"Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi" Yayımlandı

"Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi" Yayımlandı

Ernst & Young (EY) Türkiye ve Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) işbirliğiyle gerçekleştirilen "Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi" araştırmasının sonuçları paylaşıldı.

Ernst & Young (EY) Türkiye ve Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) işbirliğiyle gerçekleştirilen "Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi" araştırmasının sonuçları paylaşıldı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, yönetim kurullarının stratejik öncelikleri ve risk gündemlerini kapsamlı bir şekilde ele alan araştırma, çoğunlukla halka açık şirketler ve aile şirketlerinde görev yapan yönetim kurulu üyeleri, üst düzey yöneticiler ve bağımsız yönetim kurulu profesyonellerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Bu yıl 3'üncüsü gerçekleştirilen araştırmanın bulguları, yönetim kurulu gündemlerinde kısa vadeli finansal ve operasyonel konuların ağırlıkta olduğunu, daha uzun vadeli risk ve dönüşüm başlıklarının ise henüz yeterince ele alınmadığını ortaya koydu.

Bulgular, uzun vadeli risk ve fırsatların etkin şekilde yönetilememesinin yönetim kurullarını kırılgan hale getirebildiğine işaret etti. Özellikle "kurumsal risk yönetimi" ve "yönetim kurulu kompozisyonu" temalarına odaklanılan araştırmanın sonuçları, küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler, siber güvenlik ve mevzuata uyum gibi başlıklara ayrılan sürenin görece sınırlı kaldığını gösterdi.

Araştırma kapsamında 1-5 aralığında yapılan değerlendirme sonucunda "Türkiye Yönetim Kurulu Etkinlik Skoru" 3,67 olarak belirlendi. 2023 yılıyla karşılaştırıldığında 2025'te "değer yaratma" skoru 4 seviyesinden 3,92'ye, "yönetim kurulu yapısı" skoru 4,1'den 3,9'a, "yapılanma ve süreçler" skoru 3,9'dan 3,86'ya, "liderlik ve kültür" skoru ise 3,7'den 3,4'e geriledi. "Performans" skoru ise 2,8'den 3,1'e yükseldi.

Katılımcıların en fazla vakit ayırdığı başlıklar sırasıyla "finansal ve operasyonel performans" (yüzde 93), "şirket misyon, vizyon ve stratejisi" (yüzde 75) ile "katma değerli projelerin ilerleyişi" (yüzde 70) oldu. Yönetim kurullarının en az vakit ayırdığı konular ise "siber güvenlik" (yüzde 25), "kriz yönetimi" (yüzde 34) ve "hissedar/yatırımcı ilişkileri" (yüzde 34) olarak sıralandı.

Araştırmanın kurumsal risk yönetimi temasına ilişkin sonuçlarına göre, en önemli riskler sırasıyla "ekonomik", "jeopolitik" ve "politik" oldu. Yönetim kurulları yetkinliklerinin genel olarak güçlü göründüğü ancak özellikle halefiyet planlaması, uzun vadeli vizyon oluşturma ve ölçülebilir performans hedefleri belirleme alanlarında gelişim ihtiyacı bulunduğu vurgulandı.

Katılımcıların yüzde 50'sinden fazlası, çalıştıkları kurumlarda yönetim kurulu seviyesinde risk yönetimine ayırdıkları sürenin aylık 1 ila 10 saat arasında olduğunu belirtti.

Araştırmaya göre, sürdürülebilir başarı için yönetim kurullarının önceliklendirmesi gereken adımlar "yönetim kurulu kompozisyonu", "şirketleri bekleyen riskler" ve "yönetim kurulu gündemi" başlıkları altında toplandı.

Yönetim kurulu kompozisyonu genel olarak olgun seviyede değerlendirilirken, bağımsız üye yapısının ve yetkinlik çeşitliliğinin güçlendirilmesi, halefiyet planlamasının yapılması, orta ve uzun vadeli stratejik vizyonun netleştirilmesi ve stratejinin daha ölçülebilir hale getirilmesi gibi alanlarda gelişim ihtiyacı devam etti.

Araştırmada, risk yönetiminin stratejik karar alma süreçlerine entegre edilmesi, risk ve performans metrikleri için gerçek zamanlı izleme ve değerlendirme kabiliyeti geliştirilmesi ile kurum genelinde veri odaklı ve proaktif risk kültürü oluşturulmasının önemine işaret edildi.

- "Yönetim kurulu kompozisyonu önemli bir unsur"

Açıklamada görüşlerine yer verilen EY Türkiye Şirket Ortağı ve Risk Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Emre Beşli, jeopolitik dalgalanmalar ve siber tehditlerin arttığı bir dönemde yönetim kurullarının çevik hareket etmesinin ve dayanıklılıklarını güçlendirmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti.

Beşli, yönetim kurulu kompozisyonunun günün ihtiyaçlarına göre yetkinliklerle donatılması gerektiğini aktararak, şu ifadeleri kullandı:

"Araştırmamızın bulgularına göre, yönetim kurullarında risk yönetimine ayrılan süre ya da payın arttırılması açısından önemli bir gelişim alanı bulunduğu söylenebilir. Araştırmada yer alan öne çıkan riskler arasından iklim değişikliği ve doğa, sürdürülebilirlik, yetenek yönetimi gibi alanlar, yönetim kurullarının uygulanan risk stratejilerine güveni açısından görece bir miktar daha düşük değerlendirilmiş durumda. Ancak risk kategorilerinin tamamı için doğru ve yeterli risk stratejilerine ihtiyaç da vurgulanmış bulunuyor. Tüm bu değerlendirmeler, risk yönetiminin stratejik bir bakış açısıyla tekrar ele alınması, aynı zamanda risk yönetimi çalışmalarını simülasyon, senaryo planlama, stres testleri ve benzeri yaklaşımlarla desteklemesinin önemine işaret ediyor. Söz konusu risk dönüşümünün gerçekleşmesi açısından araştırmada ele alınan bir diğer konu olan yönetim kurulu kompozisyonu da oldukça önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor."

EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı Serhat Akmeşe de hızla değişen iş dünyasında yönetim kurullarında karar alma süreçlerinin küresel jeopolitik gelişmeler, ekonomik belirsizlikler, artan regülasyon baskısı, dönüşen risk ortamı ve teknolojik ilerlemelerin etkisiyle giderek daha karmaşık ve çok boyutlu bir yapıya evrildiğini aktararak, şunları kaydetti:

"Bu dinamik tablo, yönetim kurulu kompozisyonunun yetkinlik çeşitliliği, güçlü bir bağımsız üye yapısı, stratejiyle entegre ve daha sistematik halefiyet planlaması, teknoloji, regülasyon ve jeopolitik alanlarında derin uzmanlık, veri temelli karar alma kabiliyeti ve yapay zekanın karar süreçlerine etkin entegrasyonu gibi başlıklar odağında yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Tüm bu gerekliliklerden yola çıkarak EY Türkiye olarak YÜD işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu araştırma, yönetim kurullarının öncelikli gündem maddelerine ışık tutmayı ve stratejik odak alanlarına ilişkin yol gösterici içgörüler sunmayı amaçlıyor. Bu raporun, yönetim kurullarının daha güçlü, çevik ve geleceğe hazır bir yönetişim modeli oluşturmasına katkı sağlayan değerli bir başvuru kaynağı olmasını umuyoruz."

YÜD Başkanı Mehmet Sami ise Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi'nin kendileri için yalnızca bir araştırma değil, yönetim kurullarının hangi riskleri gördüğünü, hangi alanlarda geride kaldığını ve nerede dönüşmesi gerektiğini gösteren bir yol haritası olduğunu vurguladı.

YÜD Başkan Yardımcısı Özlem Özyiğit de modern yönetişimde yönetim kurullarının, sadece kararların onaylandığı yerler değil, farklı seslerin titizlikle değerlendirildiği birer strateji merkezi olması gerektiğini kaydetti.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler