CHP'de, Muhittin Böcek Dahil Etkin Pişmanlık İfadeleri Nasıl Yorumlanıyor?
Soruşturmalar nedeniyle görevlerinden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek bu kapsamda ifade verdi.
Belediyelere yönelik operasyonlar, "mutlak butlan" tartışmaları ve kurultay davaları baskısı altındaki Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) "etkin pişmanlık" kapsamındaki son ifade süreçleri de yeni bir tartışma başlattı.
Son olarak soruşturmalar nedeniyle görevlerinden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek bu kapsamda ifade verdi.
CHP yönetimi, bütün bu sürecin tesadüf olmadığı görüşüyle hareket ediyor.
Parti kurmayları, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "gayrimenkul tapularına" ilişkin iddiaları gündeme getirmesinin ardından baskının arttığını savunuyor.
Nihai hedefin CHP'yi bölmek ve "iktidar alternatifi olmaktan çıkarmak" olduğu düşünülüyor.
CHP yönetimi, yaşananlara karşın "geri çekilmek yerine" saha çalışmalarını genişletme kararı aldı.
Parti kulislerinde, olası en kötü senaryolara karşı "yedek parti" seçeneğinin de masada tutulduğu ifade ediliyor.
Özgür Özel başkanlığında 11 Mayıs pazartesi günü yapılan MYK toplantısında Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın açıklamaları, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek'in "etkin pişmanlık" kapsamındaki ifadeleri değerlendirildi.
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın AKP'ye katılacağı iddiaları da ele alındı. Ayrıca, 4 Mayıs'tan itibaren 81 ilde yürütülen saha çalışmalarının ilk sonuçları değerlendirildi.'Gürlek'in tapu iddiaları sonrası düğmeye basıldı'
Parti yönetimi, son dönemde partiyi hedef alan girişimlerden iktidar partisini ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'i sorumlu tutuyor.
Özgür Özel'in, Gürlek'in çok sayıda gayrimenkule sahip olduğuna ilişkin "tapu" iddialarını gündeme getirmesinin ardından etkin pişmanlık ifadelerinin arttığına dikkat çekiliyor.
BBC Türkçe'ye konuşan bir MYK üyesi, "AK Parti içinde de bundan dolayı bir rahatsızlık var, kimse savunmadı. Çevre Şehircilik Bakanı ya da başkası çıkıp da, 'kardeşim bizim kayıtlarımızda böyle bir şey yok' demiyor. Genel Başkan'ın açıklamalarından sonra düğmeye basıldı" yorumunu yaptı.
Gürlek'in yaklaşık 1 ay önce yaptığı "Böcek de anlatacak ama zamanı var" sözlerini anımsatan parti kaynakları, bu açıklamanın ardından Muhittin Böcek'in oğluve gelininin tutuklandığına işaret ediyorlar.
Belediye başkanlarına "mafyavari yöntemlerle" baskı uygulandığını savunan bir parti yöneticisi ise "En son mal varlığına el konuldu. İtiraf diye sunulan iddiaların hepsi baskıyla, şantajla alınmış iftiralar. Gözaltında el konulan telefonlardan alınan görüntüler servis ediliyor. Mafyavari işler yapılıyor. Ama bu uzun vadede, devlete, yargıya güveni sarsıyor" yorumunu yaptı.
CHP, Gökhan Böcek'in iddialarına ne diyor?
Muhittin Böcek'in etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesini, kendisi ve oğlunun özel hayatı üzerinden tehdit edilmesi, malvarlıklarına el konulmasına bağlayan CHP yöneticileri, Özgür Özel'in de etkin pişmanlık ifadelerinde para almakla suçlanarak hedef alındığına dikkat çekiyorlar.
Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek'in ifadelerine ise partide, "hayatın olağan akışına aykırı" olarak bakılıyor.
Oğul Böcek'in CHP Genel Merkezi'ne geldiğini iddia ettiği tarihteki görüntülerin incelendiğini belirten CHP kaynakları, şu değerlendirmeleri yaptılar:
"Gökhan Böcek'in Genel Merkez'e geldiğini iddia ettiği tarihlerdeki kamera kayıtları incelendi, geldiğine dair bir görüntü yok. 1 milyon euroyu sırt çantasında getirdim diyor. Türkiye'de 500 euroluk banknotlar nadir olarak kullanılır, genelde 50'lik ve 100'lük banknot olur, 10-15 kilo ağırlığındaki bir çantanın, hiçbir kamera kaydına girmeden genel merkeze sokulması mümkün değil.
"Bu kadar yüklü meblağı kime verdiğini hatırlamıyor; 1.70-1.80 boylarında boylarında esmer biri diyor. Oradan bir şey çıkması mümkün değil."
'Davalar çöktü, itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar'
CHP yönetimi, başta İBB davası olmak üzere belediyeleri hedef alan davalardaki yolsuzluk iddialarını inandırıcı bulmuyor.
Yargılamaların başlamasıyla iddiaların çöktüğü savunan parti kaynakları, iktidarın bu nedenle parti yönetimine dönük baskıyı artırdığı görüşünde.
CHP'nin yaptırdığı kamuoyu araştırmalarına atıfla, bu davaları "yolsuzluk davası" olarak görenlerin yüzde 37 olduğunu belirten parti kurmayları, "Halkın yüzde 60'ı bu davaları siyasi olarak görüyor" diyor.
Yönetim, "Duruşmalar başladıktan sonra da tablo değişmedi. Böyle olunca özel hayat görüntüleri servis edilerek, baskı-şantajla ifadeler alınarak, CHP itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor" ifadelerini kullanıyor.

CHP yöneticilerine göre operasyonların nihai hedefinde partiyi bölmek ve "iktidar alternatifi olmaktan çıkarma hedefi" yatıyor.
Bütün yapılan operasyonlar servis edilen görüntüler, etkin pişmanlık ifadelerine rağmen CHP'nin oy oranının düşmediği, bu durumun iktidarı tedirgin ettiğini savunuluyor.
CHP'yi iç tartışmalar ve karşılıklı suçlamaların içine çekerek bölmenin amaçlandığını savunan bir MYK üyesi, "MHP'nin içinden İYİ Parti'yi çıkarıp böldüler ve daha yönetebilir oldular. Şimdi de CHP'yi bölüp bir parçasını kendilerine yakın tutup, yönetebilir olmak istiyorlar" yorumunu yaptı.
'Mutlak butlan kararı çıkmaz'
CHP kulislerinde, kurultay sürecine ilişkin açılan davalarda "mutlak butlan" yönünde bir karar çıkmasının düşük ihtimal olduğu değerlendirmesi de yapılıyor.
"Buna cesaret edemezler" diyen bir parti yöneticisi, gerekçesini ülke ekonomisinin kırılganlığına bağlayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Döviz kurunu uzun üredir baskılıyorlar. İran savaşı rezervleri eritiyor. Mutlak butlan bir partilimizin haksız tutuklanmasından daha büyük bir anlam taşır. Böyle bir ortamda kur patlarsa, devalüasyon olur endişesi var, dolar 100 lirayı bulur deniliyor. Böyle bir durum sokak hareketlerini tetikler ve bunu biz bile istesek de kontrol edemeyiz, engelleyemeyiz."
CHP yönetimi ise süreç karşısında geri çekilmek yerine saha çalışmalarını genişletmeyi planlıyor.
MYK toplantılarında ana gündemin "savunma siyaseti değil, saha ve seçim hazırlığı" olduğu ifade eden bazı parti kurmayları, partinin yol haritasını şöyle açıklıyorlar:
"Sokakta CHP'ye yönelik olumsuz bir tepki yok, vatandaşın gündemi ekonomi, hayat pahalılığı. Biz kararsız seçmenlere programımızla gidiyoruz, iktidar alternatifiyiz diyoruz. Ama biz ne zaman sahaya çıksak bu tür operasyonlar artıyor.
"Biz siyasi zeminde kalarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Macaristan'da da halk 'bunlar gitmez' diyordu, ama gitti. Türkiye'de de yaratmak istedikleri "Bu iktidar gitmez" algısına teslim olmayacağız, sahada mücadeleye devam edeceğiz."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.