Trump 'Uydurma' Dedi Ama Beyaz Saray Endişeli: Washington'da Yapay Zeka Çatlağı
Trump, yapay zekanın yol açabileceği riskleri "uydurma" olarak nitelendirirken Beyaz Saray'dan farklı sesler yükseliyor.
Yapay zeka güvenliği konusunda kritik isimlerin istifası dikkat çekerken, Çin'le Biden dönemindeki anlaşmayı temel alan yeni bir mekanizmanın üzerinde durulduğu öğrenildi.
ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta yapay zekanın kitlesel yok oluşa yol açabileceği yönündeki endişeleri "uydurma" olarak gördüğünü belirtti. Trump ayrıca veri merkezlerinin kurulmasına karşı çıkanların ülkeyi "geri kalmış ve yoksul" bir noktaya sürüklemek istediğini savundu.
The New York Times'ın Trump'la bu konuyu özel olarak görüşen kişilere dayandırdığı haberine göre, Başkan'ın sert çıkışlarının arkasında ekonomik kaygılar bulunuyor. Trump, ABD ekonomisini besleyen yapay zeka patlamasının yavaşlaması hâlinde piyasaların çökebileceğinden ve bunun kısa sürede resesyona dönüşebileceğinden endişe ediyor.
SİLİKON VADİSİ'NDEN DESTEK VAR
Trump'ın düzenlemelere ve yapay zeka alanındaki büyümenin yavaşlatılmasına karşı sert tutumu, Silikon Vadisi'nin en etkili isimlerinden bazılarının desteğini alıyor. Bu isimlerin başında girişim sermayedarı David Sacks geliyor. Sacks, mayıs ayında yeni yapay zeka modelleri için güvenlik incelemelerini zorunlu hâle getirecek bir başkanlık kararnamesinin yumuşatılması için devreye girmişti.
Meta'nın Genel Müdürü Mark Zuckerberg ile Nvidia'nın Genel Müdürü Jensen Huang da Trump'la görüşen teknoloji yöneticileri arasında yer aldı. Bu isimlerin ortak olarak Başkan'a aktardığı görüş ise daha büyük tehlikenin yapay zeka alanında Çinli rakiplerin gerisinde kalmak olduğu yönündeydi.
BEYAZ SARAY ENDİŞELİ
Ancak Beyaz Saray'ın içinde konuya bakış çok daha karmaşık. Trump yönetiminde bazı isimler, yapay zekanın hızını kesme konusunda daha temkinli bir yaklaşım izlenmesi gerektiğini savunuyor.
Beyaz Saray'daki bu temkinli yaklaşımın arkasında, Çin'in oluşturduğu stratejik tehdidin yanı sıra yapay zekanın son aylarda ortaya çıkardığı yeni riskler bulunuyor. Yaz boyunca yaşanan bir dizi gelişme, bundan yalnızca bir yıl önce "kıyamet tellallığı" olarak görülen bazı senaryoların artık daha ciddi biçimde ele alınmasına yol açtı.

YAPAY ZEKANIN TEHDİTLERİ GÖRÜLÜYOR
Yönetim içindeki yapay zeka destekçileri dahi artık yapay zeka sistemlerinin kritik altyapılara yönelik siber saldırılarda kullanılmasının, biyolojik tehditlerin, nükleer komuta ve kontrol sistemlerine yönelik saldırıların, iş kayıplarının ve küresel finansal istikrarsızlığın geçmişe kıyasla daha olası göründüğünü kabul ediyor. Bu endişeler, bazı yapay zeka modellerinin beklenmedik biçimde kontrolden çıkmasının ardından daha da güçlendi.
Yapay zeka güvenliği konusunun bu hafta sonu önemli bir gündem maddesi hâline gelmesi bekleniyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump'ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Washington'da çarşamba günü başlayacak görüşmesinin gündemini belirlemek üzere New York'ta Çinli mevkidaşıyla bir araya gelecek.
Bessent, Trump ile Şi arasında, iki ülkenin yapay zekanın güvenliğine ilişkin ortak kaygılar konusunda birlikte hareket ettiğini gösterecek bir anlaşma zemini oluşturmaya çalışıyor.
İLK ANLAŞMA KAPSAYICI OLMAYABİLİR
Ancak yetkililere göre yapay zeka güvenliği alanında tartışılan daha kapsamlı önerilerin ilk anlaşmaya dahil edilmesi pek olası görünmüyor. Bunların arasında ortak güvenlik standartlarının oluşturulması ve ABD ile Çin'in geliştireceği yeni yapay zeka modellerinin kamuya sunulmadan önce güvenlik incelemesinden geçirilmesi de bulunuyor.
Müzakerelere dahil olan bir diplomat, ulaşılabilecek en gerçekçi sonucun ABD ve Çin arasında bir çalışma grubunun kurulması olabileceğini söyledi. Bu grubun, Joe Biden döneminde Çin'le yapılan ve nükleer silahların kullanımına ilişkin kararlarda yapay zekadan yararlanılmasını engellemeyi amaçlayan anlaşmanın üzerine inşa edilmesi planlanıyor.

ABD'NİN DENETİMİ ÇİN'E YARAYABİLİR
ABD, kendi yolunu seçerek ülkede geliştirilen yeni modeller için zorunlu güvenlik incelemeleri getirebilir. Ancak Trump ve ekibi, bunun küresel yapay zeka pazarını Çin'in büyük ölçüde açık kaynaklı modellerine yönlendireceğine inanıyor.
Üstelik açık kaynaklı modeller kullanıcılar tarafından değiştirilebiliyor. Bu da yapay zekanın yeteneklerini sınırlamak amacıyla konulan “güvenlik bariyerlerinin” kullanıcılar tarafından kaldırılabilmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla yalnızca güvenlik incelemesinden geçirilmiş olması, modelin gerçek kullanımındaki riskleri ortadan kaldırmayabilir.
TRUMP YAPAY ZEKA ZİRVESİ İSTİYOR
Trump'ın gelecek hafta yapay zeka şirketlerinin yöneticileriyle görüşmek istediği belirtiliyor. Ancak bir Beyaz Saray yetkilisi, perşembe günü itibarıyla böyle bir toplantının resmî programda yer almadığını söyledi.
Toplantı yapılırsa, Trump'ın son günlerde karşı çıktığı yapay zeka modellerinin piyasaya sürülme hızının yavaşlatılması çağrısını yapan bazı yöneticilerin de masada olması bekleniyor.
AMODEI DAVET EDİLMEYEBİLİR
Anthropic'in kurucularından Dario Amodei'nin davetliler arasında yer alması ise düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor. Şirketin ürünleri Pentagon tarafından yasaklanmış durumda. Amodei ayrıca geçen hafta yapay zeka sektörünün kendisini daha kontrollü bir tempoya çekmesini, yeni modellerin bağımsız güvenlik denetçilerince incelenmesini ve piyasaya sürülmeden önce daha kapsamlı güvenlik testleri yapılmasını içeren ayrıntılı bir plan önermişti.
Bu çıkış Trump'ın tepkisini çekti. Trump, Amodei'yi hedef alırken yapay zeka tartışmasını siyasallaştırdığını ve ABD liderliğini zayıflattığını söyledi.
Anthropic'in diğer kurucularından Tom Brown ise Beyaz Saray'da daha az tepki çeken bir isim. Brown, yönetim yetkilileriyle düzenli olarak görüşüyor.

ALTMAN İLE MUSK'TAN DESTEK
Trump son günlerde OpenAI Genel Müdürü Sam Altman ve SpaceX'in sahibi Elon Musk ile de görüştü. Her iki isim de Amodei'nin planındaki bazı temel önerileri, genel hatlarıyla destekledi. Bu öneriler arasında yapay zeka modellerinin piyasaya sürülme hızının düşürülmesi, yeni modellerin güvenlik açıkları açısından test edilmesi ve dışarıdan bağımsız denetçilerin sürece dahil edilmesi bulunuyor.
BEYAZ SARAY'DA ENDİŞE BÜYÜYOR
Hazine Bakanı Bessent ile Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles'ın son aylarda yapay zekanın farklı sektörlerde büyük çaplı bozulmalara yol açabileceği konusunda giderek daha fazla endişe duyduğu belirtiliyor. Bu endişelerin başında büyük finans kuruluşlarına yönelik siber saldırıların dünya ekonomisini istikrarsızlaştırma ihtimali geliyor.
Wiles, bu yıl yeni ve daha güçlü yapay zeka modellerinin oluşturabileceği riskleri değerlendirmek amacıyla gayriresmî bir çalışma grubu oluşturmaya başladı. Yönetimden bir yetkiliye göre Bessent bu grubun en önemli üyelerinden biri. Konuya göre farklı uzmanlar da gruba dahil ediliyor.
Beyaz Saray, Trump'ın yapay zekaya ilişkin risk ve fırsatları nasıl dengelediğini gösteren temel açıklama olarak Wiles'ın 6 Mayıs'taki sosyal medya paylaşımına işaret etti.
'ÖNCE AMERİKA' YAKLAŞIMINA DEVAM
Wiles o paylaşımında yönetimin hedefinin, her türlü tehdidi bertaraf etmek amacıyla “en iyi ve en güvenli teknolojinin hızla kullanıma sokulmasını sağlamak” olduğunu belirtti. Ayrıca Beyaz Saray'ın, güçlü teknolojilerin güvenli biçimde kullanılmasını sağlarken bürokrasinin değil Amerikan yenilikçilerinin önünü açmayı hedefleyen "Önce Amerika" yaklaşımını sürdüreceğini ifade etti.
Trump'ın yapay zeka risklerinin abartıldığı yönündeki sözleri sorulan Beyaz Saray Sözcüsü Elizabeth Huston ise Başka'nın kastının yapay zeka risklerinin tamamının sahte olduğu olmadığını savundu.
Huston'a göre Trump, Demokratların yapay zeka konusundaki endişeleri siyasi puan toplamak amacıyla kullanmasını “sahte bir gündem” olarak nitelendiriyor. Sözcü, Trump'ın bu yaklaşımını Demokratların iklim değişikliğinin birkaç yıl içinde herkesi öldüreceğine yönelik iddialarıyla da karşılaştırdı.

BİDEN DÖNEMİNE ELEŞTİRİ
Huston ayrıca Trump'ın, Biden yönetiminin “başarısız yaklaşımını” tersine çevirdiğini öne sürdü. Biden dönemindeki politikaların inovasyonu engellediğini, tüketicilere zarar verdiğini ve ABD'nin Çin karşısındaki rekabet gücünü neredeyse kaybetmesine neden olduğunu savundu.
POLİTİKA TEK ELDEN KONTROL EDİLMİYOR
Ancak yapay zekanın ülkenin ekonomik sağlığı ve ulusal güvenliği açısından uzun vadede en önemli konulardan biri haline geldiği bir dönemde, Trump yönetiminde yapay zeka politikasını tek elden koordine eden bir isim bulunmuyor.
Ulusal güvenlik danışmanı olarak görev yapan Marco Rubio, yapay zeka konusunda yönetim içindeki önemli aktörler arasında nadiren anılıyor. Biden döneminde oluşturulan siber güvenlik ve gelişmekte olan teknolojilerden sorumlu ulusal güvenlik danışmanı yardımcılığı görevi ise Trump yönetimi tarafından kaldırıldı.
Kongre tarafından oluşturulan ulusal siber direktörlük makamının da yapay zeka konusunda doğrudan yetkisi bulunmuyor. Bu görevi halen, daha önce Cumhuriyetçi Ulusal Komite'de üst düzey görev yapan Sean Cairncross yürütüyor. Cairncross, göreve gelmeden önce siber güvenlik ve yapay zeka alanlarında sınırlı deneyime sahipti.
NİTELİKLİ ELEMANLAR TASFİYE EDİLDİ
Yönetim içerisinde teknik uzmanlığın da bir bölümünün tasfiye edildiği görülüyor. Bu durum özellikle İç Güvenlik Bakanlığı'na bağlı Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı'nda (CISA) dikkat çekiyor.
CISA'nın vekaleten direktörlüğünü yapan isim, geçen hafta kurumun yaklaşık 250 yeni çalışan alacağını duyurdu. Kurum, Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana yaklaşık bin çalışanını, yani iş gücünün yaklaşık üçte birini kaybetmişti.
Bunun sonucunda yapay zeka, Trump yönetiminin yeni tartışma alanlarından biri haline geldi. Konuya ilişkin nüfuz, gündeme ve güne göre farklı yönetim yetkilileri arasında değişiyor.

YÖNETİMDE AMODEI GİBİ DÜŞÜNENLER MEVCUT
Öte yandan, özellikle küçülen Ulusal Güvenlik Konseyi ile Enerji Bakanlığında bazı yetkililer Amodei'nin kaygılarını paylaşıyor. Bu isimler, yapay zeka modelleri giderek daha öngörülemez hâle gelirken daha güçlü sistemlerin geliştirilmesinde hız kesilmemesinin yeni riskler yaratabileceğini düşünüyor.
Yapay zeka tartışmalarının giderek büyüdüğü dönemde, teknolojiyle ilgili güvenlik ve politika çalışmalarında görev yapan bazı Beyaz Saray çalışanları da son aylarda görevlerinden ayrıldı.
İSTİFALAR GELDİ
Yapay zeka güvenliği tartışmalarında önemli rol oynayan siber direktörlüğün iki üst düzey politika yetkilisi yaz aylarında görevinden ayrıldı. Beyaz Saray'ın yapay zeka konusunda kıdemli politika danışmanı Sriram Krishnan da görevini bıraktı.
Bu hafta ise Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi'nin üst düzey yapay zeka politika yetkililerinden Sihao Huang, X hesabından yaptığı açıklamayla görevinden ayrıldığını duyurdu. Huang, bundan sonra Anthropic'te çalışacağını açıkladı.
Eski yönetim yetkilileri, Trump'ın Sacks gibi teknoloji savunucuları ve yatırımcılara büyük ölçüde kulak vermesinin yapay zeka politikası üzerinde çalışmayı son derece zorlaştırdığını belirtiyor. Bu isimler, ek güvenlik bariyerleri veya yeni düzenlemeler getirilmesine uzun süredir şüpheyle yaklaşıyor.
TRUMP ENGEL OLUŞTURUYOR
Eski yetkililer, özellikle düzenleme konusundaki her türlü önerinin Trump yönetiminde ciddi dirençle karşılaştığını düşünüyor. Bunun en önemli örneklerinden biri, Sacks ve diğer isimlerin yılın başında Trump'ı yeni yapay zeka modelleri için zorunlu devlet denetimleri getirecek başkanlık kararnamesini son anda geri çekmeye ikna etmesi oldu.
Söz konusu düzenlemenin yerini daha sonra gönüllülük esasına dayanan bir inceleme sistemi aldı.
TRUMP'IN AKLINDA NE VAR
Trump'ın yapay zeka konusundaki yaklaşımının merkezinde ise bu teknolojinin ekonomik büyümenin ana motoru olduğu düşüncesi bulunuyor. Trump, yapay zeka sektörünün büyümesinin önüne hiçbir şeyin geçmesine izin verilmemesi gerektiği görüşünde.
Trump uzun süredir başkanlıklarının ABD'de yeni bir üretim dönemini başlatacağını ve ülkeyi yeni bir “altın çağa” taşıyacağını söylüyor.
İlk başkanlık döneminde bu hedefi ağır sanayiyi yeniden canlandırarak gerçekleştireceğini savunmuştu. Kömür madenciliğindeki istihdamın yeniden canlanacağını ve sanayisizleşen Orta Batı bölgesindeki işlerin geri döneceğini öne sürmüştü. Ancak bu işler beklenen ölçekte ortaya çıkmadı.
BELİ TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNE BAĞLADI
Trump ikinci kez başkanlık koltuğuna oturduğunda ise bu kez teknoloji şirketlerinin devasa sermaye harcamalarının ekonomiyi yüksek tempoda tutacak yakıt olabileceğine inandı.
Trump bu fikre seçim kampanyasının son dönemlerinde odaklanmaya başladı. Haziran 2024'te OpenAI yöneticileriyle yaptığı özel bir görüşmede, veri merkezlerinin inşasını hızlandırmak için Covid-19 aşılarının geliştirilmesini hızlandıran ve hükümetin tamamını seferber eden “Operation Warp Speed” benzeri bir model oluşturulmasını gündeme getirdi.
O tarihten bu yana Trump, yapay zeka sektörünün büyümesini neredeyse her türlü siyasi maliyet pahasına desteklemeye kararlı bir görüntü çiziyor. Trump'ın “altın yumurtlayan tavuk” olarak nitelendirdiği bu büyümenin devam etmesini istiyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.