Of Mu Oh Mu?

Of Mu Oh Mu?

Yıllardır oflayıp pufluyoruz,yıllardır dizimizi offf diye dövüyoruz.Ofla yatıp ofla kalkıyoruz yıllardır.Peki Karadeniz’in Of’unda durum ne,Of’lu da bizim gibi oflayıp duruyor mu devamlı?

Offf niye iyi yönetemiyoruz ülkemizi?Niye mutlu edemiyoruz halkımızı offf?Bir ohhh diyemeyecekmiyiz?Milletin oyunu alan vekilleri,neden bir türlü milletin aslını memnun edemiyor?Offf ki ne offf..

Yıllardır oflayıp pufluyoruz,yıllardır dizimizi offf diye dövüyoruz.Ofla yatıp ofla kalkıyoruz yıllardır.Peki Karadeniz’in Of’unda durum ne,Of’lu da bizim gibi oflayıp duruyor mu devamlı?Haydi gidip yerinde görelim bir.Direk Allah’a bağlı Of’lu ne yapıyor acaba?A Jet’in Bodrum’dan Trabzon’a başlayan ilk seferine atlayıp gidelim Karadeniz’e.Çırpınıp duruyor mu hala,yoksa ülkeyi 25 yıldır yöneten hemşehrilerinin yaptıklarından memnun mu?

8 yıl sonra geldiğim Trabzon-Rize-Artvin çevresini ve Of’u çok değişmiş,çok gelişmiş buldum.Trabzon havaalanındaki 8 uçağın ikisi bizim (THY-Pegasus),diğerleri arap ülkelerinin uçaklarıydı.Arap turistten geçilmiyordu Doğu Karadeniz’de.Kiralık arabalarla yaylaları ve şehirleri geziyor,lokanta ve otelleri dolduruyor,ev satın alıyor yada kiralıyorlardı. Günlerce dolaştım şehir merkezlerini,kazaları köyleri.Özetle söylemeliyim,Karadeniz’de işler tıkırında.İlk taze fındık çıkmış,ikinci çay kesimi başlamış,iç ve dış turizm zengindi. Piyasalar canlı,insanlar ve araçlar hareketli, fakir-fıkara-dilenen görmedim yollarda.

Akçaabat’tan Arhavi’ye kadar gittim.Rize- Trabzon-Artvin’i ilçelerini,tüm sahili kullandığım kiralık arabayla gezdim.Çarşıya çıktım,kahvelere girdim,esnaf ve halkla konuştum.Farklı bir Karadeniz ve yine çok sevimli ama farklı bir vatandaş kesimiyle karşılaştım.Ülkeyi yöneten Karadenizli hükümet ve başkanı,bağrından çıktığı toprağın hakkını vermiş.Herşeyi yağdırmış oraya.Ülkenin diğer bölgelerine üç yaptıysa, Karadeniz’e beş yapmış.Yollar pırıl pırıl, mükemmel ve çok bakımlıydı.Kamu binaları yeniydi.Istanbul benzeri çok katlı apartmanlar ve rezidanslar modern bir görüntü yaratıyordu şehirlere.

Sadece şehirler mi,şehirlerin dağları,tepeleri, yayla köyleri bile modern yapılarla,villalarla donanmıştı.O eski Karadeniz evlerine nadiren rastladım.İlginçtir, köylerde vefat eden yakınlarını hala evlerinin bahçesine gömüyorlar. Atadan kalan toprakları satılmasın diye yapıyorlarmış bunu.Örneğin Çaykara’da çok rastladım.Diğer ilçelerin bazı dağ köylerinde de öyleymiş hala.Trabzon’da mükemmel bir havaalanı var.Artvin-Rize de de,Giresun-Ordu’da da..Trabzon’da büyük liman var.İyidere’ye yıllık 13 milyon yük kapasiteli 3 milyar 780 milyona 2029’da tamamlanacak lojistik liman yapılıyor.Sürmene’ de 1650 metrelik mendirek yenileniyor.Karadeniz’ de yatırım hız kesmiyor anlayacağınız.

Çayın ikinci kesimi yapılıyor şimdi.Çayla kaplı dağlarda tepelerde makas ve motor sesinden geçilmiyor.Of’ta çayın nasıl toplandığını inceledim.3 kesim yapılıyormuş.Biri Mayıs’ta, diğeri Temmuz’da,üçüncüsü ise Eylül’de makaslanırmış.Makas dediğime bakmayın.Artık motorlu makaslarla toplanıyor çaylar ve motorla toplama da kaliteyi oldukça düşürüyormuş. Eskiden elle uç filizleri toplanırmış.Şimdi makinaya ne geliyorsa torbaya dolan o.Yine eskiden çayı sahipleri toplarmış,sonradan Gürcistan’dan gelen işçilere bırakmışlar işi, günümüzde ise artık yarıcılar topluyor çayı.35 liradan tüccara yada Çay-Kur’a satıyorlar. Karadeniz zenginleşti,çoğu toprak sahipleri İstanbul ve diğer büyük şehirlere yerleştiler ya,çocukları da pek ilgilenmiyor çayla.Sadece çay toplama zamanı gelip,bir-iki ay kalıp,tatili geçiriyorlarmış memleketlerinde.

Yollarda modern ve yeni araçlar var.Yaz aylarında yabancı plakalardan geçilmiyor.Güzel ev ve dairelerin çoğu kışın kapalı,sahipleri İstanbul ve Almanya’da,Belçika,Fransa yada Hollanda’da olurlarmış.Ama yazın çok canlı köyler.Çoluk,çocuk,torunlar tüm aile yazları biraraya gelirlermiş.Yerli halk çok samimi,sıcak ve misafirperver davranıyor dışardan gelenlere. Karadenizlilik farklı bir şey.Birbirlerini çok tutuyorlar.Yöresel espri ve güçlü hemşehrilik bilincine sahipler.Köylülük de fazla kalmamış Karadeniz’de.Köyleri mahalleleştirdik ya,artık Karadeniz köylüsü de süpermarketlerden yapıyor alışverişini.Her yerden su fışkırıyor ama,çoğu pet şişeye para verip içiyor suyu.Bulak marka bir içme suları var ki,hem çok lezzetli ve hem de mineral açısından çok zengin.Belediyeleri çok iyi çalışıyor.Köylerde kuyu neredeyse kalmamış. Yaylalarda bile paralı belediye suyu kullanıyorlar.

Bir sonraki yazımda Karadeniz’in en karizmatik yeri Of’u anlatacağım.Çevreyle ilgili bilgiler vermeye devam edeceğim.Gözlemlerimi daha etraflı bir şekilde nakledeceğim sizlere…

CAN PULAK

GELECEK YAZI:KARADENİZ UCUZ.

Fotoğraflar.... Yaylalar-Karadeniz’de güneş batımı-Çay toplama-Uzungöl tabiat müzesi- Uzungöl’ü turizme kazandıran kahraman-Rize çay bahçesi

1.jpg

2.jpg

3.jpg

4.jpg

5.jpg

6.jpg

7.jpg

8-001.jpg

9-001.jpg

10.jpg

11.jpg

12.jpg

13.jpg

14.jpg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler