Prof. Dr. İ. Hamit Hancı Yazdı: Trafik Te Kan Alkol Düzeyi Ne Olmalı?

Prof. Dr. İ. Hamit Hancı Yazdı: Trafik Te Kan Alkol Düzeyi Ne Olmalı?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve buna bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği kapsamında ülkemizde hususi otomobil sürücüleri dışındaki araçları kullanan sürücüler için yasal alkol sınırı 0.20 Promil olarak belirlenmiştir.

Prof.Dr.İsmail Hamit Hancı

Türk Hava Yollarının 27 Ağustos 2026 Avrupa da bir kentten İstanbul’a yapacağı uçuşta yardımcı pilotun yapılan kontrolde alkollü çıkması üzerine uçuş iptal edilmişti. Airporthaber’e göre benzer bir durum Ağustos başında (7 Ağustos) Avusturalya’dan İstanbul’a gelen bir THY uçağında da meydana gelmiş. Kaptan pilotun uçağa alkollü geldiğini anlayan dikkatli kabin ekibi durumu Türkiye’ye bildirmiş , kokpitte yapılan testte 0,67 promil alkol saptanmış. Sefer iptal edilmiş.

Bu durum yıllar önce Ruh Sağlığı Hekimi Prof.Dr.Yıldırım Beyatlı Doğan abimizle 2019 yılında davet edildiğimiz Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ndeki bir mevzuta çalışması sonucunda ele aldığımız bilimsel bir çalışmayı gündeme getirme ihtiyacı doğurdu

Önce kan alkolü ile ilgili kısa bir bilgi: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve buna bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği kapsamında ülkemizde hususi otomobil sürücüleri dışındaki araçları kullanan sürücüler için yasal alkol sınırı 0.20 Promil olarak belirlenmiştir. Hususi otomobil sürücüleri için ise yasal alkol sınırı 0.50 Promil olarak kabul edilmiştir.

Emniyet Genel Müdürlü web sitesinde de görüleceği üzere, Promil hesabında alkolün ağırlığı, kanın ise hacmi dikkate alınarak bir orantı kurulur. Örneğin 0.50 promil 100 mililitre kanda 50 miligram alkol bulunduğunu gösterir ve buradan gidilerek, 50:100=0.50 promil kabul edilir (Ağırlık hacme oranlandığından bu yaklaşık bir hesaptır).

Peki pilotların durumu nedir :Psikoaktif madde ve limit dışı alkol kullanımının denetlenmesi, önlenmesi ve tespitine ilişkin güncel Avrupa Birliği mevzuatı ve diğer ulusal mevzuata uyumun sağlanması amacıyla, “Kontrole Tabi Havacılık Personelinin Alkol ve Psikoaktif Madde Kontrollerine İlişkin Talimat (SHT-APAM)” Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından 16 Nisan 2019 da yayımlanmıştır. 2014 tarihli eski Talimat yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu talimata göre;

Madde 1- (1) Bu Talimatın amacı, uçuş emniyetinin korunması ve artırılması maksadıyla, sivil havacılık faaliyetlerinde görev yapan kontrole tabi havacılık personelinin psikoaktif madde ve limit dışı alkol kullanımının denetlenmesi, önlenmesi ve tespitine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

MADDE 2 - (1) Bu Talimat; sivil havacılık alanında görev yapan uçuş ekibi üyesi, kabin ekibi üyesi, hava trafik kontrolörü, hava aracı teknisyeni, uçuş harekât uzmanı ve bunların adayları ile bu kişilere eğitim veren veya bu kişileri bünyelerinde bulunduran kurum, kuruluş ve işletmeler ile bu kişilerin havacılık muayenelerini gerçekleştirmekle yetkilendirilen havacılık tıp merkezleri, uçuş tabipleri ve yetkili tabipleri kapsar.

Talimatta kimlerin ve nasıl denetime tabi tutulacağı, itirazlar ve kontrol analizleri gibi içerikler bulunmaktadır. Alkol düzeyinin belirlenmesi amacıyla alkolmetre ile ölçüm testi, psikoaktif madde kullanımının belirlenmesi amacıyla idrar ve/veya tükürük numunesinde madde tarama testi uygulanacağı öngörülmektedir (Ön test olarak).

Test sonuçları başlıklı MADDE 10 – (1) Alkolmetre ile yapılan ölçüm sonucu promil cinsinden tespit edilir. Alkol ölçüm sonucu 0,2 promil üstünde olması durumunda test sonucu pozitif olarak ve limit dışı alkol kullanımı olarak değerlendirilir.

(2) Psikoaktif madde tarama testlerinde aranan maddelerden herhangi birisinin bulunması halinde tarama test sonucu pozitif olarak ve psikoaktif madde kullanımı olarak değerlendirilir.

(3) Tarama test sonuçlarından herhangi birisi pozitif olup doğrulama testi için numune alınan durumlarda doğrulama laboratuvarından gelen test sonucu Genel Müdürlük, havacılık tıp merkezi, uçuş tabibi veya yetkili tabipçe değerlendirilinceye kadar pozitif olarak kabul edilir. Bu gibi durumlarda doğrulama laboratuvarından alınan test sonucu esas alınır.

(4) Denetçi personelin testi uygulamasına izin vermeyen kontrole tabi havacılık personeli limit dışı alkol ve psikoaktif madde kullanımı kesin olarak belirlenemediği için lisanslarına ait imtiyazlarını ve ilgili yetkilerini kullanamazlar.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) ve havayolu şirketleri, uçuş öncesinde veya sonrasında rastgele alkol tarama testleri (nefes testi) yapmaktadırlar. Limiti aşan pilotların lisansları askıya alınmakta ve yasal işlem yapılmaktadır.

Görüldüğü gibi Karayolunda yasal alkol sınırı hususi araç dışında 0.20 Promil, hususi otomobil sürücüleri için ise 0.50 Promil olarak kabul edilmiştir.

Uçuş personeli içinse sınır 0,2 promil dir.

Bu toplantıda her türlü sınırın 0 olması gerektiğini bildirmiştik. Ancak uluslarası sözleşmelerle uyum istenildiği için bu sınır kabul edilmişti.

Neden 0? Bunu Prof.Dr.Yıldırım Beyatlı Doğan ile bilimsel bir bakış açısıyla ele almıştık.

Kan alkol düzeyi alkole bağlı davranış değişikliklerini açıklar mı?

Bu sorunun yanıtı hem EVET hem HAYIR dır.

Aklınızın karışmasına gerek yok.

İçilen Alkolün, insan bedeninde meydana getirdiği davranışlar gerçekte farklılıklar gösterir.

Normalde Hiç alkol almamış kişinin kanındaki alkol miktarı sıfırdır. Ve alkol almamış kişide davranış değişikliği görülmez.

Kişi alkol tüketmeye başladığı zaman kan alkol değeri yükselir. Davranış değişiklikleri Sıfır derecesinin üzerine çıkmakla başlar.

Bedene giden giren alkol doğrudan mideden kana oradan beyne gider. Beyinde bilişsel işlevleri etkiler. Buna bağlı olarak

dikkat yoğunluğu, dikkat süresi, soyut düşünme, zihinden hesap-kitap yapma, öğrenme, öğrenileni anımsama, ani gelişen sorunlara doğru yanıt verebilme,sorun çözme becerileri aksar ve bozulur.

Bu özelliklerin etkilendiği kişi hesaplama yapabilir mi? Olumsuzluk söz konusu olduğunda önlem alır mı yoksa yapay bir hoşnutlukla anlamsız bir iyimserlik mi geliştirir? Örneğin nasıl olsa ben hallederim böbürlenmesi mi gelişir?

Kimi eylemler söz konusu olduğunda beklenen kan alkol düzeyinin sıfır olması gerekir. Hassas işler yapan bir yudum olsun içerek işine gitmez. Ya da ertesi güne devam edecek bir sarhoşluğu göze alamaz. Bu nedenle alkol içecekse işini yapmaz. Ya da ertesi gün işini etkileyecek şiddette içmez.

Demek ki kan alkol düzeyinin sıfır olması gereken özellikli haller söz konusudur.

Hukuki düzenlemelerde gerek trafiğe çıkan sivil araç sürücülerinde gerekse pilotlarda ulaşıma çıkılması için izin verilen kan alkol düzeyleri belirtilmiştir.

Gerçekte alkolün hiç bir seviyesi sürüş için güvenli değildir. Ancak her ülke belli bir riski kabul ederek kendi yasal alkol limitini belirlemiştir.

Normal de Alkolün etkileri yaş, cinsiyet, tecrübe gibi bazı faktörlere bağlı olarak bireyler arasında farklılıklar görülmekteyse de, genel olarak 0.2 promil düzeyinden itibaren sürücülükte olumsuz etkilerinin de arttığı kabul edilmektedir. Bu sınır kimi ülkeler tarafından kabul edilmiş bulunmaktadır. Bu nedenle Sivil havacılıkta da sınır 0.2 promil dir.

Kandaki alkol oranı saatte 12-20 mg/dl düşmektedir. Adli Tıp Kurumu ortalama olarak kan alkol düzeyinin bir saatte 15 mg/dl azaldığını kabul etmektedir.

Bu nedenle, bir gece önce fazla miktarda alkol alan bir sürücünün kanında ertesi sabah yasal sınırların üstünde alkol çıkabilmektedir.

ANCAK…. Daha önemli bir durum Patolojik alkol zehirlenmesi hastalığıdır.

Kimlerde olduğu hemen belli olmayan bu durum sonuçları açısından son derece vahimdir. Kişi alkol almaya başlar. Ya da çok az miktarda içmiştir. Süre değişmekle birlikte genelde Birkaç saat içinde beliriveren bir şiddet davranışı ortaya çıkar.

Kişi çevresindeki eşyaya ve insana ciddi zararlar verir. Kırıp döker; yaralayıp öldürür. Daha sonra kişi olup biteni asla anımsamaz.

Sebep alkol müdür? Sebep alkolse eğer kan alkol düzeyi yüksek olmak gerekir. Oysa kan alkol düzeyi yasal sınırın bile altındadır. Ancak sebep alkoldür. Çünkü alkol beyninde işlevsel bir aksama yaşayan insanın beynindeki elektriklenmeyi bozmakta ve ortaya sara/epilepsi benzeri şiddet dolu bir hal ortaya çıkmaktadır.

Sara hastası için dikkat etmesi gereken kimi ayrıntılar vardır; Güneş ışığı, televizyondan gelen ışık, sıcak, bedensel hareket ve tabi alkol! Ancak hasta her güneşe çıktığında her bedensel hareketinde her televizyon seyredişinde sara nöbeti geçirir mi? Hayır, geçirmez. Hangi seferinde geçireceğini önceden bilmek olanaksızdır.

Patolojik alkol zehirlenmesi de sara/epilepsi eş değerli bir hastalıktır. Ortaya ancak Thompson Testi ile çıkabilir. Önce kişinin tıbbi öyküsü dikkatle elenmelidir. Daha sonra kişiye sabahleyin aç iken EEG çekilir. Aynı kişiye 15 dakika sonra ağız yolu ile 10 cc alkol verilir. 15 dakika bekleyip yeniden EEG çekimi yinelenir. İkinci EEG’de beynin şakak/temporal lobuna özgü sara hastalığı belirtisi görülür. EEG tetkikinin her türlü epilepside %30 oranında bilgi veremeyeceği düşünülürse tek başına öykü bile yeterlidir. Kişiyi uyarmak ve sık aralıklarla denetlemek gerekmektedir.

Bu inceleme trafikle ilgili sağlık muayenelerinde yapılmamaktadır.

Oysa ki kimi mesleklerde, mesleğe alınan kişilerde alkol odaklı değerlendirmelerde patolojik alkol zehirlenmesi mutlak surette elenmelidir.

Yasal olarak belli bir sınıra kadar alkol almış bir pilotun kullandığı uçağa binmek ister misiniz? İstemezsiniz. Ancak binersiniz. Çünkü alıp almadığını bilmezsiniz. Kim bilir?

Kanlı, ölümlü bir kaza. Ancak şoförün kanındaki alkol miktarı yasal sınırlar içinde!

Ya sürücünün patolojik alkol zehirlenmesi hastalığı varsa..

O zaman çare tek görülmektedir. Alkolün etkisinde kaza yapan sürücünün onlarca kişinin yaşamının sonlanmasına sebep olma ihtimali varsa,

İstisnasız tüm sürücüler için yasal kan alkol düzeyi 0 (Sıfır) Promil olmalıdır

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler