Cüneyt Şaşmaz

Cüneyt Şaşmaz

Put Değil Emanet: Yavaş Partiyi Terk Etti, Milletin Sandığını Taşımadı!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1919’da Erzurum’da siyasi parti kurulması teklifi reddedilince şöyle demişti:

“Kongrenin siyasi parti kurulması hakkındaki teklifi reddetmesi de mükemmel oldu.

Ben siyasi partilerin bugünkü vaziyet içinde aleyhindeyim.

Biz siyasi partilere değil milli birliğe muhtacız.

Böyle felaketli anlarda partiler millet beraberliğini bozar.”

Bugün aslında dün’dü.

Parti kavgası yeni değil; Yavaş’ın durduğu yer de dünden birikti.

23 Eylül 2026’da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı.

Öncelikle…

Tetikleyici, “butlan CHP” sözcüsü Müslim Sarı’nın o günkü çıkışıydı:

“Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi’nden üstün değil.”

Sarı, Yavaş’ın 9 Eylül törenlerine katılmamasını ve bu kararı Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e bildirmesini parti aidiyetine aykırı gördü.

Yavaş da daha önce verdiği sözü tuttu.

Parti içinde şahsıyla veya tutumuyla ilgili rahatsızlık varsa gereğini yapacağını söylemişti.

Gereğini yaptı.

Üyelikten çıktı.

Makamı başka bir adrese taşımadı.

Nitekim…

Karar öfkeyle alınmadı.

Yavaş’ın metni bunu özellikle vurguluyor:

Siyasette bazı kararlar kırgınlıkla açıklanmaz; vicdanla tartılır, millet huzurunda söylenir.

19 Mart süreci ve mutlak butlan tartışmalarının partiyi derin ayrışmaya sürüklediğini, muhalefetin birbirini tüketmesinin demokratik değişim umuduna zarar verdiğini uzun süredir söylediğini hatırlattı.

Düşüncelerinde değişen bir şey olmadığını da ekledi.

Uyardık.

Yavaş’ı put gibi görenler, her çıkışını kutsayanlar, Beştepe ziyaretinden sonra ikinci bir “plana sadık kal” duvarına tosladı.

Hal böyleyken…

Asıl cümle şuydu:

“Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.

O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.”

Bu söz, son dönemde CHP’den kopup başka çatı altına geçen belediye başkanlarına da dolaylı bir cevaptır.

Yavaş daha önce aynı konuda “Seçmen başka partiyi isteseydi onu seçerdi” demişti.

Bugün kendi sandığını da o ölçüye vurdu.

Demem o ki:

CHP fiilen ikiye bölünmüş durumda.

Mahkeme 2023 kurultayını mutlak butlan sayınca bir yanda Kılıçdaroğlu çizgisindeki “butlan CHP”, diğer yanda Özgür Özel’in Yeni Partisi kaldı.

Yüzlerce başkan Yeni Parti’ye geçti.

Yavaş bu kavgaya taraf olmadı.

Törenlere gitmedi, Erdoğan görüşmesini her iki tarafa da bildirdi, “Ankara’nın başkanıyım” çizgisinde durdu.

Sarı’nın “parti herkesin üstündedir” dayatması, Yavaş’ın “herkesin başkanı” iddiasına çarptı.

Parti aidiyeti ile seçmen emaneti çatışınca emaneti seçti.

Demem şu ki:

Bundan sonra en gerçekçi tablo bağımsızlıktır.

Başkanlık 2029’a kadar sürer.

Yavaş “makam siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir” diyor.

Ankara’daki yüksek destek ve farklı kesimlerden aldığı oy bunu mümkün kılar.

Nüans?!

Yeni Parti’ye hemen geçmesi kendi sözüyle çelişir.

Parti toparlanır, birlik dili güçlenirse ileride masaya oturabilir; bugün geçmesi “vebal” dediği işe dönüşür.

AK Parti’ye geçme ihtimali ise zayıftır.

MHP kökenli milliyetçi profili, “herkesin başkanı” duruşu ve kendi istifasındaki ilke bunu ağır bir yara haline getirir.

Beştepe görüşmesini “tek gündem Ankara” diye açıkladı; transfer senaryolarını reddetti.

Hasılı:

Buna rağmen Saray’ın onu Sinan Oğan’ın bir tık büyüğü gibi ikinci turda kullanma hesabı yapabileceği konuşuluyor.

Bu hesap Yavaş’ın ağzından çıkmış bir niyet değil; siyasi aritmetiğin ürettiği bir ihtimaldir.

Takdir milletin.

Hülasa:

Cumhurbaşkanlığı spekülasyonu durmuyor.

Popülaritesi, milliyetçi-merkez kucaklaması ve “tavan kavga ederken taban birleşebilir” tezi onu 2028’de üçüncü yol veya toplayıcı figür yapabilir.

Ama acele adaylık ilanı beklenmez.

Şu an bağımsız belediye başkanı olarak kapıyı açık tutuyor.

Unutulmasın:

Donanım, satın alınamaz duruş ve birleştiricilik iddiası başka isimler için de konuşuluyor.

Yavaş’ı tek seçenek ilan etmek, dünkü putlaştırmanın yeni hali olur.

Demem o deme değil şu deme:

Perde arkası açıktır.

Meselenin özü, muhalefetin kendi içindeki iktidar kavgasının başarılı belediyeleri ve milli siyaset umudunu yutmasıdır.

Yavaş bu kavgaya alet olmak istemedi.

“Siyasetin tavanında birlik yoksa millet tabanda sağlar” dediği Ankara modeli, parti merkezlerinin dayatmasına karşı duruşunun özetidir.

Netice:

Bilinmeyenler duruyor.

19 Mart sürecinin tam hukuki-siyasi boyutu, butlan kararının nihai etkisi, Yeni Parti’nin toparlanma hızı, 2028 takvimi ve Beştepe’de konuşulanların tamamı kapalı.

Ama kamuoyuna yansıyan duruş nettir.

Yavaş, sevenlerini incitecek bir tutuma girmeyeceğini söylemişti.

Bugün partiden çıktı, sandığı başka yere taşımadı.

Dün bugünün gölgesinde.

Parti bitti sanılan yerde millet kaldı.

Makamlar geçicidir, siyasi şartlar değişir; milletin verdiği emanete sadakat değişmez.

Atatürk’ün yüz yıl önce uyardığı yerdeyiz:

Felaketli anlarda partiler millet beraberliğini bozar.

Ezcümle:

Yavaş’ın hamlesi bir kahramanlık destanı değil; bir sınır çizgisidir.

Putlaştıranın da, hemen transfer bekleyenin de hesabı şimdilik bozuldu.

Takdir, her zaman olduğu gibi aziz milletindir.


Cüneyt Şaşmaz

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.