Türk Sanat Müziğinin Unutulmaz İsmi: Safiye Ayla
Türk sanat müziğinin güçlü yorumcularından Safiye Ayla, vefatının 28. yılında yad ediliyor
Atatürk'ün hayranlıkla dinlediği, seslendirdiği "Çile Bülbülüm", "Bir İhtimal Daha Var", "Menekşe Kokulu Yarim", "Niçin Baktın Bana Öyle" adlı eserlerle hafızalara kazınan usta sanatçı, 75 yıla yayılan sanat yaşamıyla Cumhuriyet dönemine damga vuran isimler arasında yer aldı.
Ayla, Hicazizade Hafız Abdullah Bey ile Suudi Arabistan'dan gelerek küçük yaşta Osmanlı sarayına giren Seyyide Hanım'ın kızı olarak, 13 Eylül 1917'de İstanbul Fatih'te dünyaya geldi.
Daha doğmadan babasını, 3 yaşındayken de annesini kaybeden Ayla, çocukluk yıllarını kimsesiz çocukların bakıldığı İstanbul Bebek'teki Çağlayan Darüleytam'da geçirdi.
Müziğe küçük yaşta başladı
İlkokul öğreniminin ardından Bursa milletvekili ve sufi kimliğiyle tanınan Şeyh Servet Efendi tarafından evlat edinilen Ayla, Bursa Kız Muallim Mektebi’nde eğitim gördü.
Safiye Ayla, bir süre İstanbul Beyoğlu'ndaki Halıcıoğlu İlkokulu'nda yardımcı öğretmen olarak çalıştı ancak bu mesleği sürdürmedi.
Müziğe küçük yaşta piyano çalarak başlayan sanatçı, sesinin güzelliğinin fark edilmesi üzerine ilk ciddi müzik eğitimini besteci Mustafa Sunar'dan aldı. Sanat yaşamı boyunca Yesari Asım Arsoy, Sadettin Kaynak, Selahattin Pınar, Udi Nevres, Mesut Cemil ve Refik Fersan gibi Türk musikisinin önemli isimlerinden yararlandı.
Ayla, ilk plağını 1930'da Mustafa Sunar'ın desteğiyle doldurdu. Yesari Asım Arsoy'un bestelediği "Sevda Yaratan Gözlerin" adlı eser, sanatçının büyük çıkış yakalamasını sağladı ve uzun yıllar sürecek başarılı kariyerinin başlangıcı oldu.
Usta sanatçı, 500'ün üzerinde plak doldurdu
Sanatçı Ayla, ilk kez 1931'de Darüttalim-i Musiki Heyeti'nin konserlerinde sahneye çıktı. İstanbul ve Ankara Radyosu ile İstanbul Konservatuvarı İcra Heyeti'nde görev alan sanatçı, uzun yıllar gazinolarda çıktı ve geniş dinleyici kitlelerine ulaştı.
Yaşamı boyunca 500'ün üzerinde plak dolduran Ayla, Ankara ve İstanbul radyolarının aranan sesi oldu, ünü yurt sınırlarını aştı.
Cumhuriyet döneminde tanınan kadın ses sanatçılarından biri olan Ayla, Mustafa Kemal Atatürk'ün de en sevdiği yorumcular arasında yer aldı. Atatürk, toplantı ve davetlerde, sevdiği eserleri Safiye Ayla'nın seslendirmesini istiyordu.
Sanatçı, TRT'de yayınlanan bir röportajında, "Yemen Türküsü" eserinin Atatürk'ü ağlattığını belirterek, "Onu Nevres Bey'den öğrenmiştim. Söylediğim zaman Atatürk'ün gözlerinden yaş geldiğini görmüştüm. Ağlamıştı. 'İşte yok yere, Türk çocukları gidip Yemen ellerinde öldü. Ne lüzum vardı buna.' dedi. Onu iyi hatırlıyorum." ifadelerini kullanmıştı.
Udi ve besteci Şerif Muhittin Targan ile evlendi
Udi ve besteci Şerif Muhittin Targan ile 1950'de evlenen sanatçının evliliği, eşinin 1967'de vefatına değin sürdü.
"Seninle Doğan Güldür Bu Gönül" ve "Aşk Yaprağına Konarak Koza Öresim Gelir" adlı iki besteye de imza atan Ayla, 1942'de Rey kardeşlerin "Alabanda" revüsünde "Kraliçe Mimoza" rolünü başarıyla canlandırarak, oyunculuktaki yeteneğini de kanıtladı.
Safiye Ayla, dönemin diğer kadın okuyucularından farklı olarak, kendine has bir okuyuş biçimiyle şarkıları yorumluyordu. Ölçüye uyarak, iyi bir diksiyonla, düzgün, aynı zamanda da coşkun bir tavırla eserleri yorumluyordu.
Zamanın gözde şarkıları, Rumeli türküleri ve klasik örnekleri de içine alan repertuvarıyla geniş bir dinleyici kesimine hitap eden sanatçı, özellikle "Çile Bülbülüm Çile", "Menekşelendi Sular", "Ben Seni Ellerin Olsun Diye mi Sevdim", "Bir İhtimal Daha Var" ve "Yanık Ömer" adlı şarkılara yorumlarıyla müzikseverlerin beğenisini kazandı.
En son sahne konserini Atatürk'ün anısına Türk Kültürüne Hizmet Vakfı yararına 1987'de İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde veren Ayla, 14 Ocak 1998'de, 91 yaşındayken İstanbul'da yaşamını yitirdi.
TEV Avrupa Yakası Bağışçılarla İlişkiler Müdürü Servet Dalay, AA muhabirine verdiği bir röportajda, sanatçının birçok kez Mustafa Kemal Atatürk'ün huzurunda şarkılar söylediğini aktararak, şunları kaydetmişti:
"Kendisi Türkiye tarihinde sahneye çıkan ilk kadın solistlerden biri ve Cumhuriyet tarihi sanatçısı olarak çok büyük başarılara ve ilklere imza atmış bir azim ve cesaret örneği. Yaşamı boyunca karşılaştığı imkansızlıklara rağmen başarıya ulaşmış örnek bir yaşam öyküsü. Yalnızca yaşam öyküsüyle değil, verdiği burslarla da birçok gence yol göstermeye devam etti. Adına verilen burs fonundan bugüne kadar 2 bin 12 burs vererek öğrencilerin hayatına dokunduk."
Muhabir: Özlem Limon
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.