Süper Hücre Nasıl Oluştu?
Gaziantep'te önceki gün önce akşam saatlerinde etkili olan gök gürültülü sağanak sırasında "süper hücre" olarak adlandırılan şiddetli fırtına yapısı gözlendi.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Gaziantep'te "süper hücre" fırtınası ile Adana'da mayıs ayında kar görülmesinin, sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşmasıyla oluşan cephesel sistemden kaynaklandığını söyledi.
Gaziantep'te önceki gün önce akşam saatlerinde etkili olan gök gürültülü sağanak sırasında "süper hücre" olarak adlandırılan şiddetli fırtına yapısı gözlendi. Kentte kısa süreli dolu ve kuvvetli rüzgar, Şanlıurfa'da sağanak etkili oldu, Adana'da ise yüksek kesimlerde kar yağışı görüldü.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, yaşanan hava olaylarını değerlendirdi.
Son günlerde Avrupa-Akdeniz havzasında atmosferik dolaşımda olağan dışı bir tablo oluştuğunu belirten Türkeş, "Gaziantep'te gözlenen süper hücre fırtınası, Kuzey Afrika'dan gelen sıcak hava kütlesi ile Arktik kökenli soğuk hava kütlesinin Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu üzerinde karşılaşması sonucu oluşan güçlü cephesel sistem içinde gelişti. Bu karşılaşma, atmosferdeki konvektif kararsızlığı artırarak dönen ve organize yapıya sahip süper hücre fırtına sistemini tetikledi." dedi.

Yaklaşık bir haftalık süreçte Kuzeybatı Afrika ve Batı Akdeniz kökenli çok sıcak hava kütlesinin güçlü bir yüksek basınç sırtı ve sıcak hava taşınımıyla güneyden kuzeye doğru hareket ederek Batı Avrupa üzerinden Rusya'nın kuzeyine ve Arktik bölgelere kadar ilerlediğini bildiren Türkeş, buna karşılık, bu güçlü sıcak hava taşınımını dengelemek üzere Arktik ve Kuzey Rusya kökenli soğuk hava kütlesinin güney yönlü hareketle Doğu Akdeniz ve Anadolu üzerine indiğini aktardı.
Bu süreçte sıcak ve soğuk hava kütleleri arasında binlerce kilometre ölçeğinde güçlü bir sıcak-soğuk hava taşınımı yaşandığına ve bu durumun atmosferde büyük bir dengesizliğe sebep olduğuna işaret eden Türkeş, şunları kaydetti:
"Bu ölçekte sıcak hava taşınımı, sistemi dengelemek üzere bu kez Arktik kökenli çok soğuk hava kütlesinin derin bir alçak basınç sistemiyle birlikte Anadolu, Doğu Akdeniz ve Mezopotamya üzerine inmesine yol açtı. Söz konusu alçak basınç sistemi saat yönünün tersine dönen hava hareketi meydana getirdi, bu da cephesel yapıların belirginleşmesine neden oldu. Soğuk hava kütlesi, mevsim normallerinin oldukça dışında bir tarihte bölgeye ulaştı. Bu durum Türkiye'nin büyük bölümünde ani sıcaklık düşüşleri ve ekstrem yağış sistemlerini beraberinde getirdi. Soğuk çekirdekli alçak basınç sisteminin etkisiyle, farklı sıcaklıktaki hava kütlelerinin karşılaşma bölgeleri daha belirgin hale geldi ve 'oklüzyon cephesi' olarak adlandırılan, soğuk ve sıcak cephelerin iç içe geçtiği yapıyla cephe geçişleri daha net ve etkili ortaya çıktı."
"Süper hücreler, dönen bir hava kütlesine sahip gök gürültülü fırtına sistemleridir"
Gaziantep'te gözlenen süper hücre fırtınasının bu atmosferik yapı içinde oluştuğunu belirten Türkeş, "Süper hücreler, dönen bir hava kütlesine sahip, oldukça organize ve uzun ömürlü gök gürültülü fırtına sistemleridir. Saatte 100 kilometreyi aşan rüzgarlar, iri taneli dolu ve yer yer hortum oluşumuyla ciddi hasar potansiyeli taşırlar. Kentte gözlenen duvar bulutu yapısı da bu sistemin karakteristik göstergelerinden biri." diye konuştu.

Türkeş, söz konusu sistemin Türkiye ve Doğu Akdeniz üzerinde oluşan cephesel alçak basınç yapısıyla bağlantılı olduğunu, sıcak ve nemli hava ile ani soğuk hava karşılaşmasının konvektif kararsızlığı artırarak şiddetli yağış ve fırtınaları tetiklediğini ifade etti.
"Aynı sistem kuzey ve yüksek kesimlerinde kar yağışı görülüyor"
Adana ve çevresinde görülen kar yağışına da değinen Türkeş, şöyle devam etti:
"Soğuk hava kütlesi iç kesimlere ve yüksek rakımlara ulaştığında farklı bir etki yaratıyor. Aynı sistem kuzey ve yüksek kesimlerinde kar yağışı olarak görülüyor. Bu, atmosferin dikey yapısındaki olağan dışı derin ve soğuk çekirdekli alçak basıncın neden olduğu ani soğumanın bir sonucu. Küresel ısınma atmosferin su buharı tutma kapasitesini artırıyor, bu da yağışların şiddetini yükseltiyor. Isınan atmosfer yalnızca sıcaklık artışı değil, aynı zamanda daha güçlü basınç-rüzgar sistemleri ve daha şiddetli meteorolojik olaylar anlamına geliyor. Bölgedeki yağış dağılımında topoğrafya ve dağ uzanışları da belirleyici rol oynuyor."
İklim değişikliğinin hidrolojik döngüyü hızlandırdığına dikkati çeken Türkeş, "Bu durum, aşırı yağışlar, dolu, şiddetli fırtınalar ve süper hücre gibi konvektif sistemlerin daha yıkıcı hale gelmesine zemin hazırlıyor. Ancak bu olayların sıklığı konusunda bölgesel farklılıklar nedeniyle her zaman net bir artıştan söz etmek mümkün değil." ifadelerini kullandı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.