Prof.Dr. Mustafa Tözün'ün Yeni Yazısı: “Halk Sağlığı” Anlayışını Geniş Boyutlarıyla Anlamaya Çalışmak

Prof.Dr. Mustafa Tözün'ün Yeni Yazısı: “Halk Sağlığı” Anlayışını Geniş Boyutlarıyla Anlamaya Çalışmak

3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası’nda “Halk Sağlığı” Anlayışını Geniş Boyutlarıyla Anlamaya Çalışmak...

3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası’nda “Halk Sağlığı” Anlayışını Geniş Boyutlarıyla Anlamaya Çalışmak

T.C. İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü resmî kurumlara “3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası” konulu bir yazı gönderdi. Üniversitemize, tıp fakültemize ve Halk Sağlığı Anabilim dalımıza yazı ulaştı. Sağlık Bakanlığımız bu yazıyı tüm illere gönderdi elbet. Bir tıp akademisyeni ve halk sağlığı uzmanı olarak yazının gereği için resmi yoldan görevimizi yaptık. Bu yazı ile okurlarımızı da konu hakkında bilgilendirmek boynumuzun borcu.

Yazının içeriğini olduğu gibi aktarıyorum:
“Halk sağlığının ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini vurgulamak, yürütülen çalışmaları görünür kılarak toplumun farkındalığını artırmak amacıyla ülkemizde her yıl 3-9 Eylül tarihleri arasında Halk Sağlığı Haftası kutlanmaktadır.

Bu yıl yapılacak olan Halk Sağlığı Haftasının ana teması “Her Gün Halk Sağlığı” olarak belirlenmiş olup, “Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü” ve “Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği” koordinasyonunda hafta boyunca gerçekleştirilecek etkinlikler aşağıda belirtilen temalar doğrultusunda düzenlenecektir:
7 Güne 7 Tema
1. Gün "Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil"
2. Gün "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek"
3. Gün "Bilgiyi Sorgula, Kaynağı Doğrula, Sağlığını Aşı ile Koru"
4. Gün "Kaybetmeden Fark Et"
5. Gün "Sağlıkla Yaş Al, Sağlıklı Kal"
6. Gün "Bedenini Dinle Harekete Geç"
7. Gün "Kanserde Erken Teşhis Hayat Kurtarır"
Bu kapsamda (https://transfer.saglik.gov.tr/index.php/s/W263AY2YKxKTCDy) linkte yer alan kamu spotlarının kurumunuzda, ilgili günlerde yayınlanarak tüm personelin bilgilendirilmesinin sağlanması hususunda;
Gereğini arz ederim.”
**
Elbette bütün temalar önemli ve halkımızda bilinç düzeyinin ve farkındalığın arttırılması için verilen çabaların değeri yadsınamaz. Ancak Halk Sağlığı, halkın sağlığı, toplum sağlığı, koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelenmesi, birinci basamak sağlık kuruluşlarının gerçekten ilk başvuru yeri olması ve sağlık sorunlarının çoğuna çare olması, yukarıda sayılan temel sağlık hizmetlerinin kamusal bir hizmet olarak sunulmasına verilen önem vb. gerçekten sağlık politikalarının temelini mi oluşturuyor?

Halkımız gerçekten kamusal sağlık hizmetlerinin değerini bilip sahipleniyor mu yoksa hastalandığında mı sağlık hizmetlerini aklına getiriyor? Hastalanınca tedavi edici sağlık hizmetlerini hastanelerde mi arıyor ve devlet hastaneleri yerine özel hastaneleri mi tercih ediyor? Sağlıkta kaliteli hizmet için sağlığın özelleştirilmesi mi gerekiyor?

Hekimlerimizin ve diğer sağlık emekçilerimizin sağlık politikalarına ve sağlık hizmetlerine bakışı nedir? Halkın sağlığı için koruyucu sağlık hizmetlerinin özellikle birinci basamak sağlı kurum ve kuruluşlarında verilmesini önemsiyorlar mı? İkinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlıkçılar birinci basamakta çalışanlarla koordineli mi çalışıyor, sağlık hizmetlerinin entegrasyonu iyi mi?
Yukarıdaki temalar üzerinden örneklendirirsek; "Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil" ve "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" açısından aile sağlığı merkezlerinde verilen hizmetler; gebelik tespiti, gebe izlemleri, doğum öncesi bakım, doğumun sağlıklı gerçekleştirilmesi, doğum sonrası bakım, bebek izlemi, yenidoğan tarama programının uygulanması, anne sütü ile beslenmenin özendirilmesi, çocukluk aşı takvimine uygun bağışıklama hizmetlerinin verilmesi vb. hizmetler ile kadın sağlığı ve çocuk sağlığı açısından verilen tedaviye yönelik hastane hizmetleri arasında etkin bir koordinasyon ve entegrasyon var diyebilir miyiz?
Ülkemiz için sağlık emekçilerinin çabalarını, verilen emeği yadsımıyoruz, çok çalışılıyor, ancak verim alınmasında sorunlar olduğunu düşünüyoruz.

Bunun nedenleri sağlıkçılarımızın çalışmasında ya da Bakanlığımızın yürüttüğü programlarda değil. Sorun küresel boyutta!

Küreselleşmenin kıskacında haltan, halkın sağlığından söz ediyoruz… Ve tam anlamda güdük bir halk sağlığı anlayışına indirgeniyor bilincimiz… Halk Sağlığı çabaları sağlım hizmetleri içerisinde herhangi bir kümede sunulan hizmetler değildir, bir bütünün küçük bir kısmı değildir. Halk sağlığının tarihçesine baktığınızda hayatın merkezine oturan, bütüncül bir yaklaşımı görürsünüz!

Halk Sağlığı bir hafta içerisinde anımsanıp geçilecek bir konu değildir. Hayatın tamamına, her gün ve her an’a yansıyan bir yaşam biçimidir. Herkesi ilgilendirir ve birey olarak herkese sorumluluk yükler ve görevlerin yerine getirilmesini ister. Toplu olarak görevlerimiz vardır, sosyal devlet olması ve devletin halk sağlığı için görevleri vardır. İsterseniz Cumhuriyetimizin başına gidin ve 1930 tarihli, halen yürürlükte Umumi Hıfzısıhha

Kanunumuzu açıp okuyun. Göreceksiniz.

Bugün, dünyayı etkisi altına alan küreselci zihniyetin kıskacı altında toplumlar, aile yapısı dahil parçalanma riski altındadır ve insanların toplumdan soyutlanarak bireyler haline getirilmesi amaçlanmaktadır. Çok soyut kalacak böyle söyleyince, yazıyı uzatmamak için örneklendirmeyeceğim. Halk sağlığının nasıl olması gerektiğine dair birkaç cümle söylediğimizde anlaşılır olmasını umuyorum.

Toplumu ilgilendiren; en çok görülen, en çok öldüren ve en çok sakat bırakan hastalıklar ve sağlık sorunları halk sağlığı sorunları olarak tespit edilir. Bunlara yönelik olarak koruyucu sağlık hizmetleri ve sağlığın geliştirilmesi programları planlanır ve uygulamaya geçirilir. Bu hizmetler sadece Sağlık Bakanlığının yürüteceği ve altından kalkabileceği programlar değildir. Her konuda, devletin tüm bakanlıkları ve kurumları görevlerini alır. Bunun dışında halk sağlığı çabalarının yürütülmesinde yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, gönüllülere kadar herkese görevler düşer. Koordinasyon ve iş birliği esastır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin düzeyleri var: Önce temel koruma ele alınacak.

SAĞLIKLI ve RİSK taşımayan bireylere, topluma yönelik olarak başta halkın sağlık eğitimi olmak üzere hizmetler sunulacak. Sonra Risk gruplarına yönelik hastalık/sağlık sorunu oluşmadan önce verilecek primer koruyucu sağlık hizmetleri gelecek. Yukarıda sayılan bu yıla ait ilk altı günün temaları bunlara örnek. Sonra kronik hastalıklara, hastalığın ilk evresinde erken teşhis koyabilmek için yapılan çalışmalar; periyordik muayeneler ve sağlık taramaları gelir. Bunlara sekonder koruyucu sağlık hizmetleri denir ve tersiyer koruyucu sağlık hizmetleri içerisinde rehabite edici çalışmalarla hizmetler sürer. Bu hizmetler basamaklandırılmış sağlık hizmeti içerisinde tedavi edici hizmetlere de entegre edilmelidir.

Halk Sağlığı anlayışı önce toplum der, topluma odaklanır, sağlıklı bir toplumda bireyin sağlıklı olacağını iddia eder. Küreselci zihniyet ise yalnızlaştırılmış bireyin, kendi çabalarıyla, sisteme ulaşıp kendi kendine talep edeceği hizmetlerle sağlıklı olabileceğini iddia ediyor. Elbette bu iddiası apaçık değil, bu gözle küreselleşmeye baktığınızda anlayabilirsiniz. Hangisi doğru yaklaşım? Siz takdir edin.

Halk Sağlığı anlayışı, insan bir çevre içerisinde yaşar, der. Bu çevre anlayışı içerisinde söz ettiğimiz topum da var. Toplum, sosyal çevredir. Sosyal çevre iyi hale getirilecek! Yani insanlar sağlıklı bşir toplumda yaşayacak! Bu, sadece ilk anlaşılan haliyle sağlık hizmetleriyle, hastanecilik hizmetlerinin kalitesiyle mümkün olabilir mi? Konu sağlık hizmetleri olmaktan çıkar. İnsan hakları, kadın hakları, çocuk hakları, adaletli toplum, devletin sağlıklı yaşamı garanti etmesi ile olur. Sağlık sadece kronik bir hastalığın vücutta oluşması ve tanı onulması değildir. Nedir? Örneğin; sağlıklı olmak için şiddetin hiçbir türlüsüne maruz kalmayacaksınız, yaşadığınız ülkede/şehirde terör olmayacak, savaş olmayacak. Örneğin; trafikte sıkışıklık ve gürültü yaşamayacaksınız, öfke olamayacak, stres olmayacak…

Örneğin içme-kullanma suyunuz, soluduğunuz hava temiz olacak, yediğiniz gıdadan emin olacaksınız, pestisit kalıntısı var mı diye düşünmeyeceksiniz…

Örneğin; artık ergen olan çocuğunuz okulunda akran zorbalığı görmeyecek ya da çocuk uyuşturucu mu kullanıyor diye bir şüpheniz olmayacak… Örnekler uzar gider ve halk sağlığı yaşamın her anına dokunur.

Gördüğünüz gibi “Halk Sağlığı” Halk Sağlığı Haftasında, Sağlık Bakanlığımızın verdiği hizmetleri tanıtmakla kısıtlanamayacak kadar geniş bir boyuta sahip. Tekrar edelim. Yapılan her çaba çok değerli. Ancak Halk Sağlığı, yaşamın tamamı ve toplum varsa ben varım, halkım sağlıklıysa ben de sağlıklıyım, çevrem sağlıklıysa, örneğin ormanlarım yanmıyorsa, erozyon olmuyorsa, deprem için önlemler alındıysa ben de sağlıklıyım, deme bilincinde olmaktır.

Geçen sene, 1 Eylül ve 4 Eylül 2025’de yine N Gazete’de yazdığımız Temel Sağlık Hizmetleri konulu yazılarımızdan Temel Sağlık Hizmetlerinin dünü, bugünü, yarını için hatırlatma olacak bazı paragrafları bu yazıya da alarak bugünkü yazımı tamamlamak istiyorum.

Temel Sağlık Hizmetlerinin Dünü:
“1970'lerde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) küresel sağlıktaki eşitsizlikleri tespit etti. 1977'de "2000'e Kadar Herkes İçin Sağlık" hedefi belirlendi. Amaç, herkesin üretken bir yaşam sürmesini sağlayacak bir sağlık düzeyine ulaşmaktı. 1978 Alma-Ata Konferansı, Alma-Ata Bildirgesi'nin politikaları ve sağlık hizmetlerini şekillendirdiğini belirledi. Daha sonra, DSÖ Genel Kurulu'nda stratejiler geliştirildi.
Alma-ata Bildirgesi'ndeki Temel Sağlık Hizmetlerinin (TSH) orijinal tanımı: "Temel Sağlık Hizmetleri, toplumdaki bireylere ve ailelere, tam katılımları ve toplumun ve ülkenin, kendi kendine yetebilme ve kendi kaderini tayin etme ruhuyla gelişiminin her aşamasında karşılayabileceği bir maliyetle evrensel olarak erişilebilir hale getirilen, pratik, bilimsel olarak sağlam ve sosyal olarak kabul edilebilir yöntemlere ve teknolojiye dayalı, sunulması zorunlu sağlık bakımıdır."

TSH'nin dört temeli şunlardır:
a) Sosyal eşitlik: Sağlık hizmeti doğuştan gelen bir haktır, özellikle uzak bölgelerde evrensel olarak erişilebilirdir ve sosyal adaleti yansıtır.
b) Öz sorumluluk/toplum katılımı: Bireyler sağlıklarını eğitim ve öz farkındalık yoluyla değerlendirmeli ve yönetmelidir. Sağlık hizmetlerinin planlanmasına kendileri ve toplum sorumlu bir şekilde katılmalıdır.
c) Sektörler arası iş birliği: Sağlık çok yönlüdür ve sektörler arası iş birliği gerektirir.
d) Uygun teknoloji: Hizmetlerin her kademesinde, o ülkeye uygun teknoloji kullanılmalıdır (Çakmur, 2024).
Almata-1978, TSH için “asgari bakım” kavramını kabul eder.

Her hükümet, ülke koşullarına göre hazırlanmış bir planla halkına aşağıdaki sekiz sağlık hizmetini sağlamaktan sorumludur:
1. Halkın sağlık eğitimi
2. Beslenme durumunun iyileştirilmesi
3. Temiz su ve sanitasyon sağlanması
4. Anne ve çocuk sağlığı ve aile planlaması
5. Başlıca bulaşıcı hastalıklara karşı aşılama
6. Endemik hastalıkların kontrolü
7. Yaygın hastalıkların uygun şekilde tedavisi
8. Temel ilaçların sağlanması (Karkee & Jha, 2010; Rifkin, 2018; Öztek, 2020).
1998'de, DSÖ Avrupa Bölgesi'nin "21. Yüzyıl İçin 21 Hedef" olarak bilinen sağlık 21 programı, tüm insanların sağlıklı yaşam beklentisini uzatmayı ve herkese yeterli ve kaliteli sağlık hizmeti sağlamayı amaçlıyordu. Amaç, Avrupa'daki sağlık eşitsizliklerini azaltmak ve herkes için daha iyi sağlık yaratmaktı.”
**
Temel Sağlık Hizmetlerinin Yarını:
DSÖ, sağlık eşitsizliklerinin 1978'dekinden daha kötü olduğuna dair kanıtlarla desteklenen Temel Sağlık Hizmetinin yenilenen önemini savunuyor. Daha zengin, daha sağlıklı bireyler üstün bakım alırken, yoksullar ihmal ediliyor. Hastalık, teknoloji ve uzmanlara aşırı vurgu, verimsizliğe, kısıtlı erişime ve ihmal edilen önlemeye yol açıyor. Uzman liderliğindeki bakım, kapsamlı ve önleyici tedbirleri gölgede bırakıyor. DSÖ, koruyucu tedbirlerin küresel hastalıkları %70 oranında azaltabileceğini tahmin ediyor. Sağlığı bir meta olarak ele almak, eşitsizlikleri artırarak gereksiz prosedürlere, daha uzun süre hastanede kalmaya, daha yüksek maliyetlere neden oluyor ve yoksulların dışlanmasını büyütüyor.

Parçalanmış sağlık hizmeti:
Gelişmekte olan ülkelerdeki kırsal sağlık hizmeti parçalanmıştır, belirli hastalıklara odaklanmaktadır ve altyapıyı ve personeli ihmal etmektedir, bu da insanları "program hedeflerine" indirgemektedir. İnsan merkezli, adil, uygun fiyatlı ve verimli bakım için artan beklentileri karşılamada başarısız olmaktadır. Temel Sağlık Hizmetleri, bütünsel korumayı teşvik ederek ve daha geniş sağlık belirleyicileriyle bu sorunu ele almaktadır. Temel Sağlık Hizmetleri sağlık hizmetini yeniden dengeler, aileleri ve toplulukları merkeze alır, yerel sahipliği ve topluluk odaklı çözümleri teşvik eder.

Adalet ve verimlilik için çalışmak:
Eşitsizliklerle mücadele, evrensel kapsamı, hizmet sunumunda eşitliği ve adaleti teşvik etmeyi gerektirir. Temel Sağlık Hizmetleri, 21. yüzyılın zorluklarını en iyi şekilde ele alır: sağlıksız yaşam tarzları, kentleşme ve uzun süreli bakım gerektiren kronik hastalıkları artıran yaşlanan nüfus gibi. Hastalık risk faktörleri genellikle sağlık sektörünün dışında yer aldığından, hastalıkları önleme çok sektörlü bir yaklaşım gerektirir. Politika kararları, kanıtlara dayalı olarak adalet ve verimlilik için çok önemlidir. Deneyim, evrensel olarak neyin işe yaradığını gösterir.” (World Health Report, 2008).

Binyıl Kalkınma Hedefleri:
Eylül 2000'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, küresel düzeyde insan onurunu, eşitliği ve sağlıklı yaşamı güçlendirmeyi amaçlayan 189 üye devletin katılımıyla sekiz adet Binyıl Kalkınma Hedefi (BKH) kabul etti. Yoksulluk ve kalkınmayla mücadeleye odaklanan bu hedeflerden bazıları doğrudan sağlıkla ilgiliyken, diğerleri dolaylı olarak sağlıkla ilgilidir.

2015 yılına kadar aşırı yoksulluğu yarıya indirmeyi, HIV/AIDS ile mücadeleyi, evrensel ilköğretimi sağlamayı ve daha fazlasını hedefleyen küresel olarak kabul görmüş bir taslak olan sekiz adet BKH, dünyanın en yoksullarına yardım etmek için benzeri görülmemiş çabaları teşvik etti. Birleşmiş Milletler, BKH ivmesini artırmak ve iddialı bir 2015 sonrası kalkınma gündemini ilerletmek için ortaklarla iş birliği yaptı (UN, Endpoverty).

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (2016-2030):
Birleşmiş Milletler, 25 Eylül 2015'te Binyıl Kalkınma Hedefleri'ni temel alarak 2030 yılı için Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ni (SKH'leri) kabul etti (Öztek, 2020).
Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, tüm ülkelerin refahını artırmayı ve gezegeni korumayı amaçlayan evrensel bir eylem çağrısıdır. Yoksulluğun sona ermesinin ekonomik büyüme, eğitim, sağlık, sosyal koruma ve istihdam gibi alanlarda iyileştirmeler yoluyla mümkün olacağını savunur. Ayrıca iklim değişikliği ve çevre korumaya odaklanır. Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen 17 hedeften oluşur.

SKH'ler şu şekilde sıralanmıştır:
1. Yoksulluk Yok: Her yerde her türlü yoksulluğa son verin.
2. Açlığa Son: Açlığa son verin, gıda güvenliğini ve gelişmiş beslenmeyi sağlayın ve sürdürülebilir tarımı teşvik edin.
3. İyi Sağlık ve Refah: Her yaştan herkes için sağlıklı yaşamlar sağlayın ve refahı teşvik edin.
4. Kaliteli Eğitim: Kapsayıcı ve adil kaliteli eğitim sağlayın ve herkes için yaşam boyu öğrenme fırsatlarını teşvik edin.
5. Cinsiyet Eşitliği: Cinsiyet eşitliğini sağlayın ve tüm kadınları ve kızları güçlendirin.
6. Temiz Su ve Sanitasyon: Herkes için su ve sanitasyonun bulunabilirliğini ve sürdürülebilir yönetimini sağlayın.
7. Uygun Fiyatlı ve Temiz Enerji: Herkes için uygun fiyatlı, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjiye erişimi sağlayın.
8. İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme: Sürdürülebilir, kapsayıcı ve sürdürülebilir ekonomik büyümeyi, tam ve üretken istihdamı ve herkes için insana yakışır işi teşvik edin.
9. Sanayi, Yenilik ve Altyapı: Dayanıklı altyapı oluşturun, kapsayıcı ve sürdürülebilir sanayileşmeyi teşvik edin ve yeniliği teşvik edin.
10. Eşitsizliğin Azaltılması: Ülkeler içinde ve ülkeler arasında eşitsizliğin azaltılması.
11. Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar: Şehirleri ve insan yerleşimlerini kapsayıcı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir hale getirin.
12. Sorumlu Tüketim ve Üretim: Sürdürülebilir tüketim ve üretim kalıplarını sağlayın.
13. İklim Eylemi: İklim değişikliği ve etkileriyle mücadele için acil eylemde bulunun.
14. Su Altındaki Yaşam: Sürdürülebilir kalkınma için okyanusları, denizleri ve deniz kaynaklarını koruyun ve sürdürülebilir şekilde kullanın.
15. Karada Yaşam: Karasal ekosistemlerin sürdürülebilir kullanımını koruyun, eski haline getirin ve teşvik edin, ormanları sürdürülebilir şekilde yönetin, çölleşmeyle mücadele edin ve arazi bozulmasını ve biyolojik çeşitlilik kaybını durdurun ve tersine çevirin.
16. Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar: Sürdürülebilir kalkınma için barışçıl ve kapsayıcı toplumları teşvik edin, herkes için adalete erişim sağlayın ve her düzeyde etkili, hesap verebilir ve kapsayıcı kurumlar oluşturun.
17. Hedefler için Ortaklıklar: Uygulama araçlarını güçlendirin ve Sürdürülebilir Kalkınma için Küresel Ortaklığı canlandırın. (UN. The Sustainable Development Goals).
**
Alma-Ata'dan 40 Yıl Sonra İkinci Temel Sağlık Hizmetleri Konferansı: ASTANA Konferansı
Bildirgenin kısa özeti (Zafer Öztek'in Türkçe çevirisinden özetlenmiştir):
“2018 Astana konferansı, Alma-Ata'yı (1978) ve 2030 Gündemi'ni yeniden teyit ederek herkes için sağlık taahhüdünü ilan ediyor. Güçlü sağlık sistemleri, erişilebilir birincil bakım, destekleyici ortamlar ve ulusal sağlık stratejilerini yönlendiren etkili ortaklıklar öngörüyoruz.

Şunları öngörüyoruz:

Alma-Ata'da belirtildiği gibi barış, güvenlik ve ilerleme için hayati önem taşıyan yüksek kaliteli sağlık hizmetlerine evrensel, eşit erişim sağlamayı taahhüt ediyoruz. Temel Sağlık Hizmetlerini güçlendirmek, refah, Evrensel Sağlık Kapsamı (ESK) ve SKH'lere ulaşmanın anahtarıdır. Herkes için, mali sıkıntı çekmeden kaliteli sağlık hizmetlerine erişimi sağlıyoruz.
Savunmasız nüfusları etkileyen sağlık eşitsizliklerini azaltın. Bulaşıcı olmayan hastalıklarla (BOH'ler) mücadele edin, erken ölümleri önleyin ve antimikrobiyal dirençle mücadele edin. Sağlık hizmetlerine evrensel erişimi sağlayın, yoksullukla ilgili sağlık sorunlarından kaçının ve önlemeye öncelik verin. Çalışan kıtlığını giderin, maliyetleri kontrol edin ve verimsiz harcamaları ortadan kaldırın.

Taahhütlerimiz şunlardır:
Hükümetler evrensel standartlar için önleyici sağlık hizmetlerine öncelik verir. Paydaşlarla iş birliği ve yerel destek yoluyla TSH’yi güçlendirerek çok sektörlü ESK girişimleri geliştireceğiz. Health in All Policy (Her politikada sağlık) aracılığıyla ekonomik, sosyal ve çevresel faktörleri ele alarak, Health for All (Herkes için sağlık) için şeffaf ve katılımcı yönetim yoluyla riskleri azaltacağız ve böylece sağlığa zarar veren çatışmaları önleyeceğiz. Tutarlı acil durum yaklaşımları, insani ilkelere saygı göstererek ESK içinde TSH sürekliliğini sağlar. TSH'ye yeterli kaynak sağlayacak ve destekleyen hükümetleri takdir edeceğiz.
Ulusal yasalarla uyumlu sürdürülebilir TSH sistemleri kurarak sağlık hizmetleri altyapısını ve kapasitesini güçlendireceğiz. Önleme ve bütünsel bakımı (önleyici, tedavi edici, rehabilite edici ve palyatif) önceliklendirerek, aşılama, tarama ve hastalık önleme gibi temel hizmetlerle çeşitli ihtiyaçları karşılayacağız ve anne, çocuk, ergen, ruhsal ve cinsel sağlığa odaklanacağız. TSH eşitlikçi, güvenli, yüksek kaliteli, kapsamlı, pratik, kabul edilebilir, erişilebilir, uygun fiyatlı, sürekli, entegre, cinsiyete duyarlı ve insan merkezli olacaktır. Güçlü sevk sistemleri entegre bakımı ve salgınlara hazırlığı sağlayacaktır.
Bilgi anahtardır. Sonuçları iyileştirmek için hem bilimsel hem de geleneksel bilgiyi kullanacağız ve zamanında ve onurlu bakımı sağlayacağız. Araştırma, bilgi paylaşımı ve kapasite geliştirme sürekli iyileştirmeyi sağlayacaktır.

Sağlık: Temel sağlık ekiplerini güçlendirmek; işgücü eğitimine, elde tutmaya ve kırsal yerleşime yatırım yapmak.

Teknoloji: Uygun fiyatlı, güvenli sağlık teknolojilerine ve veri korumasına erişimi iyileştirmek. Gözetim ve şeffaflık için veri sistemlerini kullanın- erişimi, kaliteyi, güvenliği, koordinasyonu ve öz yönetimi iyileştirmek için teknolojiden yararlanın.

Finansman: Sağlık sonuçlarını iyileştirmek için küresel olarak Temel sağlık Hizmetlerine Yatırım Yapın. Kaynak dağıtımı, finansman ve erişimdeki eşitsizlikleri giderin. Ulusal ihtiyaçlara uygun sürdürülebilir finansman, etkili sistemler ve uygun kaynak tahsisi sağlayın. Özellikle savunmasız nüfusları ve çatışma bölgelerindekileri dahil ederek kaliteli birincil bakımı garantileyin.
Bireyleri ve toplumu güçlendirmek: İnsanları ve grupları sağlık politikalarını şekillendirmeleri için güçlendiriyoruz. Sağlık okuryazarlığını artıracağız, güvenilir bilgiler sağlayacağız ve öz bakım becerilerini destekleyeceğiz. Dayanışmayı, etiği ve hakları savunuyoruz, sektörleri daha sağlıklı yaşamlar ve çevreler için sorumlu tutuyoruz.

Ulusal politikalar, stratejiler ve planlarda paydaş katılımı: Tüm paydaşlar insan merkezli, cinsiyete duyarlı ulusal sağlık politikaları ve planları üzerinde iş birliği yapmaya davetlidir. Desteğiniz -insan gücü, teknoloji, finans ve bilgi- Temel Sağlık Hizmetlerini güçlendirmek ve evrensel kapsama ulaşmak için hayati önem taşımaktadır. Ortaklıkları, bilgi paylaşımını ve ulusal egemenliğe ve insan haklarına saygıyı teşvik ediyoruz.
Hükümetlerle, DSÖ, UNICEF ve tüm ilgili paydaşlarla dayanışmayı taahhüt ediyoruz. Küresel desteği teşvik ediyoruz. Ülkeler uygulamayı düzenli olarak gözden geçirecek. Birlikte, herkes için sağlık ve refaha ulaşacağız.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler