Metin Külünk Yazdı: Risale İ Nur Hareketi Ve Diğer Yapılar Şapkasını Önüne Koyup Düşünmeli.

Metin Külünk Yazdı: Risale İ Nur Hareketi Ve Diğer Yapılar Şapkasını Önüne Koyup Düşünmeli.

Yanlış, Kimden Ve Hangi Yapıdan Gelirse Gelsin Yanlıştır!

Güne Merhaba

YANLIŞ, KİMDEN VE HANGİ YAPIDAN GELİRSE GELSİN YANLIŞTIR!

Fon skandalıyla ortaya çıkan tabloyu değerlendirirken ölçümüz; isimler, gruplar, cemaatler veya siyasi yakınlıklar değil, yalnızca hak, hukuk, ahlak ve adalet olmalıdır. Kendisini İslami duyarlılıkla tanımlayan kişiler de, İslami hassasiyetleri esas aldığını söyleyen sivil toplum yapıları da bu ölçünün dışında tutulamaz. Yanlış yanlıştır, doğru doğrudur. Haram, hangi isim altında işlenirse işlensin haramdır.

Kul hakkı, kim tarafından yenilirse yenilsin kul hakkıdır. Bu noktada Risale-i Nur hareketinin de bir kez daha şapkasını önüne koyarak samimiyetle düşünmesinin ve kapsamlı bir iç muhasebe yapmasının zamanı gelmiştir; hatta geçmektedir.

“NURCULAR” şeklindeki toptancı bir ifadeyle bütün Risale-i Nur camiasını, fon skandalında adı geçen kirli ilişkilerin ve haram kazanç düzeninin yanında göstermek elbette doğru değildir. Böyle bir genelleme, bu camianın içindeki temiz ve samimi insanlar açısından büyük bir haksızlık olur. Ancak bu haklı itiraz, camianın kendi içindeki sorunlarla yüzleşme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Risale-i Nur camiası, 15 Temmuz’dan sonra FETÖ ile irtibatı ve iltisakı gündeme gelen kişi ve yapılar hakkında açık ve cesur bir muhasebe yapmalıdır. O günlerde bazı yapıları korumak, kurtarmak veya haklarındaki iddiaların üzerini örtmek amacıyla kimlerin harekete geçtiği bütün açıklığıyla araştırılmalıdır.

Şu sorular mutlaka cevaplandırılmalıdır:

FETÖ ile bağlantılı olduğu ileri sürülen dernek ve yapıların ilgili listelerden çıkarılması için kimler devreye girdi?

Kimler siyasi mekanizmalar üzerinde baskı kurmaya çalıştı?

Kimler “cemaat dayanışması” veya “Nur dayanışması” adı altında yanlışların üzerini örtmeye yöneldi?

Kimler dinî hassasiyetleri hakikatin ve hukukun önüne geçirdi?

Bütün bunlar bilgiye, belgeye ve hukuka dayanılarak araştırılmalı; gerçekler hiçbir kişinin veya yapının hatırı için gizlenmemelidir. Hiç kimse Risale-i Nur hareketinin tamamını töhmet altında bırakamaz. Bu camianın bütün mensuplarının haram kazançta payı bulunduğunu söylemek hem mümkün değildir hem de büyük bir haksızlıktır.

Fakat Risale-i Nur hareketi de “bizden olanı koruma” anlayışını terk etmeli; yanlış yapan kim olursa olsun ona karşı açık, ilkeli ve tereddütsüz bir tavır ortaya koymalıdır. Artık ihtiyaç duyulan şey kör bir mensubiyet dayanışması değil; hakikat, adalet ve ahlak dayanışmasıdır. Başta FETÖ ve onunla irtibatlı unsurlar olmak üzere; dini, maneviyatı ve cemaat kimliğini kullanarak haram kazanca yönelen, insanların güvenini istismar eden ve kul hakkına giren bütün kişi ve yapılarla araya kesin bir mesafe konulmalıdır. Çünkü din, yanlışı örtmenin değil; yanlışın karşısında durmanın adıdır.

Ölçümüz açıktır: Bizden olanın yanlışı da yanlıştır; bizden olmayanın doğrusu da doğrudur. Hakikatin ölçüsü mensubiyet değil; adalet, ahlak ve hukuktur.

@tcbestepe @RTErdogan @MHP_Bilgi @dbdevletbahceli @betulsoysalb @_Devletci_ @15TemmuzCephesi@bilgiselanaliz @Mertbiriii @avademyildirim @rlevend_ @tevfikkadan @kaanarslanKA @medyaradikall

@trxhaber @ozgeyilmaz_tr @HuseyinLikoglu @seyithan_atilla @seyithan_atilla @atillakaymaz

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler