Alihan Kuriş Soruşturmasında FETÖ Bağlantısı İddiası! Tanık İfadeleri Dosyaya Girdi
Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma ile Alihan Kuriş hakkında yürütülen ayrı dosyada dikkat çeken tanık ifadeleri ortaya çıktı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturması ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin dosyasında yer alan bazı tanık ifadelerinde, yapılanmanın FETÖ ile olası temaslarına ilişkin dikkat çekici iddialar yer aldı.
"FETÖ TEMAS KURMAK İSTEDİ, DENİZOLGUN KARŞI ÇIKTI"
İki ayrı soruşturma kapsamında farklı tarihlerde ifade veren tanıkların anlatımlarında, FETÖ’nün geçmiş dönemde yapılanma içindeki bazı isimlerle temas kurmaya çalıştığı, Arif Ahmet Denizolgun’un bu girişimlere karşı çıktığı ve Alihan Kuriş’in sonraki süreçte FETÖ çevreleriyle bağlantılı olduğu yönünde iddialar dile getirildi.
17-25 ARALIK ÖNCESİ GÜLEN'DEN MEKTUP
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ifade veren Mahmut Kösemusul, 17-25 Aralık 2013 sürecinden kısa süre önce Arif Ahmet Denizolgun ve iş insanı Recep Aşoğlu ile birlikte bulunduğu bir ortamda Denizolgun’un kendilerine Fethullah Gülen’den bir mektup geldiğini anlattığını söyledi.

"BİZ DEVLETİMİZİN YANINDA DURURUZ"
Kösemusul’un iddiasına göre; Denizolgun, Gülen’in ilerleyen süreçte birlikte hareket etme yönünde bir talepte bulunduğunu aktardı ve bu teklife karşı çıkarak “Biz devletimizin yanında dururuz” dedi.
“MEVCUT İDAREYE KARŞI BİRLİKTE HAREKET” İDDİASI
Dosyada ifade veren Ahmet Köse de geçmiş dönemde FETÖ mensubu olduklarını belirttiği iki kişinin kendisiyle irtibat kurduğunu anlattı.
Köse, söz konusu kişilerin kendilerinden “mevcut idareye karşı mücadeleye destek vermelerini” istediğini, ancak bu teklifi kabul etmediğini söyledi.
Köse, Alihan Kuriş’in FETÖ tarafından yönetildiği veya Denizolgun’un ölümünde FETÖ’nün etkisi bulunduğu yönündeki sorulara ise bu konularda doğrudan bilgisi olmadığını iddia etti.

TANIKTAN ALİHAN KURİŞ-FETÖ İLİŞKİSİ İDDİASI
Tanık olarak Rüstem Şahin ise Alihan Kuriş’in FETÖ ile ilişkili olduğu yönünde daha kapsamlı iddialarda bulundu.
Şahin, ifadesinde Alihan Kuriş’in FETÖ tarafından yönlendirildiğini öne sürdü. Ayrıca FETÖ’nün, Arif Ahmet Denizolgun’un yapılanmanın başında bulunmasını istemediğini ve onun yerine Kuriş’in öne çıkarıldığını iddia etti.
Tanık, Denizolgun’un ölümüne yakın dönemde Kuriş’in FETÖ çevreleriyle yoğun temas halinde olduğunu da ileri sürdü. Ancak bu kişilerin kimliklerini bilmediğini dile getirdi.
Şahin’in, Denizolgun’un ölümünden önce hükümetle temas halinde olduğu ve FETÖ’nün bu süreci engellemek istediği yönündeki değerlendirmeleri de dosyada tanık beyanı olarak yer aldı.
DENİZOLGUN’UN ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN LİDERLİK DEĞİŞİMİ
Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünden hemen sonra yaşandığı öne sürülen liderlik değişimi dikkat çekti.
Tanık Yunus Koz, 8 Eylül 2016’da Ümraniye’deki merkeze gittiğinde Denizolgun henüz defnedilmeden Alihan Kuriş’in lider ilan edildiğini iddia etti.
Koz, merkezde bulunanlara Kuriş’e biat etmeleri gerektiğinin söylendiğini ve Kuriş’in Denizolgun’un makam odasına geçtiğini anlattı. Kendisi ise bu durumu kabul etmediğini ve daha sonra yapılanmayla bağının koptuğunu söyledi.
Hüseyin Yılmaz da benzer şekilde, cenaze günü Alihan Kuriş’in yapılanmanın başına geçtiğinin duyurulduğunu ve bu durumun kendilerinde şaşkınlık yarattığını ifade etti.

“FETÖ’NÜN KURİŞ ÜZERİNDE ETKİSİ OLABİLİR” İDDİASI
Yunus Koz, savcılıktaki ifadesinde Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne yakın dönemde FETÖ’ye tabi olmayacağı yönünde tavır aldığını ifade etti ve FETÖ’nün Alihan Kuriş üzerinde etkili olmuş olabileceğini düşündüğünü iddia etti.
Hüseyin Yılmaz ise 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ’nün devlete ve millete verdiği zararların konuşulduğu bir ortamda Alihan Kuriş’in sessiz kaldığını anlattı.
YURT DIŞI PARA TRAFİĞİNE İLİŞKİN İDDİALAR
Öte yandan, yurt dışındaki para trafiğine ilişkin iddialar da gündemde.
Rüstem Şahin, fitre, zekât ve kurban derisi gibi çeşitli kaynaklardan toplandığını ileri sürdüğü paraların kayıt dışı şekilde bir havuzda toplandığını ve daha sonra Almanya ile Hollanda başta olmak üzere yurt dışına çıkarıldığını iddia etti.
Şahin ayrıca Almanya’da oluşturulan bir merkezin FETÖ mensuplarının faaliyetlerine imkan sağladığını ve bu merkezin finansmanında söz konusu kaynakların kullanıldığını öne sürdü.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.