Prof. Dr. Seyithan Deliduman Yazdı: Kanatlarına Güvenen Millet

Prof. Dr. Seyithan Deliduman Yazdı: Kanatlarına Güvenen Millet

Milletler için de durum böyledir. Bir milletin gerçek gücü, dışarıdan aldığı desteklerde, geçici ittifaklarda veya dönemsel şartlarda değil; kendi tarihine, kültürüne, değerlerine ve ortak iradesine duyduğu güvendedir.

Prof. Dr. Seyithan Deliduman

“Kuş, konduğu dalın sağlamlığına güvenmez; kendi kanatlarına güvenir.”

Hayata dair söylenmiş bu kısa söz, aslında milletlerin ve devletlerin ayakta kalma sırrını da içinde barındırır. Çünkü kalıcı olan dal değil, uçmayı mümkün kılan kanattır. Rüzgâr değişebilir, fırtınalar çıkabilir, dallar kırılabilir. Fakat kanatlarına güvenenler yollarına devam ederler.

Milletler için de durum böyledir. Bir milletin gerçek gücü, dışarıdan aldığı desteklerde, geçici ittifaklarda veya dönemsel şartlarda değil; kendi tarihine, kültürüne, değerlerine ve ortak iradesine duyduğu güvendedir. Türk milleti, asırlardır karşılaştığı her badireyi kendi kanatlarının gücüyle aşmıştır.

Çanakkale’de dünyanın en güçlü ordularına karşı verilen mücadelede de, İstiklal Harbi’nin yokluk ve imkânsızlık günlerinde de milletimizi ayakta tutan şey başkalarının himayesi değil, kendi iradesi ve kendi özgüveni olmuştur. Tarihimizin en zor dönemlerinde bile milletimiz gücünü dışarıda değil, kendi içinde aramış ve bulmuştur.

Bu sebeple milli kimlik, yalnızca bir aidiyet meselesi değildir. Aynı zamanda bir özgüven meselesidir. Kendi tarihine güvenmeyen, kendi medeniyetine inanmayan ve kendi milletinin potansiyelini küçümseyen toplumlar, başkalarının gölgesinde yaşamaya mahkûm olurlar.

Bugün de en büyük ihtiyacımız, kişilere veya geçici şartlara duyulan aşırı güven değil; milletimize, devletimize ve ortak geleceğimize duyduğumuz sarsılmaz inançtır. Elbette siyaset önemlidir, liderlik önemlidir. Ancak güçlü devletler şahıslara değil kurumlara dayanır. Güçlü milletler ise kişilere değil, ortak akla ve ortak vicdana yaslanır.

Bir toplumda kişilere duyulan bağlılığın ölçüyü aşması, zamanla kurumları ve ortak aklı gölgede bırakabilir. Tarih, kendisini kurtarıcı olarak gören liderlerin değil; güçlü kurumlar inşa eden milletlerin ayakta kaldığını göstermektedir. Bu nedenle demokratik toplumlarda destek kadar eleştiri de kıymetlidir. Çünkü eleştiri yıkmak için değil, doğruyu bulmak ve daha iyiyi inşa etmek için yapılır.

Türkiye’nin bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu şey; ayrışmayı derinleştiren söylemler değil, milli birliği güçlendiren bir dildir. Öfke değil feraset, kutuplaşma değil dayanışma, taassup değil ortak akıl ön plana çıkmalıdır. Çünkü aynı vatanın evlatları birbirlerini tüketerek değil, birbirlerini anlayarak güçlenebilirler.

Allah milletimize ve devletimize zeval vermesin. Birliğimizi kuvvetlendirecek aklı, geleceğimizi inşa edecek feraseti ve zor zamanlarda doğruyu görebilecek basireti milletimizden eksik etmesin.

Unutulmamalıdır ki dal kırıldığında düşenler gücünü daldan alanlardır. Kanatlarına güvenenler ise fırtınaları aşarak yollarına devam ederler. Türk milleti, tarih boyunca gücünü dallardan değil, kendi kanatlarından almıştır; geleceğe de yine kendi kanatlarıyla uçacaktır.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler