Ankara'da "NATO Ankara Zirvesi: İstihbarat ve Dayanıklılık" ve "NATO'nun Görünmeyen Bağı: İstihbarat" Paneli Düzenlendi
Milli İstihbarat Akademisi, 36. NATO Zirvesi öncesinde "NATO Ankara Zirvesi: İstihbarat ve Dayanıklılık" ile "NATO'nun Görünmeyen Bağı: İstihbarat" başlıklı uluslararası program düzenledi.
Ankara'da bir otelde düzenlenen programa, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Scott W. Bray, akademisyenler, büyükelçiler ve güvenlik uzmanları katıldı.
Programda konuşan Bray, burada bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, NATO Zirvesi'nin düzenlenmesine haftalar kaldığını söyledi.
NATO'nun en önemli yanıtının tehdit bazlı olması olduğuna dikkati çeken Bray, "Bu kilit zirvenin aynı zamanda çok önemli sonuçları beraberinde getireceğini düşünüyoruz." dedi.
Dünyanın teknoloji ve istihbarat konusunda önemli bir değişiklikten geçtiğinin altını çizen Bray, NATO Zirvesi’nde oldukça yoğun bir gündemin olacağını aktardı.
Bray, "Daha güçlü bir NATO inşa etme hedefiyle ilerleyeceğiz." diye konuştu.
"Tüm tehditleri önlemeye çalışıyoruz"
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarına değinen Bray, Rusya’nın birçok farklı yöntem kullanarak istikrarsızlığı hedeflediğini vurguladı.
Bray, Ukrayna’ya verilen destek konusunda çalışmaların ve müttefik ülkelere yönelik tehditlerin devam ettiğinin altını çizdi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından ortaya çıkan risklere değinen Bray, "İttifakımız içinde aldığımız farklı önlemler var, bununla birlikte tüm tehditleri önlemeye çalışıyoruz." ifadesini kullandı.
"Her gün NATO şemsiyesi altında güçlenmeye devam ediyoruz"
Bray, Türkiye’nin terörle mücadele konusunda tecrübeli bir ülke olduğunun ve İttifakın geri kalanına önemli katkılar sağlayabildiğinin altını çizdi.
Bu kilit zirvenin aynı zamanda çok önemli sonuçları beraberinde getireceğini düşündüklerine dikkati çeken Bray, NATO’nun en önemli yanıtının tehdit bazlı olması olduğunu aktardı.
Savunma alanında yaşanan gelişmelere değinen Bray, zirvenin en önemli konusunun belki de bu olabileceğini, savunma sanayi alanında Ankara’da çok ciddi gelişmelerin olduğunu vurguladı.
Bray, "Daha güçlü bir NATO, daha güçlü ittifaklar elde etmeye çalışıyoruz. Geleceğimizi güvence altına alabilmek için devam ediyoruz. Her gün NATO şemsiyesi altında güçlenmeye devam ediyoruz." diye konuştu.
"NATO'nun Görünmeyen Bağı: İstihbarat" paneli
Milli İstihbarat Akademisi, 36. NATO Zirvesi öncesinde "NATO Ankara Zirvesi: İstihbarat ve Dayanıklılık" başlıklı program kapsamında "NATO'nun Görünmeyen Bağı: İstihbarat" adlı panel düzenledi.
Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse'nin moderatörlüğünü yaptığı panelde, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, Akron Üniversitesinden Emeritus Profesör James Clyde Sperling ve Eski NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı David Matthew Cattler panelist olarak katıldı.
Sperling, istihbaratın öneminin giderek arttığına dikkati çekerek, istihbaratın ne kadar çok özgürce paylaşılırsa NATO içinde daha iyi sonuç alınacağını söyledi.
İstihbaratın bir bakıma kaynak olduğunu belirten Sperling, "Yalnızca avantajı olduğu zaman paylaşılan, aynı zamanda güven duyduğunuz kişilerle paylaşılan bir kaynak aslında." dedi.
Sperling, NATO özelinde bakıldığında istihbaratın hedefe ulaşabilmek, kabiliyeti artırabilmek ve tehditlere karşı yanıt verilebilirliği artırabilmek gibi maliyetleri olduğuna işaret etti.
İstihbaratı paylaşıp paylaşmama kararının karmaşık olduğunu, birincil oyunculara bakıldığında akut ihtiyaçların karşılanması gibi bir durum olabileceğini anlatan Sperling, "İstihbaratta çok hızlı olmak, çok net olmak önemli. NATO içerisinde katmanlara bakmak önemli. Özellikle buradaki çevresel istihbarat paylaşımının çeperlerine geldiğimiz zaman, paylaşılan bilgilerin son derece önemli olduğunu söylemek lazım. Buna göre ilerlemek çok kıymetli.” diye konuştu.
Sperling, NATO'nun adaptasyon ve uyum kapasitesine ilişkin soru üzerine, Almanya'nın ve Fransa'nın otonomiye önem verdiğini dile getirdi.
Bazı ülkelerin, istihbaratı özel mülkiyet olarak gördüğünü vurgulayan Sperling, "Avrupa Birliği (AB) otonomi tartışmalarını hiç bırakmıyor, bu otonomiler bilgi paylaşımına engel teşkil edebiliyor." ifadesini kullandı.
“İstihbarat, doğru öncelikleri almamıza ve kolektif bir şekilde yol belirlememize yardımcı olur”
Panelde yayınlanmak üzere video mesaj gönderen Cattler da NATO'nun istikrarının, gönüllülüğe dayanan bir girişim olduğunu ve ülkelerin neyi, nasıl paylaşacağını kendilerinin tayin ettiğini söyledi.
NATO istihbaratının, egemen ülkelerin güvende olmasını amaçladığına işaret eden Cattler, son yıllarda çok uluslu şirketlerin egemen devletler yerine karar verme gibi bir role büründüğünü aktardı.
Cattler, bu noktada istihbaratın çok önemli bir hal aldığına dikkati çekerek, NATO ittifakı içerisinde işbirliklerin artırılmasının amaçlandığının altını çizdi.
NATO'da ülkelerin ihtiyaç duyduğu yardımın sunulmaya çalışıldığını söyleyen Cattler, amacın karar ve aksiyon almayı destekleyebilmek olduğunu vurguladı.
Cattler, Rusya-Ukrayna Savaşı başlamadan önce yaşanan gerilime değinerek, "Gerilimle birlikte bir şeylerin gelmek üzere olduğunu anladık. Rusya'nın daha büyük bir şeyi hedeflediğini anlamıştık." şeklinde konuştu.
David Matthew Cattler, "İstihbarat, doğru öncelikleri almamıza ve kolektif şekilde yol belirlememize yardımcı olur. Bunlar aksiyonlarımıza yön verir." dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.