Prof.Dr.İ.Hamit Hancı Yazdı: Lanzarote
Afrika kıtasının (Fas) kuzeybatı kıyılarında, Kuzey Atlas Okyanusu üzerinde yer almakta. Fas'ın kuzeybatı kıyılarına 126 kilometre kadar mesafede. Volkanik bir yer. 845.9 km². Nüfusu yaklaşık 163.000.
Prof.Dr.İ.Hamit Hancı
Lanzarote, bir ada. İspanya'da, Kanarya Adaları Özerk Topluluğu'na bağlı Las Palmas ilinde bulunuyor. Kanarya Adaları takım-adalarının en doğusunda.
Afrika kıtasının (Fas) kuzeybatı kıyılarında, Kuzey Atlas Okyanusu üzerinde yer almakta. Fas'ın kuzeybatı kıyılarına 126 kilometre kadar mesafede. Volkanik bir yer. 845.9 km². Nüfusu yaklaşık 163.000.
Tamamda nerden çıktı bu ada.
Bu ada çok önemli bir sözleşme ile adını dünyaya duyurdu;
LANZAROTE SÖZLEŞMESİ ya da resmi adıyla “Çocukların Cinsel Sömürü ve Cinsel İstismara Karşı Korunması Avrupa Konseyi Sözleşmesi”. https://rm.coe.int/168046e1de
Avrupa Konseyi'nin (The Council of Europe) merkezi Fransa'nın Strazburg şehrinde. Türkiye, 5 Mayıs 1949 yılında konseye katılan kurucu ve ilk üyelerden. Kuruluşunda 10 kurucu üye bulunan teşkilat, Rusya'nın üyeliğinin sonlandırılmasıyla güncel olarak 46 üye ülkeye sahip.
Üye Ülkeler (46 ülke): Almanya, Andorra, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Çekya, Danimarka, Ermenistan, Estonya, Finlandiya, Fransa, GKRY, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Karadağ, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Malta, Moldova, Monako, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, San Marino, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye, Ukrayna, Yunanistan.
Gözlemci Üyeler (5 ülke): ABD, Japonya, Kanada, Meksika, Vatikan.
Avrupa Konseyi’nin amaçları; insan hakları, hukukun üstünlüğü ve çoğulcu demokrasi ilkelerini korumak ve güçlendirmek; ırkçılık, hoşgörüsüzlük ve yabancı düşmanlığı, sosyal dışlanma konularındaki sorunlara çözüm aramak. https://www.mfa.gov.tr/avrupa-konseyi_.tr.mfa
Avrupa Konseyi'nin 46 üye devletinin tamamı 25 Ekim 2007'de adada imzaya açılan LANZAROTE SÖZLEŞMESİ ‘ni imzalayıp onaylamıştır. Rusya Federasyonu da Sözleşmeyi imzalayıp onaylamıştır; Tunus ise Sözleşmeye katılarak Avrupa Konseyi dışından ilk taraf devlet olmuştur. (Gözlemci devletlerden ABD,Meksika ve Japonya taraf olmamıştır)
“Lanzarote Sözleşmesi”, çocuklara karşı işlenen her türlü cinsel saldırının suç sayılmasını gerekli kılmaktadır.
Sözleşme, Avrupa ve ötesindeki devletlerin cinsel şiddeti önlemek, çocuk mağdurları korumak ve failleri yargılamak için özel mevzuat çıkarmaları ve önlemler almaları gerektiğini belirtmektedir.
Sözleşmesini etkin bir şekilde uygulayıp uygulamadığını izlemek amacıyla “ Lanzarote Komitesi ” (yani Lanzarote Sözleşmesi Taraflar Komitesi), kurulmuştur. Komite özellikle kapasite geliştirme faaliyetleri (çalışma ziyaretleri, konferanslar vb.) sırasında iyi uygulamaları belirlemekle de görevlidir.
Sözleşmenin amaçları ;
*çocukların cinsel suistimalini ve çocuğa yönelik cinsel istismarı önlemek ve bunlarla
mücadele etmek;
*cinsel suistimal ve cinsel istismar mağduru çocukların haklarını korumak;
*Çocukların cinsel suistimaline ve cinsel istismarına karşı ulusal ve uluslararası
işbirliğini yaygınlaştırmak.
*İlgili hükümlerinin Taraflarca etkili bir biçimde uygulanmasını temin etmek üzere,
özel bir izleme mekanizması oluşturmak.
Sözleşmeye göre; Hükümlerinin Taraflarca uygulanması, özellikle de mağdurların haklarını korumaya yönelik tedbirlerden faydalanmaları, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya diğer tür görüş, milli veya sosyal köken, herhangi bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk ve arazi sahibi olma, doğumla, cinsel yönelimle, sağlık durumuyla, engelli olma veya diğer bir statüyle bağlantılı olmaksızın, ayrım gözetilmeden temin edilecektir.
Tarafların her biri çocukların her türlü cinsel suistimalini ve cinsel istismarını önleyecek ve çocukları koruyacak gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.
Tarafların her biri; çocukların cinsel suistimali ve cinsel istismarıyla mücadeleye ilişkin devlet politikaları, programları veya diğer girişimlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına, gelişme kapasitelerine uygun olarak çocukların katılmalarını teşvik edecektir
Tarafların her biri, özellikle de eğitim sektörü, sağlık sektörü, sosyal hizmetler, kolluk kuvvetleri ve yargı makamları gibi çocukların cinsel suistimale ve cinsel istismara karşı korunması ve bunlarla mücadeleden sorumlu farklı birimler arasında ulusal veya yerel düzeyde koordinasyon sağlamaya yönelik gerekli tedbirleri alacaktır.
Sözleşme 18. maddesi– Cinsel istismarı şöyle tanımlıyor;
*ulusal yasanın ilgili hükümlerine göre cinsel faaliyet için yasal yaşa ulaşmamış bir çocukla cinsel faaliyetlerde bulunmak;
*Çocukla aşağıdaki koşullarda cinsel faaliyetlerde bulunmak: – baskı, zorlama, tehdit kullanılması veya, – aile içi de dahil olmak üzere, tanınmış bir güven, otorite veya nüfuzun suistimal edilmesi veya, – çocuğun, zihinsel veya fiziksel bir engeli veya bağımlı durumda olması nedeniyle, özellikle zayıf durumunun suistimal edilmesi.
Sözleşmenin küçük yaştaki çocuklar arasındaki, karşılıklı rızaya bağlı cinsel faaliyetleri düzenleme amacı bulunmamaktadır.
19. madde Çocuk fuhuşuna ilişkin suçlarla ilgilidir.
*“Çocuk fuhuşu” terimi bu madde kapsamında, ödeme, taahhüt ya da karşılığında çocuğa ya da üçüncü bir kişiye yapılmasına bakılmaksızın; para veya başka bir biçimde bedel ya da karşılık verilerek ya da ödeme taahhüdü yapılarak çocuğu cinsel faaliyetler için kullanma anlamına gelecektir.
20. madde Çocuk pornografisine ilişkin suçları ele almaktadır.
22. madde Çocukların kötü yola sevk edilmesi başlığına göre, Tarafların her biri, Madde 18.2’nin uygulaması kapsamında belirtilen yaşa ulaşmamış bir çocuğun, katılmaya zorlanmasa bile, cinsel maksatlarla cinsel istismara veya cinsel faaliyetlere tanık olmasına kasten neden olmanın suç teşkil etmesini sağlayacak gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaktır.
28 . madde Ağırlaştırıcı şartları ele almaktadır
*suçun mağdurun fiziksel veya zihinsel sağlığına ciddi bir biçimde hasar vermesi halinde;
*suçtan önce veya suç esnasında işkence faaliyetlerinin veya ciddi şiddet eylemlerinin gerçekleşmesi halinde;
*suçun özellikle hassas konumda olan bir mağdura karşı işlenmiş olması halinde;
*suçun bir aile ferdi tarafından, çocukla aynı yerde yaşayan biri tarafından veya otoritesini suistimal eden bir kişi tarafından işlenmesi halinde;
*suçun birkaç kişi tarafından birlikte hareket edilerek işlenmesi halinde;
*suçun bir suç örgütü kapsamında işlenmiş olması halinde;
*failin aynı nitelikli suçlardan daha önce de hüküm giymiş olması halinde.
Cezalar ağırlaşacaktır.
Peki Türkiye, bu sözleşmenin neresinde.
Ülkemiz 25/10/2007 de Lanzarote Sözleşmesi'ni imzaladı.
Burada Anayasamızın 90. Maddesi devreye giriyor.
Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma başlıklı 90.maddeye göre – Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlı.
…..
Yine bu maddeye göre; Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmünde.. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamıyor. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınıyor.
Neticede , Sözleşme 13 Ağustos 2010 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na geldi. Sözleşmenin kabul edilebilmesi için 'Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve Cinsel İstismara Karşı Korunması Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı' oluşturuldu ve 6084 Sayılı Kanun onaylandı. 10 Eylül 2011 tarihinde 28050 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Taraf devletlere ciddi yükümlülükler getiren bu sözleşme hala profesyonel çevrelerde tam olarak bilinmediği için bu yazıyı kaleme almak gereği hissettiğim için sizlerle paylaştım. Umarım faydalı olur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.