Şef Refika Birgül'den Mutfakta İsrafı Azaltacak 9 Öneri
Şef, YouTuber ve yemek yazarı Refika Birgül, satın almadan tüketime kadar geçen süreçteki bazı davranışların değiştirilmesiyle gıda israfının azaltılabileceğini, bu amaçla 9 maddeden oluşan bir liste geliştirdiğini söyledi.
Şef, YouTuber ve yemek yazarı Refika Birgül, satın almadan tüketime kadar geçen süreçteki bazı davranışların değiştirilmesiyle gıda israfının azaltılabileceğini, bu amaçla 9 maddeden oluşan bir liste geliştirdiğini söyledi.
Sıfır Atık Günü'nün bu yılki teması "gıda atığı" olarak belirlendi. Doğru alışverişten doğru saklama ve pişirme yöntemleriyle gıda israfını azaltmak mümkün oluyor.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Birgül, araştırmalara göre meyve ve sebzenin yüzde 52'sinin, ekmeğin yüzde 34'ünün ve etin yaklaşık yüzde 17'sinin üretimden tüketime kadar farklı aşamalarda israf edildiğini aktardı.
Gıdanın büyük bölümünün sofraya ulaşmadan kaybolduğunu, tarladan markete taşınma sırasında ve markette yanlış istiflenme nedeniyle de ciddi kayıplar yaşandığını belirten Birgül, "Tarlada üretilen 100 domatesin yaklaşık 50'si markete gelene kadar kayboluyor. Marketten aldığımız 50 domatesin de 26'sı çöpe gidiyor. Yani 100 domates üretiliyor ama yalnızca 24'ü gerçekten gıdaya dönüşebiliyor." dedi.
Bu tabloyu fark ettikten sonra ekibiyle birlikte mutfakta ve içerik üretiminde bazı alışkanlıkları sorgulamaya başladıklarını anlatan Birgül, "Videolarda soğanı soyulmuş şekilde gösteriyorduk ama nasıl soyduğumuzu anlatmıyorduk. Sarımsağın en düzgününü seçip koyuyorduk. Halbuki mutfakta yaralı veya şekli bozuk olanları da kullanıyorduk. Bu durum üzerine mutfak çöplerine bakmaya karar verdik. 'Eğer ben çok az atıyorsam, birilerinin çok fazla atması gerekir.' diye düşündük ve bu gerçeği çöplerde gördük." şeklinde konuştu.
Bunun üzerine alışverişten saklamaya, pişirmeden atık yönetimine uzanan 9 aşamalı bir yöntem geliştirdiğini kaydeden Birgül, yöntemin ilk aşamasının alışveriş alışkanlıklarını değiştirmek olduğunu bildirdi.
Özellikle büyük buzdolaplarının insanları ihtiyaçtan fazla alışveriş yapmaya yönlendirebildiğine dikkati çeken Birgül, alışverişe aç gidilmemesi, alışveriş listesi hazırlanması ve yalnızca ihtiyaç kadar ürün alınmasının israfı önemli ölçüde azaltabileceğini vurguladı.
- "Doğru saklama koşullarını bilmemiz gerekiyor"
İkinci aşamanın doğru saklama ve depolama bilgisi olduğunu söyleyen Birgül, birçok gıdanın yanlış saklama koşulları nedeniyle kısa sürede bozulduğunun altını çizdi. Birgül, "Peyniri şarküteriden aldığınızda genellikle streç filme sarılıyor. Bu ambalaj, peynirin nefes almasını engelliyor ve 1 ay dayanabilecek peynir 1 hafta içinde bozulabiliyor. Ekmeği naylonda saklamak veya buzdolabına koymak da ekmek için adeta bir cinayet. Doğru saklama koşullarını bilmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Üçüncü aşamayı, gıdanın tamamını kullanmak şeklinde açıklayan Birgül, şöyle devam etti:
"Birçok sebze ve meyve gereksiz yere soyuluyor veya yenilebilir kısımları atılıyor. Patatesin kabuğu aslında oldukça lezzetli, kabak lifiyle yıkayıp, temizleyerek kabuğuyla kullanılabilir çünkü soyma işlemi sırasında patatesin en az yüzde 10'u kaybediliyor. Mutfakta sık yapılan hatalardan biri de yeşilliklerin saplarının atılması. Demet halinde satılan marul veya maydanoz gibi ürünlerin sap kısımları çoğu zaman kesilip çöpe atılıyor. Oysa bu kısımlar hem lezzetli hem de besin değeri açısından zengin."
- Pişirme ekipmanları ve yöntemleri
Birgül, dördüncü aşamanın yemek pişirirken enerji ve kaynak tasarrufu yapmak olduğunu belirterek, doğru pişirme yöntemlerinin hem enerji tüketimini hem de mutfakta harcanan zamanı azaltabileceğine işaret etti. Birgül, düdüklü tencere gibi ekipmanların pişirme süresini ciddi şekilde kısalttığını, küçük hacimli pişirme cihazlarının da fırınlara kıyasla daha az enerji tükettiğini dile getirdi.
Beşinci aşamada gıdanın gerçekten bozulup bozulmadığını doğru anlamanın geldiğini kaydeden Birgül, birçok kişinin ürünleri yalnızca son kullanma tarihine bakarak değerlendirdiğini, oysa koklama, görsel kontrol ve doğru saklama bilgisiyle birçok gıdanın daha uzun süre kullanılabileceği yorumunu yaptı.
Bozulan gıdanın kalan kısmını değerlendirmenin, altıncı aşamayı oluşturduğundan bahseden Birgül, "Küçük bir çürük nedeniyle tüm ürünün çöpe atılması gereksiz bir israf. Bir domatesin, kavunun çürüyen kısmı kesilerek kalan bölümü rahatlıkla kullanılabilir." dedi.
- "Kalan malzemeler bir araya getirilerek yeni tarifler oluşturulabilir"
Birgül, geliştirdiği yöntemin son üç aşaması hakkında şu bilgileri paylaştı:
"Yedinci aşama, artan yemekleri farklı tariflerle değerlendirmek. Mutfakta kalan yemekler yeni tariflere dönüştürülebilir, artan pilav çorbalarda kullanılabilir, köfte yapılabilir veya farklı yemeklere eklenebilir.
Sekizinci aşama az miktarda kalan malzemeleri birleştirerek yeni yemekler yapmak. Mutfakta küçük miktarlarda kalan ürünler bir araya getirilerek yeni tarifler oluşturulabilir. Bu hem yaratıcılığı artırır hem de mutfakta atık oluşumunu azaltır.
Son aşama, tamamen bozulduğunda atıkları doğru ayrıştırmak. Mutfaktaki gıda atıklarıyla geri dönüştürülebilir atıkların ayrı toplanması hem geri dönüşümü kolaylaştırır hem de atık yönetimine katkı sağlar."
İsrafın ve israfla mücadelenin sürekli konuşulduğunu ancak çöpe giden gıdaların çok fazla olduğunu dile getiren Birgül, konuşmasını, "Çocukken yerde ekmeği gördüğümüz zaman içimiz titrer, ekmeği alır öpüp başımıza koyardık 3 kez ve sonra yüksek bir yere bırakırdık, burada da bir kuş yerdi." diyerek tamamladı.
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.