Trump Yönetiminde İran Savaşı Çatlaklara Neden Oluyor: Başkan Yardımcısı Vance'in Sessizliği Dikkati Çekiyor
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemeleri devam ederken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in kamuoyu önündeki sessizliği dikkati çekiyor.
Vance'in saldırılara ilişkin kamuoyu önünde "temkinli" bir dil kullanması, Başkan Yardımcısının kendi siyasi geleceğini korumaya yönelik bir tutum içinde olup olmadığı ya da Trump ile gerçek bir görüş ayrılığı yaşayıp yaşamadığı konusunda merak uyandırdı.
ABD basınında Vance'in İran'a yönelik saldırılara "karşı çıktığı" öne sürülürken, Beyaz Saray, Trump ile Vance arasında görüş ayrılığı olduğu yönündeki iddiaları redederek başkanın ulusal güvenlik ekibinden farklı görüşleri dinleyerek karar verdiğini vurguladı.
Trump ise, konuya ilişkin gazetecilere verdiği bir demeçte, "Vance, felsefi açıdan benden biraz farklıydı diyebilirim. Sanırım gitme konusunda o kadar hevesli değildi ama yine de oldukça hevesliydi." ifadelerini kullandı.
Vance'in İran'a yönelik saldırılar konusunda "temkinli" olduğu iddiası
Politico'nun iki üst düzey yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD'nin yurt dışındaki müdahalelerine uzun süredir mesafeli duran Vance'in, İran'a yönelik saldırı kararı öncesi söz konusu duruma da şüpheyle yaklaştığı öne sürüldü.
Haberde, ismini belirtmek istemeyen bir Beyaz Saray yetkilisinin, Vance'in İran'a yönelik saldırılara "şüpheyle yaklaştığını", "karşı çıktığını" ve söz konusu saldırıların "başarılı olacağından endişe duyduğunu" belirttiği aktarıldı.
Vance'in geçmişte de ABD'nin askeri müdahalelerine yönelik eleştirel bir tutum sergilediği vurgulanan haberde, diğer yetkilinin ise "Onun görevi, başkana ve yönetime olabileceklerin tüm yönlerini farklı açılardan sunmak ve o da bunu yapıyor." ifadelerini kullandığı kaydedildi.
Haberde ayrıca, ABD’nin Husiler’e yönelik saldırıları sırasında, 2025’te Vance’in diğer yönetim yetkilileriyle yaptığı ve gizli olduğu düşünülen bir Signal yazışmasında bu hamleyi "hata" olarak değerlendirdiği hatırlatıldı.
Vance, İran'a yönelik saldırılar konusunda ne söyledi?
Forbes'un haberine göre, Vance, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin kamuoyuna doğrudan kapsamlı değerlendirmelerde bulunmazken, soruları yanıtladığında ise genellikle Trump'a atıfta bulundu.
Ayrıca, 2024 başkanlık kampanyası sırasında Vance, podcast sunucusu Tim Dillon'a, "Çıkarlarımız, bence kesinlikle İran'la savaşa girmemek, değil mi? Bu, kaynakların büyük ölçüde başka yöne çekilmesi anlamına gelir. Ülkemiz için çok büyük bir mali yük olur." demişti.
Vance, 2025'te İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırılar başlatılmadan önce yaptığı açıklamada da İran'a saldırmanın "herkes için çok kötü olacağını" ve "istenen bir durum olmadığını" ancak bunun İran'ın nükleer silah edinmesinden daha iyi olduğunu kaydetmişti.
İran savaşı Vance'in siyasi geleceğini etkileyebilir
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının, Vance’in 2028’deki siyasi geleceği üzerinde de etkili olabileceği düşünülüyor.
ABD basınında yer alan haberlere göre uzmanlar, söz konusu saldırıların kamuoyu yoklamalarında yeterli destek görmediğini ve Trump’ın tabanında görüş ayrılıklarına yol açtığını belirtiyor, bu nedenle Vance’in 2028 başkanlık hedefini korumak amacıyla sürece mesafeli durmaya çalıştığı değerlendiriliyor.
İran’a yönelik saldırılar, Vance’i müdahale karşıtı görüşleri ile Trump’a verdiği destek arasında denge kurmak zorunda bırakırken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun görünürlüğünü de artırdı.
2028 başkanlık seçimleri için öne çıkan isimlerden biri olarak değerlendirilen Rubio, saldırıları 28 Şubat'ta Mar-a-Lago'da Trump ile birlikte yakından takip ederken, Vance ve diğer üst düzey yetkililer toplantıya Washington'dan katıldı.
Öte yandan, Rubio ve Vance'in 2028'de aday olacaklarına ilişkin henüz bir açıklama yapmadığı, ancak Trump'ın son haftalarda yakın çevresine kimi tercih ettiklerini sorarak nabız yokladığı öne sürülüyor.
Söz konusu gelişmeler, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının, kamuoyundaki tartışmalar ve siyasi dengeler çerçevesinde Vance'in 2028 başkanlık hedefi ile yönetim içindeki konumunu etkileyebileceğine işaret ediyor.
Kent'in istifası yönetim içindeki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı.
ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent'in, 17 Mart'ta ülkesinin İran'a saldırılarını "vicdanen destekleyemeyeceğini" belirterek istifasını açıklaması, yönetim içindeki görüş ayrılıklarını görünür hale getirdi.
The Washington Post'un konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Kent, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ve Başkan Yardımcısı JD Vance ile Beyaz Saray'da bir araya geldi.
Üçlünün söz konusu görüşmesi, daha ılımlı bir dış politikaya sahip olmaları nedeniyle kamuoyunda dikkati çekti.
Görüşmede Kent, istifa mektubunu doğrudan Vance'e sundu ancak Vance, Kent'i istifadan vazgeçirmeye çalıştı.
İsmini açıklamak istemeyen yetkililer, Vance'in Kent'e nihai kararını vermeden önce Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü ve ABD Başkanı ile görüşmesini tavsiye ettiğini aktardı.
Vance'in sözcüsü ise başkan yardımcısının, ulusal güvenlik ekibinin uyum içinde hareket etmesi, karşılıklı güvenin korunması ve iç değerlendirmelerin medyaya yansıtılmaması gerektiğine büyük önem verdiğini ifade etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.