Okyanus Etkileri Karbonun Sosyal Maliyetini İki Katına Çıkarıyor

Okyanus Etkileri Karbonun Sosyal Maliyetini İki Katına Çıkarıyor

Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyda Erden Özsoy:-"Okyanus ve deniz ekosistemlerinden kaynaklanan zararların bile ton başına 48 dolar ek maliyet yaratması, mevcut karbonun sosyal maliyet hesaplarının okyanus etkilerini....

Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyda Erden Özsoy, karbonun sosyal maliyetinin hesaplanmasında okyanus etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, deniz ekosistemindeki 48 dolarlık ek maliyetin, mevcut karbon hesaplamalarının okyanus etkilerini kapsamadığı için yetersiz kaldığını ortaya koyduğunu söyledi.

ABD, Almanya, Kanada, İtalya ve Hollanda'dan çeşitli üniversitelerdeki araştırmacılar, karbon salınımının okyanus temelli etkilerinin hesaplanmasını içeren çalışma yaptı. Sonuçları Nature Climate Change'te yayımlanan çalışma, okyanusların karbonun sosyal maliyetini (SCC) yaklaşık iki katına çıkardığını gösterdi.

Çalışmada, iklim değişikliğinin denizler, okyanuslar ve kıyı ekosistemlerinden elde edilen doğal, ekonomik ve toplumsal değerlerin bütünü olarak tanımlanan "mavi sermaye" üzerindeki etkileri incelendi.

Bu kapsamda mercan resifleri, mangrovlar, liman altyapıları ile balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği alanlarındaki iklim etkileri ele alındı.

Araştırmacılar, iklim değişikliğinin mavi sermaye üzerindeki etkilerinin karbonun sosyal maliyeti gibi göstergelerde büyük ölçüde göz ardı edildiğini tespit etti.

- Mavi karbonun sosyal maliyeti

Okyanus temelli (mavi) karbonun sosyal maliyetini hesaplamak isteyen araştırmacılar, iklim etkilerini içeren referans senaryo ile 2020'de atmosfere ek bir megaton karbondioksit salımının etkisini içeren senaryoyu karşılaştırmalı olarak modelledi.

Çalışmaya göre, 2020 için mavi karbonun sosyal maliyeti ton başına 48,3 dolar oldu. Bu maliyetin dağılımında balıkçılık 22,1 dolar, mercanlar 14 dolar, mangrovlar 10,1 dolar, limanlar ise 2,1 dolar pay aldı. Bu tutar, standart hesaplamalarda yer almayan okyanus zararlarını temsil ederken, okyanus etkileri dışarıda bırakıldığında elde edilen karbon maliyeti neredeyse iki katına çıktı.

- Okyanuslar doğal bir yutak işlevi görüyor

Prof. Dr. Ceyda Erden Özsoy, AA muhabirine, okyanusların iklimi düzenleyen ve ekonomiyi ayakta tutan dev bir "doğal banka" işlevi gördüğünü söyledi.

Mavi karbon kavramının kıyı ve deniz ekosistemlerinin atmosferden karbondioksiti emip depolama kapasitesini ifade ettiğine dikkati çeken Özsoy, özellikle mangrov ormanlarının, deniz çayırları ve bataklıkların karbondioksiti emip toprağa hapsettiğini, iklim değişikliğini yavaşlatan doğal bir "yutak" işlevi gördüğünü belirtti.

Özsoy, mavi sermayenin ise okyanusların ve denizel ekosistemlerin insanlara sağladığı tüm ekonomik ve refah temelli faydaların toplamını kapsadığını aktardı.

Atmosfere salınan ek bir ton karbondioksitin insanlara ve ekonomiye verdiği toplam zararın karbonun sosyal maliyeti şeklinde tanımlandığına işaret eden Özsoy, "Bu zarar sağlık, gıda, altyapı ve yaşam kalitesi gibi alanları kapsar. Karbonun sosyal maliyetinin hesaplanmasında genellikle entegre değerlendirme modelleri kullanılır. Emisyon artışı, sıcaklık değişimi, ekonomik ve refah zararları zinciri kurulur ve piyasa kayıpları zarar fonksiyonlarıyla, piyasa dışı ve ekosistem etkileri ise doğal sermaye/fayda fonksiyonlarıyla parasallaştırılır ve gelecekteki etkiler bugünkü değere indirgenerek ton başına maliyet bulunur." dedi.

Özsoy, atmosfere salınan her ek ton karbondioksitin mavi karbonun sosyal maliyetinin, mercanlar, mangrovlar, balıkçılık ve limanlar gibi mavi sermaye bileşenlerindeki zararların parasal karşılığını ortaya koyduğunu ve karbonun sosyal maliyeti hesaplarında çoğu zaman göz ardı edilen okyanus etkilerini görünür kıldığını anlattı.

Mavi karbonun sosyal maliyeti hesaplanırken okyanus sistemlerinin iklimden nasıl etkilendiğine ilişkin sektörel zarar fonksiyonlarının oluşturulduğuna, piyasa ve piyasa dışı kayıpların parasal olarak değerlendirildiğine dikkati çeken Özsoy, söz konusu etkiler değerlendirilerek ton başına maliyetin belirlendiğini dile getirdi.

Özsoy, çalışmaya göre, atmosferdeki sera gazı yoğunluğu arttıkça okyanusun kimyası ve fiziksel yapısında değişimler yaşandığını, bunların ise hem ekosistemleri zayıflattığını hem de okyanusun doğal düzenleyici işlevlerini etkilediğini ifade etti.

Okyanusların atmosferdeki ek emisyonların bir kısmını emerek sistemin tepkisini şekillendirdiğine değinen Özsoy, şunları kaydetti:

"Okyanusları hesaba kattığımızda iklim değişikliğinin gerçek ekonomik bedeli sandığımızdan çok daha yüksek. Birincisi, yalnızca okyanus ve deniz ekosistemlerinden kaynaklanan zararların bile ton başına 48 dolar ek maliyet yaratması, mevcut karbonun sosyal maliyet hesaplarının okyanus etkilerini dışladığı için zararı sistematik olarak düşük tahmin ettiğini ortaya koyuyor. Okyanus etkileri eklendiğinde toplam maliyet neredeyse iki katına çıkıyor. İkincisi, iskonto oranı yüzde 2'ye düşürüldüğünde değerin 168 dolara yükselmesi, okyanus temelli zararların büyük bölümünün uzun vadede ve kalıcı refah kayıpları şeklinde ortaya çıktığını gösteriyor. Yani gelecekteki kayıpları daha ciddiye aldığımızda, bugünkü her ton emisyonun maliyeti çok daha yüksek görünüyor."

- Beslenme ve sağlık sorunları riske giriyor

Özsoy, okyanus temelli zararların balık stoklarında azalmaya, gıda güvencesinde bozulmaya ve sağlık sorunlarının artmasına yol açacağını belirterek, mercan ve mangrov kaybının ise kıyı bölgelerini afetlere karşı daha savunmasız hale getirerek ekonomik kayıpları artıracağını söyledi.

Daha düşük iskonto oranlarında maliyetlerin hızla yükselmesinin ise risklerin uzun vadeli ve nesiller arası olduğunu gösterdiğini vurgulayan Özsoy, "Çalışmanın temel mesajı karbonun gerçek maliyeti sandığımızdan yüksekse, iklim politikalarının da daha güçlü olması gerekiyor. Yani hem emisyonları azaltmak hem de okyanusları politika tasarımının merkezine almak şart." ifadelerini kullandı.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler