Yeni Yönetmelik ile Türkiye’de Evde Sağlık, Evde Bakım ve Palyatif Bakım Hizmetlerinde Neler Değişti?
Evde Sağlık hizmetleri, bu yapılanma içerisinde ilde koordinasyon sorumlu il sağlık müdürlüklerinin bünyesinde kalmıştı. Bir Komuta Kontrol yapısı teşkil edildi.
23 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 33289 sayılı “Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik”, Türkiye'deki evde sağlık, evde bakım ve palyatif bakım hizmetlerinin yapısında çok önemli stratejik değişiklikler ve yenilikler getirmiştir.
Yeni yönetmeliğin getirdiği temel değişiklikler, sisteme eklenen yeni mekanizmalar ve önceki uygulamalara (özellikle mülga 2023 yönetmeliğine) kıyasla yaşanan farkları şöyle özetleyebiliriz:
1. İki Farklı Hizmetin Tek Çatı Altında Birleştirilmesi ve Entegrasyon
- Eski Durum: Evde sağlık hizmetleri ayrı bir mevzuatla (2/6/2023 tarihli yönetmelik), palyatif bakım hizmetleri ise farklı yönergeler veya yataklı tedavi kurumu mevzuatları çerçevesinde yürütülmekteydi.
- Yeni Durum: İki hizmet dalı tek bir yönetmelikte birleştirilmiştir. Evde sağlık hizmetleri ile yataklı palyatif bakım hizmetlerinin, birinci basamak (aile hekimliği) ve uzaktan sağlık hizmetleriyle koordineli ve entegre bir biçimde yürütülmesi yasal bir zorunluluk haline getirilmiştir.
2. Uzaktan Sağlık Hizmetleri ve Dijital Altyapı Entegrasyonu
- Yenilik: Yeni yönetmeliğe "Uzaktan Sağlık Hizmeti", "Uzaktan Sağlık Bilgi Sistemi (USBS)" ve "e-Nabız" entegrasyonu tamamen dahil edilmiştir.
- Uygulama Değişikliği: Hekimin uygun görmesi ve hastanın talep etmesi durumunda Evde Sağlık Hizmeti (ESH) artık uzaktan sağlık hizmeti yoluyla da sunulabilecektir. Ayrıca aile hekimleri, hastaların ilk ön değerlendirmelerini uzaktan sağlık hizmetini kullanarak yapabilecektir. Rapor yenileme gibi süreçler de uzaktan organize edilebilecektir.
- Gelişmiş Veri Paylaşımı: Tüm süreçler ulusal dijital sağlık veri altyapısına (ESYS, HBYS, AHBS, USBS) entegre edilmiş olup, verilerin bakımın sürekliliği adına birimler arasında elektronik olarak kesintisiz paylaşılması esası getirilmiştir.
3. Hizmet Türlerinin Sürekli ve Süreli Olarak Sınıflandırılması
- Yenilik: Evde sağlık hizmetleri Sürekli ESH (ömür boyu ya da kendi isteğiyle sonlanana kadar) ve Süreli ESH olmak üzere ikiye ayrılmıştır.
- Süreli Hizmet Detayı: Hastaneden taburculuk sonrası ilk etapta 30 güne kadar süreli hizmet planlanabilecek, hekim uygun görürse buna ilave bir 30 gün daha eklenebilecektir.
4. "YAŞAM" (Sağlıklı Yaş Alma Merkezleri) ile İş Birliği
- Yenilik: Bakanlığa bağlı kurulan YAŞAM (Sağlıklı Yaş Alma Merkezleri) yasal mevzuat metnine dahil edilmiştir. Evde sağlık personeline, zorunlu hallerde YAŞAM bünyesinde de görev alabilme ve yaşlı bireylerin yerinde sağlık hizmeti ihtiyaçlarını bu birimlerle koordineli izleme görevi verilmiştir.
5. Yeni Birimler: ESH Üniteleri ve Palyatif Kritik Bakım
- ESH Üniteleri: Evde sağlık hastalarının takipleri sırasında yataklı tedavi ihtiyacı doğarsa ve kurumda palyatif bakım yatağı yoksa kullanılmak üzere, hastanelerde en az 3 yatak kapasiteli "ESH Üniteleri" kurulabilecektir. Bu yataklar toplam yatak sayısına dahil edilmeden gözlem yatağı sayılacaktır.
- Palyatif Kritik Bakım Hizmeti: Yoğun bakım hizmeti kapsamı dışında kalan, ancak ileri semptom yükü bulunan ve yakın klinik izlem gerektiren hastalar için palyatif bakım servisleri bünyesinde "Palyatif Kritik Bakım" adıyla yeni bir ileri düzey hizmet katmanı tanımlanmıştır.
6. Çocuk Hastalar İçin Özel Düzenleme
- Yenilik: 18 yaş ve altı hastalar için "Çocuk Palyatif Bakım Servisi" kavramı ve standartları netleştirilmiştir. Çocuk palyatif bakım servisleri genel planlama kotalarına (yatak sınırlamalarına) tabi olmayacak ve en az 5 yataklı olarak doğrudan kurulabilecektir. Bu servislerin başında bir Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı bulunacaktır.
7. Hastane Yatak Kapasitelerine Kriter Bazlı Üst Sınırlar
- Yenilik: Kamu, üniversite ve özel hastanelerdeki palyatif bakım yatak sayısının planlanmasında hastane yatak kapasitesine göre katı üst sınırlar getirilmiştir (Örn: 50 yatağa kadar olan kamularda en fazla %50, 400 yatak üzerinde en fazla %5; özel sağlık tesislerinde ise toplam yoğun bakım yatak sayısının en fazla %20'si kadar palyatif yatağı planlanabilecektir).
8. Ekibe Yeni Meslek Gruplarının Dahil Edilmesi (Eczacı, Manevi Destek vb.)
- Eczacı Katılımı: İlaç etkileşimlerini incelemek, akılcı ilaç kullanımını sağlamak ve hasta yakınlarına danışmanlık vermek üzere evde sağlık ekiplerine artık eczacılar da dahil edilebilecektir.
- Destek Personelleri: Palyatif bakım ekiplerine diyetisyen, psikolog ve sosyal hizmet uzmanının yanı sıra ihtiyaca göre çocuk gelişimcisi ve manevi destek görevlisi gibi yeni unvanlar da eklenebilmektedir.
9. Merkezi ve Uydu Birim Yapılanması (H ve D Tipi Birimler)
- Yenilik: Evde sağlık hizmet birimleri merkezi ve uydu birimler olarak organize edilmiştir. Birimler verdikleri hizmete göre ikiye ayrılmıştır:
- H Tipi (ESH-H): İkinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerini kapsayan birimler.
- D Tipi (ESH-D): Ağız ve diş sağlığı merkezleri/hastaneleri bünyesinde diş sağlığı hizmeti sunan birimler.
10. Geçiş Süreçleri ve Sertifikasyon Kolaylıkları
- Mevcut Birimlerin Tescili: Mevcut tescilli birimlerin yeni yönetmeliğe uyum sağlayarak yeniden tescil edilmesi için 1 yıl süre tanınmıştır.
- Hemşire Sertifikasyon Esnekliği: Yeni açılan veya mevcut tescillenecek palyatif bakım servislerindeki hemşirelerin sertifikasyon şartını tamamlamaları için 5 yıllık bir geçiş süresi tanınarak hizmetin personel yetersizliği nedeniyle aksamasının önüne geçilmiştir.
**
Şahsi değerlendirmem:
663 Sayılı KHK ile Sağlık Bakanlığı’nda 2012 yılında teşkilat yapısı değişikliğine gidilmişti. Türkiya Kamu Hastaneleri Kurumu hastanelerin, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ise halk sağlığı ile ilgili birimlerle aile sağlığı merkezlerinin idaresinden sorumlu olmuştu. O yıl, illerde hastanelerin yönetiminden sorumlu Genel Sekreterlikler ve Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun taşra teşkilatı olarak Halk Sağlığı Müdürlükleri kurulmuştu.
Evde Sağlık hizmetleri, bu yapılanma içerisinde ilde koordinasyon sorumlu il sağlık müdürlüklerinin bünyesinde kalmıştı. Bir Komuta Kontrol yapısı teşkil edildi. Evde sağlık hizmetlerinin gerçekleştirilmesinde başvuru Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki il koordinasyonuna yapıldı. Halk Sağlığı müdürlüğü idaresinde aile hekimleri kendilerine kayıtlı kişilerin evde sağlık hizmetlerinin sorumlu olarak hastayı ilk gören hekimler oldular. Aile hekiminin raporuna göre ya hizmet tamamlandı ya da hastanelerde teşkil etmiş evde sağlık hizmetleri biriminin hastanın daha ileri düzey evde sağlık hizmeti alması için koordinasyon birimi tarafından görevlendirildi.
Sonra ne oldu. Birkaç yıl sonra aile hekimlerinin iş yükü nedeniyle evde sağlık hizmetlerini verememesi durumuyla karşılaşmıştık. Hastaneye bu hizmeti yürütmeye başladı.
**
Bir başka durum: Bu hizmetler, evde sağlık hizmetleri ve daha geniş haliyle evde bakım hizmetleri belediyeler tarafından da verilen hizmetlerdir. O gün de bugün de belediyelerin verdiği bu hizmetlerle Sağlık Bakanlığının sunduğu hizmetlerin tek elde koordine edilmesi mümkün olmamıştır. Olmuyor. Nedenlerini tahmin edebilirsiniz.
Palyatif bakım ise hastanelerde verilen bir hizmet.
Bu, yeni yönetmelik evde bakım ile evde sağlıktan ziyade adı üzerinde evde sağlık ile palyatifi birleştiriyor. Bunun anlamı, zaten Sağlık Bakanlığı’nın bünyesinde olan hizmetlerin entegrasyonun sağlanması.
Bazı illerimizde, benim hatırladığım İzmir’de tüm ilgili il müdürlüklerini ve kurumları içine kapsayan evde bakım hizmetleri koordinasyonu denemeleri de olmuştu.
Gönderdiğiniz metni, savunduğunuz kamusal faydayı, koordinasyon vurgusunu ve akademik-entelektüel duruşunuzu koruyarak, gazete köşenize ya da akademik değerlendirmelerinize uygun, akıcı ve güçlü bir üslupla yeniden kaleme aldım:
Düzenlenmiş Metin:
"Günümüzde Türkiye, demografik olarak 'yaşlanmış toplum' gerçeğiyle karşı karşıyadır. Yaşlı sağlığı üzerine odaklanan pek çok kurum ve kuruluş; evde sağlık, evde bakım ve palyatif bakım hizmetlerini kendi kulvarlarında koordine etmeye çalışmaktadır. Ne var ki bu durum, çabaların ve kurumsal kapasitelerin farklı odaklar arasında bölünmesine yol açmaktadır. Temel hedefimiz hem finansal hem de nitelikli personel kaynaklarımızı tek bir potada eriterek, ülkemizin potansiyelini çok daha verimli ve efektif kullanmak olmalıdır.
Bu doğrultuda, 23 Haziran 2026 tarihli yeni yönetmelikle birlikte 'Yaşlı Sağlığı' vizyonunu da kapsayacak çok kritik bir adım atılmıştır. Sağlık Bakanlığı bünyesinde yapılandırılan Sağlıklı Yaş Alma Merkezleri (YAŞAM), artık resmi olarak yasal mevzuat metnine dahil edilmiştir. Evde sağlık personelinin zorunlu hallerde YAŞAM bünyesinde de görev alabilmesi ve yaşlı bireylerin yerinde sağlık ihtiyaçlarının bu birimlerle koordineli şekilde izlenmesi kararı, sahada çok ciddi bir sinerji yaratacaktır.
Hiç kuşkusuz gelişmeler doğru bir eksende ilerlemektedir. Ancak öncelikli beklentimiz, Sağlık Bakanlığı’nın evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini merkezi düzeyde nasıl entegre edeceğini ve bu koordinasyonu sahaya nasıl yansıtacağını görmektir. Temennimiz, yeni yönetmeliğin kâğıt üzerinde kalmayıp uygulama zemininde de mutlak bir başarıya ulaşmasıdır.
Makro vizyonda ise, Sağlık Bakanlığımızın yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm bakanlıkların, yerel yönetimlerin ve belediyelerin bu alandaki proje ve hizmetlerinin devletimizin tek bir çatısı/koordinasyon merkezi altında birleştirilmesi gerektiğine inanıyorum. Unutulmamalıdır ki, bu hizmetlerin tamamı bölünemez birer 'kamusal hizmet’tir. Geçmiş tecrübelerimizden de iyi bildiğimiz üzere; koordinasyonsuzluk, zayıf iş birlikleri ve kurumsal dağınıklık hem ülkemize zarar vermekte hem de kaynak israfına yol açmaktadır. Bu çerçevede, yürürlüğe giren yeni yönetmeliği geleceğe dönük umut verici bir basamak olarak görüyor, sahada yaratacağı olumlu ve bütüncül sonuçları yakından takip ediyoruz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.