar. Sağlık hizmeti sunarken yapılan kasti (bilerek ve isteyerek) veya taksirli (dikkatsizlik, özensizlik, ihmal sonucu) hatalarda, profesyoneller yasal yaptırımlara tabi tutulmaktadır. Malpraktis sonucu ortaya çıkan zararlar, sağlık profesyonellerinin hapis cezası veya adli para cezası ile yargılanmasına sebep olabilir. Özellikle taksirle yaralama ve taksirle öldürme gibi durumlarda, hasta veya hasta yakınlarının şikayetiyle ya da savcılığın doğrudan müdahalesiyle cezai işlemler uygulanmaktadır. Hastanın bilgilendirilerek onam vermesi, yani tedaviye dair tüm risklerin ve olası sonuçların hastaya açıklanarak onayının alınması, sağlık profesyonelinin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldıran önemli bir faktördür. Bunun yanında, sorumsuzluk anlaşmaları ve hastanın rızası da hukuki sorumluluğu doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alır. Tıbbi uygulamaların tüm aşamalarının eksiksiz ve doğru şekilde kayıt altına alınması, olası malpraktis iddialarında sağlık profesyonelinin korunmasını sağlar. Bu kayıtlar, hukuki süreçlerde delil niteliği taşır ve profesyonelin lehine kullanılabilir. Kayıtların düzenli ve ayrıntılı tutulması hem hasta güvenliği hem de sağlık çalışanının hukuki açıdan kendini koruyabilmesi açısından büyük önem taşır.(5,6,7)
Tıbbi Hataların Nedenleri:
Tıbbi hata sebeplerinin başında sağlık profesyonellerinin bilgi eksikliği ve mesleki deneyimsizlik gelmektedir. Yetersiz eğitim ve sürekli güncellenmeyen bilgi, hatalı uygulamalara yol açabilir. Aşırı iş yükü, uzun çalışma saatleri ve nöbet düzenindeki düzensizlikler sağlık çalışanlarının dikkatini dağıtarak hata yapma riskini artırır. Zihinsel yorgunluk tıbbi hataların önemli nedenlerindendir. Ekip içi iletişim eksikliği ve koordinasyon sorunları, yanlış anlaşılmalara ve tedavi hatalarına neden olur. Etkili iletişim ve ekip çalışması hataların önlenmesinde kritik öneme sahiptir. Fiziksel ortamdaki eksiklikler, teknolojik altyapının yetersizliği ve uygun olmayan çalışma koşulları tıbbi hata riskini artırır. Dijital hastane sistemleri ve iyi donanımlı altyapı hataları azaltmada etkilidir (1).
Özen Yükümlülüğünün İhlâli:
Özen yükümlülüğü, hekimin tıbbi müdahalede dikkatli ve titiz olma zorunluluğudur. Bu yükümlülüğe uymamak haksız fiillerde hukuka aykırılık, sözleşmelerde ise sözleşmeye aykırılık sayılır.
Hukuka ve Sözleşmeye Aykırılık:
Hukuka aykırılık, hekimin izin verilmemiş bir fiili yapmasıdır; sözleşmeye aykırılık ise sözleşmeden doğan yükümlülüğün ihlalidir. Her iki durumda da hekimin gerekli özeni göstermemesi sorumluluğa yol açar.
Tıbbî Meslek Kusuru ve Kusur Türleri:
Tıbbî meslek kusuru, hekimin tıp biliminin genel kabul görmüş kurallarına aykırı davranması ve özen yükümlülüğünü ihlal etmesi sonucu ortaya çıkan kusurlu eylemdir.
Kast ve Dolaylı Kast:
Kast, zararlı sonucun bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesidir. Doğrudan kastta zarar istenir; dolaylı kastta zarar öngörülür ve göze alınır.
İhmal Kavramı:
İhmal, zarar istenmese de gerekli özenin gösterilmemesiyle zarar oluşmasıdır. Somut olayda objektif ölçü esas alınır, hekimin kişisel özellikleri dikkate alınmaz.
Objektif ve Sübjektif Yönler:
Kusurun objektif yönü, ortalama bir hekimin davranış normundan sapması; sübjektif yönü ise hekimin ayırt etme gücüne sahip olmasıdır.
Kusur Türleri ve Önemi:
Tıbbî meslek kusuru kast, dolaylı kast veya ihmal şeklinde ortaya çıkabilir. Hafif ihmal bile sorumluluğu doğurabilir, hekimin özen yükümlülüğüne uyup uymaması kritik önemdedir.
Zarar Kavramı:
Maddi zarar, kişinin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen azalmadır. Örneğin, hastanın hatalı tedavi sonucu yeni ameliyat olması maddi zarara örnektir.
Manevi Zarar:
Manevi zarar, kişinin bedensel veya ruhsal acı çekmesi, psikolojik zarar görmesi veya hayat kalitesinin düşmesidir. Örneğin, yanlış tedavi nedeniyle psikolojik travma yaşanmasıdır.
Nedensellik Bağı:
Hekimin kusurlu davranışı ile hastada meydana gelen zarar arasında doğrudan ve uygun bir ilişki olmalıdır. Bu bağ, zararın hekimin fiilinden kaynaklandığını gösterir.
Uygunluk ve Kesilme Durumları:
Fiilin zarara yol açmaya uygun olması gerekir. Yeni ve bağımsız bir olayın ortaya çıkması ya da üçüncü kişinin kusuru nedensellik bağını kesebilir, sorumluluğu ortadan kaldırabilir.
Mücbir Sebep Kavramı:
Mücbir sebep, kişinin kontrolü dışında gerçekleşen, öngörülemez ve engellenemez olağanüstü durumdur. Bu durum nedensellik bağını tamamen keser ve hekimin sorumluluğunu ortadan kaldırır.
Beklenmedik Hal Ayrımı:
Beklenmedik hal, öngörülemeyen ancak kontrol edilebilir bazı olayları kapsar. Mücbir sebep kadar ağır değildir ve nedensellik bağını tamamen kesmeyebilir, sorumluluğu azaltabilir (2,5,6,7).
Malpraktis mi? Komplikasyon mu?
Malpraktis ve komplikasyon ayrımı, hekimin sorumluluğunun belirlenmesinde tıbbi ve hukuki kriterlerin uygulanmasını sağlar.
Komplikasyonun Tanımı:
Tıbbi standartlara uygun müdahalede tüm önlemlere rağmen oluşan kaçınılmaz zarar komplikasyon olarak adlandırılır. Yargıtay'a göre, hekimin hatası olmadan meydana gelen istenmeyen sonuç komplikasyondur ve bu durum hukuken izin verilen tıbbi risk sayılır. Hekim, tıbbi kurallara uyduğu sürece komplikasyondan sorumlu değildir; hastanın bilgilendirilmesi ve onamı hekimin yükünü azaltır. Ancak komplikasyon yanlış yönetilirse hukuki sorumluluk doğabilir.
Malpraktis ve Komplikasyon Farkları:
Malpraktis, tıbbi standartlara aykırı yapılan müdahalelerden kaynaklanan hataları ifade eder.
Komplikasyon, tıbbi standartlar içinde öngörülebilen ancak önlenemeyen istenmeyen sonuçlardır.
Malpraktiste hekimin özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi söz konusudur, komplikasyonda ise hekimin sorumluluğu yoktur.
Onam alınmadan veya hukuka aykırı yapılan müdahaleler her durumda malpraktis olarak değerlendirilir (3,5,6,7).
Komplikasyon /Malpraktis ayırımını çözme görevi bilirkişilere düşüyor. Burda da daha çok Adli Tıbba görev verildiğini görüyoruz (5,6,7)
Sağlık Profesyonellerinin Sorumlulukları:
Sağlık profesyonellerinin, malpraktis kavramı ve tıbbi hatalar hakkında kapsamlı bilgiye sahip olmaları gerekmektedir. Bu bilgi birikimi, olası risklerin ve mesleki sorumlulukların doğru anlaşılmasına katkı sağlar. Sağlık çalışanlarının, tıbbi uygulamalarda karşılaşabilecekleri riskleri önceden öngörebilmeleri ve bu risklere karşı bilinçli bir şekilde hareket edebilmeleri büyük önem taşır.
Sağlık kuruluşlarında hasta güvenliği kültürünün oluşturulması temel ilke olmalıdır. Bu kültürün yerleşmesi için hata bildirimlerinin teşvik edilmesi ve ekip içinde güvenli hizmet anlayışının benimsenmesi gereklidir. Hataların gizlenmesi yerine açıkça paylaşılması, öğrenen bir organizasyon yapısının gelişmesine ve benzer hataların tekrarının önlenmesine olanak tanır. Ekip içi iletişimin güçlendirilmesi ve her sağlık çalışanının sürecin bir parçası olduğunun bilincinde olması, hasta bakım kalitesini artırır.
Sağlık profesyonellerinin tüm uygulamalarında kanun ve yönetmeliklere uygun hareket etmeleri zorunludur. Mesleki sorumlulukların yerine getirilmesinde bağımsız, yarı bağımlı ve bağımlı roller dikkate alınmalı; görevler etik ilkelere ve yasal çerçeveye uygun şekilde yürütülmelidir. Bu yaklaşım hem hasta haklarının korunmasını hem de sağlık çalışanlarının hukuki sorumluluklardan uzak durmasını sağlar.
İş yükünün dengelenmesi, gereksiz sorumluluklardan kaçınılması ve nöbet düzenlemelerinin etkin biçimde yapılması, sağlık profesyonellerinin dikkatini ve çalışma verimliliğini olumlu yönde etkiler. Ayrıca, sürekli mesleki eğitimler yoluyla sağlık çalışanlarının bilgi ve becerilerinin güncel tutulması hem hasta güvenliği hem de malpraktis risklerinin azaltılması açısından elzemdir. Bu tür eğitimler, hatalı uygulamaların önlenmesinde ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılmasında önemli bir araçtır (1).
Çözüm Önerileri:
Dijital Hastane Sistemleri Malpraktisi Azaltabilir mi?
Dijital hastane sistemleri sağlık hizmetlerini erişilebilir ve kaliteli hale getirir, hemşirelerin iş yükünü azaltır, tıbbi hata riskini düşürerek hasta güvenliğini artırır. E-sağlık ve e-devlet entegrasyonu süreç yönetimini geliştirir.
Malpraktisin Halk Sağlığına Etkisi:
Malpraktisin Artan Dava Sayıları ve Hasta-Hekim İlişkisi:
- Hasta ve hekim arasındaki güven duygusunda azalma yaşanmaktadır.
- Malpraktis davalarının artması hekimlerin savunmacı davranışlarını artırmıştır.
- Hastalar teşhis ve tedavi süreçlerinde daha fazla şikâyetçi olmaya başlamıştır.
- Paternalist hekim-hasta ilişkisi yerini daha sorgulayıcı ve hak arayan bir ilişkiye bırakmıştır.
Sağlık Sistemi Üzerindeki Etkileri:
- Defansif tıp uygulamaları gereksiz tetkik ve tedavilere yol açarak kaynak israfına neden olmaktadır. Defansif tıp, sağlık hizmetlerinde maliyet artışına ve verimlilik kaybına sebep olmaktadır.
- Riskli bölümlerde uzman hekim tercihi azalmıştır ve sağlık hizmeti kalitesi etkilenmektedir.
- Hastaların tedaviye erişim süresi uzamakta, sağlık kurumlarında yoğunluk artmaktadır (3).
Defansif Tıp:
Defansif tıp, hekimin hukuki sorunlardan kaçınmak için gereksiz tanı ve tedavi uygulamalarına başvurması veya riskli tıbbi işlemlerden uzak durmasıdır. Olası komplikasyonları ve hukuki riskleri azaltmak için tıbbi değeri olmayan işlemler yapılmasına pozitif defansif tıp; tanı ve tedaviden kaçınmaya ise negatif defansif tıp denir.
Amerikan Tabipler Birliği, tıbbi uygulama hatası iddiaları nedeniyle sigorta primleri ve tazminatların artışıyla 19 eyalette "tıbbi sorumluluk krizi" ilan etti. Bu durum, federal sınırlamalar getirilmesi çağrılarını beraberinde getirdi. Artan sigorta maliyetlerinin sağlık çalışanlarının kariyer tercihlerine, hasta kabulüne ve bakım kalitesine olumsuz etkileri olabilir. Ayrıca, bu yükseliş sağlık sigortası kapsamını ve işçi istihdamını da azaltabilir. Defansif tıbbın etkisiyle, hekimler arasında riskli branşlardan uzaklaşıp klinik dışı veya daha az riskli uzmanlık dallarına yönelme eğilimi artmıştır. Son yıllarda hekimlere yönelik şiddet, dava sayılarının ve tazminatların yükselmesi, buna rağmen gelirin aynı kalması, bu tercihlerde önemli rol oynamıştır. Araştırmalar, artık dermatoloji, psikiyatri ve radyoloji gibi alanların önceki yıllara göre daha çok tercih edildiğini göstermektedir.
Karşı Dava Sağlık Çalışanı İçin Koruyucu Olabilir mi?
ABD'de açılan tıbbi uygulama hatası davalarının %25-50’sinde hekimler tazminat ödemek zorunda kalmaktadır. Bu tür davaların kötüye kullanımı nedeniyle bazı doktorlar, haksız davalara karşı davacılara veya avukatlarına karşı dava açabilmektedir.
ABD’de1980’lerde, doktorlar kötü niyetli kovuşturma veya sürecin kötüye kullanılması iddialarıyla avukatlara ve müvekkillerine karşı dava açtıklarında, davacıların yasal süreci uygunsuz kullandığını ispatlamakta zorlandılar. Yerel mahkemelerde bazen başarılı olsalar da temyiz mahkemeleri mahkemelere serbest erişimin korunmasının önemini vurgulayarak çoğu karşı davanın reddedilmesine yol açtı.
Tartışılmış Çözüm Önerileri:
Tıbbi uygulama hatası davalarında karşı dava açmak, doktorları korumada genellikle etkisiz kalmaktadır. Bu yaklaşım mağdurların adalete erişimini engellemeden, masum hekimlerin çıkarlarını koruyan orta bir çözüm sunabilir.
Bu konuda üç ana görüş öne çıkmıştır: Yasal reformlar yapılması, kazanan tarafın masrafları üstlenmesiyle dava sayılarının ve tazminat üst sınırlarının sınırlandırılması, avukat ücretlerinin azaltılıp kaybeden tarafa yüklenmesi ile teminat miktarlarının artırılması. Yasal reform taraftarları, uzmanlaşmış sağlık mahkemelerinin kurulmasını savunmuş ve bunun idari maliyeti azaltacağı, hastaların tazminata erişimini kolaylaştıracağı ve defansif tıbbı önleyeceğini belirtmişlerdir. Ancak karşıtlar, bu yöntemle hastalara haksızlık edileceği ve hekimlere karşı önyargı doğabileceğini iddia etmişlerdir.
İngiliz Milletler Topluluğu ülkeleri ve bazı ABD eyaletlerinde, kaybeden taraf mahkeme masraflarını ödemek zorunda kalır. Teksas'ta 2003'te kabul edilen reformla, tıbbi hata davalarında ekonomik olmayan zararlar için üst sınır 250.000 $ olarak belirlendi; ayrıca acil servis davalarında ihmalin kanıtlanması özel koşullara bağlandı. Bu uygulamanın, mağdur ve maddi zorluk yaşayan davacılar için ek yük oluşturabileceği eleştirildi.
Avukat ücretlerinin azaltılması, kaybeden tarafça ödenmesi ve dava teminatlarının artırılması gibi öneriler uzun süredir tartışılmaktadır, ancak henüz kabul edilmemiştir (4).
Kaynaklar:
- Şahbaz, G., Yücesoy, H., Akın, Ö., & Erbil, N. (2022). Malpraktis ve sağlık profesyonellerinin sorumlulukları. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hemşirelik Dergisi, 4(2), 85-90.
- Demir, M., & Kirkit, E. (2022). Komplikasyon–Malpraktis Ayırımının Tıbbî Özel Hukuk Sorumluluğuna Etkisi. Çukurova Üniversitesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, (1), 58-91.
- Kaya, Ş., & Yumak, S. (2024). Malpraktis (Kötü/Hatalı Uygulama) Kurumuna Sağlık Hukuku Açısından Genel Bir Bakış. Eskişehir Barosu Dergisi, (40. Yıl Özel Sayısı), 50-80.
- Aşırdizer, M., & Ekiz, A. (2022). Tıbbi Malpraktis İddialarında Çözüm Önerileri. Adli Tıp Bülteni, 27(3), 288-294.
- Hancı İH, Ünver Y V. Uluslararası Sağlık Hukuku Kongresi Kitabı 2020
- Hancı İH. Hekimin Yasal Sorumlulukları (Tıp Ve Sağlık Hukuku) Genişletilmiş 2. Baskı 1995
- Hancı İH .Malpraktis (Tıbbi girişimler nedeniyle hekimin ceza ve tazminat sorumluluğu) 3. Baskı. 2006
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.