Şartlı Salıvermeye Abdullah Öcalan Formülü! AK Parti İçindeki Tartışma Ortaya Çıktı…
AK Parti, ağırlaştırılmış müebbet cezasını da kapsayan şartlı salıverme formülü üzerinde çalışıyor.
AK Parti, ağırlaştırılmış müebbet cezasını da kapsayan şartlı salıverme formülü üzerinde çalışıyor. Abdullah Öcalan’ın bu düzenlemede nasıl konumlandırılacağının tartışıldığını ileri süren Nuray Babacan, çarpıcı kulisler paylaştı.
Terörsüz Türkiye sürecinin mimarı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘umut hakkı’ konusunu partisinin 3 Şubat’taki grup toplantısında da gündeme taşımış ve “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” diyerek terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan için umut hakkı çağrısını yinelemişti. Umut hakkı konusu kamuoyunda tartışmalara neden olurken, AK Parti koridorlarındaki tartışma ortaya çıktı.
“İktidar partisinin ‘Öcalan ve PKK’lılarla ilgili düzenlemeler’ konusunda yaşadığı seçmeni kaybetme sancısı, kapalı kapılar ardında yapılan çalışmalarla örtüşmüyor. Net olan bir şey var ki; iktidar partisi ağırlaştırılmış müebbet cezasını da kapsayan şartlı salıverme formülüyle ilgili taslak çalışma yaptı” detayını paylaşan Nefes yazarı Nuray Babacan, PKK’lılar başta olmak üzere terör örgütü mensuplarını kapsayan şartlı salıverme çalışmasında ‘Abdullah Öcalan’ın nereye oturtulacağıyla’ ilgili tartışma yaşandığını ileri sürdü.
“Zaten iktidarda hazırlıkları süren yasaların hiçbiri ‘kişiye özel’ değil. Sorun, bu taslakların cezaevinden dışarı çıkaracağı kişileri, ‘kamuoyuna anlatma’ güçlüğü” diyen Babacan, ‘Şartlı salıvermeye Öcalan formülü’ başlıklı yazısında şöyle devam etti:
“Atacakları her adımın kendi tabanlarında infial yaratma olasılığından korkan partililer, ‘kılıf uydurma’ çabasındalar. Belirlenen şartları taşıyan tüm mahkumları içine alan ‘şartlı salıverme’ planı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını da kapsayacak. Aksi durumda PKK’lılar bu haktan yararlanamıyor.
Bu madde, ‘İmralı’dan çıkmak istemiyor. Şartları iyileştirilecek, adada kalacak’ dedikleri Öcalan için de geçerli olacak. Şimdi, ‘düzenlemenin Öcalan’ı kapsamaması için ara formül bulunur’ diyen AKP’liler var.
Ancak düzenleme şartları taşıyan herkesi kapsayacaksa, bu kez Öcalan için ‘sınırlı özgürlük’ düzenlemesi yapılması gerekecek. Bu da başka bir tartışmayı tetikleyecek. Bugün değilse yarın ‘hakkın ihlali’ sorunu yaşanacak.”
‘Suça karışmayan terör örgütü mensupları’ için planlanan geri dönüşün şartlarının da belirleneceğini dile getiren yazar, “Türkiye zaten örgüt yöneticilerini hiçbir şekilde ülke sınırlarında istemiyor. Sayılarına 300 diyen var, 500 diyen var. Onların üçüncü ülkelere gitmeleri ayrı bir çalışma başlığı” ifadelerini kullandı.
AK Partili bazı kurmayların, ‘özel yasalar, örgütün tasfiyesi ve silahların tesliminin’ üç başlık olarak, eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini savunduğunu dile getiren Nuray Babacan, çalışmalara katılan bazı siyasilerin ise Türkiye’nin yıllardan beri PKK’yı terör örgütü olarak tanımaları amacıyla tüm dünyada diplomatik çalışmalar yaptığını, bu tezden vazgeçmek için ellerinde güçlü argümanlar olması gerektiğini söylediğini ileri sürdü. Buna karşılık ise MİT, Genelkurmay ve MSB’nin ortak çalışmasının sonucu olarak örgütün tasfiyesinde hızla yol alınacağını ve ayrıntıların pek kafaya takılmayacağının düşünüldüğünü de aktardı.
“Daha demokratik uygulamalar bekleyenlerin sadece ‘PKK’nın feshi, PKK’lıların affı’ dışında bir şey görmeme olasılığı var” diyen Babacan, yazısını şöyle noktaladı:
“Seçmen ve seçim açısından ciddi sonuçları olacak bu süreçle ilgili asıl sancılı dönem, yeni başlıyor…”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.