Tigray Asıllı Eritreli Doktor Isaias Irgau: Savaş Bize, Arka Bahçemize Geldi

Tigray Asıllı Eritreli Doktor Isaias Irgau: Savaş Bize, Arka Bahçemize Geldi

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) yaşayan Tigray asıllı Eritreli doktor Isaias Irgau, "1975'te kurtuluş savaşçıları, ana şehir olan Asmara'ya saldırdı. Savaş bize, arka bahçemize geldi. Biz büyürken, o andan itibaren hayatımız değişti." dedi

Irgau, savaş ve sürgün anılarını kaleme aldığı "The Tigrayan Electrician: Memories of My Father and His Beloved Motherland (Tigraylı Elektrikçi-Babam ve Sevgili Vatanının Anıları)" kitabını, mülteci kamplarındaki hatıralarını, babasına duyduğu özlemi ve içsel direnişini anlattı.

"Bütün gece babamın cesedinin başında kaldılar"

Eritreli özgürlük savaşçılarının 1976'da Asmara'da Etiyopya'nın önemli bir askeri subayı öldürdüğünü belirten Irgau, "Bunun üzerine Etiyopya askerleri, misilleme olarak Asmara'da birçok sivili öldürdü. Bununla hiçbir ilgisi olmayan sivilleri... Bu bir misillemeydi. Öldürülen siviller arasında babam da vardı. Ben 15 yaşındaydım. Askerler evimize geldi, kapımızı kırdı ve babamı orada, o anda öldürdü." ifadelerini kullandı.

Irgau, savaş dolayısıyla şehirde hiçbir hizmet, ambulans ve sağlık personelinin olmadığına vurgu yaparak, "Ben yedi çocuğun ikincisiydim. Annem ve büyükannem bütün gece babamın cesedinin başında kaldı. Bunun hayatımın merkezi bir parçası haline geldiğini tahmin edebilirsiniz." değerlendirmesinde bulundu.

"Kafamdaki tüm düşüncelerden kendimi kurtarmanın bir yolu"

Savaş nedeniyle Eritre'den ayrılıp Sudan'da mülteci olduğunu, oradan İtalya'ya giderek liseyi orada bitirdiğini, sonrasında İngiltere'de Bristol Üniversitesinden burs kazanarak tıp okuduğunu aktaran Irgau, okul bittikten sonra ABD'ye gelerek burada cerrah olduğunu söyledi.

Irgau, cerrah olarak çalışırken Türk iş insanı Kemal Erkan ile tanıştığını anlatarak, "Kendisi sağlık sektöründe yönetici ve burada cerrah olarak kendi muayenehanemi kurmama yardım etti. Ayrıca, çok iyi arkadaş olduk. O, her zaman bu kitabı yazmam için beni cesaretlendirdi." dedi.

Babasıyla ilgili anılarını kaleme aldığı kitaba da değinen Dr. Irgau, şunları kaydetti:

"Kitabı, babamı hayatının son saatlerinde, evimizde yatarken görüyormuşum gibi yazdım. 'Ölmeden önce ne düşünüyordu acaba?' diye düşündüm. Bu hayal gücü, onun gençlik yıllarını, büyüdüğü, çocuk sahibi olduğu yılları görmemi sağladı. Aynı zamanda, onunla hiç yapma fırsatı bulamadığım bir konuşma yapmak istedim. Her zaman derim ki hayattaki en büyük nimetlerden biri, büyüdüğünüzde ve yetişkin bir insan iken ebeveynlerinizle konuşabilmektir. Benim bu şansım olmadı. Bu yüzden kitapta babamla bir konuşma yapıyormuş gibi davranıyorum ve ona vefatından sonra başıma gelenleri, ülkemi terk etmek için verdiğim mücadeleyi, İtalya'da yaşadıklarımı ve benzeri şeyleri anlatıyorum. Yani bu kitap, babamın hikayesini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda benim yaşadıklarımı da anlatıyor. Ayrıca, çocukken başıma gelenlerle ilgili yıllardır kafamdaki tüm düşüncelerden kendimi kurtarmanın bir yolu da oluyor."

"İnsanların bunu bilmesi önemli"

Isaias Irgau, 2020'de Doğu Afrika'da yaşanan savaşın kitabı yazmasında etken olduğuna işaret ederek, "Babam, hayatının çoğunu Eritre'nin Asmara kentinde yaşayıp orada vefat etmesine rağmen aslında Tigray olarak bilinen bölgeden geliyordu. Tigray, şu anda Etiyopya'nın kuzey kesiminin bir parçası ve 2020'de orada korkunç bir savaş yaşandı. Savaş, Etiyopya hükümeti ve birçok müttefiki tarafından başlatıldı. Tigray bölgesini tamamen izole ettiler. İki yıl boyunca iletişim, ulaşım ve her türlü yardımı keserek bu bölgeyi ve bölgesel hükümeti kontrol altına almaya çalıştılar." diye konuştu.

Kendisi ile Tigray halkının yaşadıkları arasında bir benzerlik gördüğünü vurgulayan Irgau, "Bu durumun ironisi, savaşın başlamasından sadece 11 ay önce Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali'nin Nobel Barış Ödülü almasıdır. Oslo'da, Nobel Komitesi'nin huzurunda, barışçı bir kişiye verilen dünyanın en yüksek ödülünü aldı. Nobel Ödülü'nü alırken savaşı planlıyor olmalıydı. İşte tüm bu durumun ironisi bu." dedi.

İnsanların hükümetin barışçıl olduğuna inandığını, bu nedenle kimsenin Tigray halkı için endişelenmediğini kaydeden Irgau, iki yılda toplu katliam gerçekleştirildiğini, binlerce kadına yönelik cinsiyete dayalı şiddet uygulandığını, birçok insanın hastalıktan, açlıktan öldüğünü dile getirdi.

Irgau, iki yıllık süreç sonunda insanların bilinçlenmesi için kitabı yayınlamaya karar verdiğini aktararak, "Belki siz de bu konuda pek bir şey bilmiyordunuz ama bu kitap sayesinde şimdi bu konuyu konuşuyoruz. İnsanların bunu bilmesi önemli." ifadelerini kullandı.

"Sanat ve edebiyat kültürlerin ötesine geçer"

Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın da kitabı okuduğunu ve çok etkilendiğini sözlerine ekleyen Irgau, şunları kaydetti:

"Bu hikayeyi bu kadar önemli kişilerin okumasından dolayı çok minnettarım. Bilim dalında Nobel ödülü sahibi olan Profesör, bu ödülün önemini ve Etiyopya Başbakanı'na verilmiş olmasının ironisini elbette çok iyi anlıyor. Kitabı yazmak gerçekten kolay olmadı. Yıllardır unutmaya çalıştığınız anıları yeniden hatırlamak zorunda kalıyorsunuz. Aynı zamanda kendinizi dünyaya ifşa ediyorsunuz. İnsanların nasıl tepki vereceğini bilmiyorsunuz. İnsanların kitabı olumlu karşıladığını, anlattığım hikayeye ilgi gösterdiğini gördüğümde son derece minnettar oldum. Tabii ki arkadaşım Kemal Erkan'ın desteği kitabın yayınlanmasında çok önemliydi. Kitabımın ilk yabancı dil çevirisi olan Türkçe çevirisini o yaptı. Türklerin de bunu bilmesi benim için büyük ayrıcalık."

Dr. Irgau, sanat ve edebiyatın kültürlerin ötesinde olduğunu söyleyerek, "Bu, dünyanın bir ucundaki bir insanın, tamamen farklı bir yaşam deneyimi olan başka bir insanla iletişim kurmasının yoludur. Bizi birbirimize bağlayan belirli temeller vardır ve sanat, edebiyat, bu temelleri ifade etmenin ve dilin normalde yapmamıza izin vermediği bu bağı kurmanın yoludur. Bu, insani duygularla ilgilidir ve bunlar evrenseldir. Sanat ve edebiyat, bu duyguların esasen hiçbir engel olmadan akışını sağlar." diye konuştu.

Ülkesinin tarihini ve son iki yılda başlarına gelenleri daha fazla araştırdığına işaret eden Irgau, 2020'deki kuşatmayı yaşayan yakın aile bireyleriyle ilgili daha fazla kitap yazmayı planladığını bildirdi.

Isaias Irgau, Eritre'den ABD'ye uzanan uzun ve zorlu hayat yolculuğunu anlattığı kitapta, savaşın ve sürgünün birey üzerinde bıraktığı izleri sarsıcı bir dille ele alıyor.

Eser, Delaware Senatörleri Chris Coons ve Lisa Blunt Rochester, Kongre Üyesi Sarah McBride ile Delaware Eyalet Valisi Matt Meyer gibi isimlerin de takdirini topladı.

Bireysel hayat hikayesinin yanı sıra ülkenin, halkın ve bir kuşağın hafızasını okuyucuya sunan kitap, aile bağlarını, tarihsel kırılmalar ve insan dayanıklılığını merkeze alıyor.

Kemal Erkan tarafından "Babamı Asmera'da Bıraktım" adıyla Türkçeye de çevrilen kitap, otobiyografinin sınırlarını aşarak aidiyet, kimlik ve insan olmanın bedeli üzerine derinlikli bir anlatı sunuyor.

Muhabir: Ömer Mirza Şeker

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler