Çevresel Faktörler Ve Bilinçsiz Kozmetik Ürün Kullanımı Cilt Bariyerini Zayıflatabiliyor

Çevresel Faktörler Ve Bilinçsiz Kozmetik Ürün Kullanımı Cilt Bariyerini Zayıflatabiliyor

Medicana Sağlık Grubu Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas:- "Cilt bakımında gereğinden fazla ürün kullanmak yerine, cildin ihtiyacına uygun ve sade bir bakım rutini oluşturmak daha doğru bir yaklaşımdır"

Medicana Sağlık Grubu Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, çok aşamalı cilt bakım rutinlerinin ve kozmetik ürünlerin bilinçsiz kullanımının cilt bariyerinin zayıflamasına yol açtığını bildirdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, özellikle yaz aylarında güneş, klima, deniz, havuz ve sık duş gibi etkenlerin cilt bariyerini olumsuz etkileyebildiğini belirtti.

Elmas, hassas cildin her zaman bir deri hastalığı anlamına gelmediğini aktararak, "Modern yaşamın getirdiği çevresel faktörler, çok aşamalı cilt bakım rutinleri ve bilinçsiz kozmetik ürün kullanımı cilt bariyerini zayıflatabiliyor. Ciltte uzun süren yanma, batma, kızarıklık ve kaşıntı gibi şikayetler bazı durumlarda egzama, rozasea veya alerjik kontakt dermatit gibi dermatolojik hastalıkların ilk belirtisi olabilir." ifadelerini kullandı.

Cilt bariyerinin derinin en dış tabakasında yer alan doğal koruyucu sistem olduğunu belirten Elmas, sağlıklı bir cilt bariyerinin su kaybını azalttığını, mikroorganizmalara, tahriş edici maddelere, hava kirliliğine, güneş ışınlarına ve kimyasal içeriklere karşı koruyucu görev üstlendiğini anlattı.

Elmas, "Bu bariyer zayıfladığında cilt daha kolay kurur, kızarır ve normal şartlarda sorun oluşturmayacak ürünler bile yanma veya batma hissine neden olabilir. Günümüzde hassas cilt şikayetlerinin önemli bir bölümünün temelinde bu bariyer hasarı yer almaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Yaz aylarında çevresel faktörlerin cilt bariyerini daha fazla zorladığını belirten Elmas, şöyle devam etti:

"Ultraviyole ışınları ciltte kuruluk, kızarıklık, leke oluşumu, erken yaşlanma bulguları ve bariyer hasarına yol açabilir. Terleme, sık duş alma, deniz ve havuz teması da bu etkiyi artırabilir. Öte yandan uzun süre klimalı ortamlarda bulunmak ortam havasını kurutarak cildin nem kaybını hızlandırabilir. Bunun sonucunda yüzde gerilme hissi, pullanma ve hassasiyet daha sık görülebilir."

Elmas, hava kirliliğinin de cilt sağlığını olumsuz etkileyebildiğini vurgulayarak, kirli hava partiküllerinin cilt yüzeyinde oksidatif stres oluşturabildiğini anlattı.

Özellikle hassas, kuru, atopik veya rozaseaya yatkın ciltlerde kızarıklık ve tahrişin daha belirgin hale gelebildiğine dikkati çeken Elmas, "Bunun yanında kozmetik ürünlerde bulunan parfüm, alkol, bazı koruyucular, peeling asitleri, retinoidler ve yoğun aktif içerikler hassas ciltlerde yanma ve batma hissini tetikleyebilir. Bu nedenle ürün seçiminde cilt tipine uygun içerikler tercih edilmelidir." tavsiyesinde bulundu.

- Yoğun temizleyicilerin kullanılması cildin toleransını aşabilir

Elmas, son yıllarda sosyal medyada yaygınlaşan çok aşamalı cilt bakım rutinlerinin bilinçsiz uygulanmasının cilt bariyerine zarar verebildiğini belirterek, aynı anda C vitamini, retinol, asit içerikli peeling ürünleri, arındırıcı tonikler ve yoğun temizleyicilerin kullanılmasının cildin toleransını aşabildiğini kaydetti.

Bu durumda daha önce rahatlıkla kullanılan ürünlerin bile yanmaya ve batmaya neden olabileceğini vurgulayan Elmas, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Cilt bakımında gereğinden fazla ürün kullanmak yerine, cildin ihtiyacına uygun ve sade bir bakım rutini oluşturmak daha doğru bir yaklaşımdır. Hassas cilt tek başına bir hastalık olarak değerlendirilmemeli. Hassas cilt daha çok cildin normalde rahatsızlık vermemesi gereken uyaranlara karşı aşırı tepki göstermesi olarak tanımlanabilir. Ancak bazı durumlarda bu şikayetlerin altında atopik dermatit, rozasea, kontakt dermatit veya seboreik dermatit gibi dermatolojik hastalıklar bulunabilir. Uzun süren kızarıklık, kaşıntı, pullanma veya şişlik gibi belirtiler varsa mutlaka dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirme yapılmalıdır."

Elmas, yaz döneminde cilt bakımında daha sade bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğine dikkati çekerek, nazik bir temizleyici, cilt tipine uygun bir nemlendirici ve düzenli kullanılan geniş spektrumlu güneş koruyucunun çoğu kişi için yeterli olabileceğini belirtti.

Parfümlü, alkollü, aşırı köpüren veya peeling etkili ürünlerin hassas ciltlerde dikkatli kullanılması gerektiğini anlatan Elmas, "Yeni bir kozmetik ürün kullanılacaksa öncelikle küçük bir bölgede denenmesi daha güvenli olacaktır. Ciltte sürekli yanma, batma, kızarıklık veya kaşıntı varsa bunu yalnızca 'cildim hassas' diyerek geçiştirmemek gerekir. Çünkü bu şikayetler bazen tedavi gerektiren dermatolojik hastalıkların ilk belirtisi olabilir." ifadelerini kullandı.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler