Prof. Dr. Seyithan Deliduman

Prof. Dr. Seyithan Deliduman

Dünün Güneşi ile Bugünün Çamaşırı Kurutulamaz

Anadolu irfanı, hayatın en karmaşık meselelerini sade bir dille özetleme kudretine sahiptir. “Dünün güneşi ile bugünün çamaşırı kurutulamaz” sözü de bu hikmetli yaklaşımın en çarpıcı örneklerinden biridir.

Bu söz yalnızca zamanı anlatmaz; aynı zamanda bir zihniyeti uyarır. Geçmişin imkânlarıyla bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak, kaçınılmaz olarak yetersizlik üretir. Çünkü her dönem kendi şartlarını, kendi sorunlarını ve kendi çözümlerini beraberinde getirir.

Siyaset de bu değişimin dışında değildir. Hatta belki de en fazla bu değişime tâbidir. Çünkü siyaset, doğası gereği bugünü yönetme ve geleceği kurma sanatıdır.

Ne var ki siyasal alanda sıkça karşılaşılan bir eğilim vardır: Geleceği inşa etmekte zorlanan aktörlerin, meşruiyetlerini geçmişten devşirme eğilimi.

Bu noktada CHP’nin kendisini “yüzyıllık parti” ve “Cumhuriyetin kurucu partisi” olarak tanımlayan söylemi dikkat çekmektedir. Elbette Cumhuriyet’in kuruluş sürecindeki tarihî rol inkâr edilemez bir gerçektir. Bu, Türkiye siyasi tarihinin önemli bir parçasıdır. Ancak tarihî rol, tek başına güncel siyasal performansın yerine ikame edilemez.

Çünkü siyaset, hatıralar üzerinden değil, projeler üzerinden ölçülür.

Bir siyasi hareketin yüz yıllık olması, onun otomatik olarak güçlü olduğu anlamına gelmez. Aksine, bu süreklilik beraberinde daha ağır bir sorumluluk getirir: Kendini yenileyebilme zorunluluğu. Eğer bir siyasi yapı her dönemde aynı referanslara yaslanmak zorunda kalıyorsa, bu durum gücün değil, çoğu zaman yenilenme ihtiyacının da göstergesidir.

Peki neden geçmiş, siyasette bu kadar güçlü bir sığınak haline gelir?

Çünkü geçmiş nettir, tanımlıdır ve tartışmasızdır. Gelecek ise belirsizdir, risklidir ve emek ister. Geçmiş üzerinden konuşmak daha az maliyetlidir; geleceği kurmak ise daha fazla sorumluluk gerektirir. Bu nedenle bazı siyasal yapılar, geleceğe dair güçlü programlar üretmekte zorlandıklarında, tarihî kimliklerini daha fazla öne çıkarma eğilimine girerler.

Ancak bu durum uzun vadede bir avantaj değil, bir sınır haline dönüşür.

Bugünün Türkiye’si ise çok katmanlı sorunlarla karşı karşıyadır: ekonomik dönüşüm, genç işsizliği, eğitim sisteminin niteliği, hukuk güvenliği, teknolojik rekabet ve küresel belirsizlikler… Bu alanların hiçbiri yalnızca tarihsel referanslarla yönetilemez. Her biri yeni politik akıl, yeni kurumsal kapasite ve yeni vizyon gerektirir.

Dolayısıyla seçmen artık geçmiş anlatıların değil, gelecek tasavvurlarının peşindedir.

Cumhuriyetin partisi olduğunu söylemek, elbette bir siyasal kimlik beyanıdır. Ancak asıl belirleyici olan, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında ne söylendiğidir. Çünkü ilk yüzyılın kurucu hikâyesi, ikinci yüzyılın sorunlarını otomatik olarak çözmez. Kuruculuk, kalıcılığın garantisi değildir; yalnızca başlangıcın sorumluluğudur.

Bu nedenle siyaset, sürekli bir muhasebe zorunluluğu taşır. Her siyasi aktör için temel soru değişmez: Dün ne yaptım değil, bugün ne üretiyorum ve yarın için ne öneriyorum?

Eğer bu sorulara ikna edici cevaplar verilemiyorsa, geçmiş ne kadar parlak olursa olsun, siyasal anlamda tek başına yeterli bir referans oluşturamaz.

Siyaset tarih anlatıcılığı değil, gelecek kurma iradesidir. Bu nedenle güçlü siyasi hareketler, geçmişi inkâr etmeden ama onunla da sınırlanmadan yeni bir yön tayin edebilmelidir. Aksi halde tarih, bir güç kaynağı olmaktan çıkıp bir gölgeye dönüşür.

Sonuç olarak mesele yalnızca bir partiye indirgenemez. Bu, tüm siyasi yapılar için geçerli bir gerçektir: Geçmiş, yol gösterir ama yol yürütmez. Tecrübe ışık tutar ama ilerlemez. Ve hiçbir tarihî birikim, bugünün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Çünkü siyaset, en nihayetinde tek bir hakikati tekrarlar:

Dünün güneşi ne kadar parlak olursa olsun, bugünün çamaşırını kurutmaya yetmez.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.