Gazim ne diyor?
Gazi Sayılmayan Arkadaşlarıma Önerilerim
Mustafa Gazim
Doğu ve Güneydoğu 3713 yaralıları olarak hafif yaralı, ufak sıyrık da olsa Eşitlik İstiyoruz, Ayrıcalık Değil!
Sevgili okuyucularım,
Kıymetli gazilerim,
Değerli yaralı kaderdaşlarım;
Bizler Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görevimizi bir meslek seçimi olarak değil, devletimizin adresimize gönderdiği çağrı pusulası üzerine yerine getirdik.
Milli Savunma Bakanlığı’nın askerlik şubeleri aracılığıyla gönderdiği çağrı pusulası ile silah altına alındık.
2008 yılında profesyonel askerlik sistemine geçilmeden önce çağrı pusulası ile askere giden gençler;
ne sözleşmeli ne de kadrolu personeldi.
Bizler kamuda askerlik vazifesi için geçiciydik.
Ama görevimiz geçici olsa da, sorumluluğumuz vatandı, devletti,milletti,bayraktı.
Ve biz vatani görev sırasında, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında bölücü örgün mensuplarınca sıcak temas esnasında hafif yaralı ufak sıyrıkda olsa yaralandık.
1053 nizamname nin 6derecesinden ve oran olarakda uzuv kaybı yüzde 40ın altında olmadığından vazife malulü unvanı verilmeyen ateşli silah ile yaralı 3bin yada 5bin kişiyiz.
Bugün yaşlarımız 45, 50, 55, 60 oldu…
Yıllar geçti.
Yaraların izleri kaldı.psikolojik olarak hasar kaldı.
Gerçekleri Bilelim
Askerlik; dayanıklılık, efor ve ciddi beden gücü gerektiren bir meslektir.
Ancak geçici çağrı pusulası ile silah altına alınanlar bu mesleğin profesyonel kadrosuna dahil değildir.
Yaralanma durumunda ya birliğimiz tarafından veya yıllar sonra askerlik şubeleri tarafından veya hukuka müracaat ederek mahkemeler tarafından hastanelere sevk ediliriz.
Hastaneler, “askerliğe elverişli olup olmadığına” dair kesin rapor düzenler.
Fakat genellikle 25 yıl 30 yıl geçmesine rağmen elimizde milli savunma Bakanlığına bağlı Genelkurmay başkanlığımızın ve birliğimizin düzenlemiş olduğu belgeler olduğu halde ve bu belgeler çoğu yaralı askerlerimizin elinde olmadığı gibi. Birlikleri eksik düzenlediğinden dolayı hastanelerdeki doktorlar illiyet bağı kurulamamıştır deyip sağlam raporu vermektedir. Yani gaziliğimizi onaylamamaktadır.
Ve şunu açıkça söylüyorum:
Her geçen yıl rapor alma şartları daha da zorlaştırılmaktadır.
Burada anlatmak istediğim temel Mesele Nedir?
3713 kapsamında yaralanan gazilerin haklarının genişletilmesi için Meclis tarafından açık ve özel bir kanuni düzenleme yapılması gerekir.
Hukuken mümkün mü?
Evet, mümkündür.
Kolay mı?
Hayır.
Çünkü bu iş siyasi irade ister.
Boşuna Mart’ı, Nisan’ı, Mayıs’ı beklemeyin.
On yıldır beklemediniz mi?Yetmedi mi?
Gerçekçi Olalım
Birileri çıkıp “Kızılay da Madalya dağıtıyor, takım elbisenizi diktirin” diyorsa;
Birileri “Kanun şu ay çıkacak, bu ay çıkacak” diyorsa;
Bilin ki sizi oyalıyorlar.
Kanun çıksa bile;
1053 Nizamname ve TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği değişmeden yürürlükteki mevzuat neyse, hastaneler o mevzuata göre rapor düzenleyecektir.
Gerçek budur.
Umut dağıtanlara inanmayın
Duyguyla değil, hukukla hareket edin.
Kıymetli okuyucularım;
Eşitlik İlkesi gereği
15 Temmuz ülkemizi bölme ve işgal girişiminde bulunanlara karşı sokağa silahsız çıkan sivil vatandaşlarımız uçaklardan ve helikopterlerden atılan mermiler sonucu yaralanmıştır.
Bu işgal ve Darbe Girişiminde yaralı gazilerimize haklar, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14. maddesi ile yaralanma derecesine bakılmaksızın tanınmıştır.
Sonrasında anayasa mahkemesinin bazı kanun hükmünde kararnamelerin ıptalinde. 675 kanun hükmünde kararnamenin bazı maddeleri de iptal edildiğinden dolayı. 15 Temmuz yaralı ve şehitlerimiz 3713 terörle mücadele kapsamına dahil edilmiştir.
Kıbrıs gazilerine de meclisimiz 1005 sayılı Kanun ile özel haklar verilmiştir.
Burada kimseye itirazımız yok olamazda devletimizin her zaman yanındayız ve emrindeyiz.
Ancak soruyoruz:
Kanun önünde eşitlik ilkesi sadece bazı dönemler için mi geçerlidir?
15 Temmuz gazileri sivil olduğu için silahsız sokağa çıktı.
3713 kapsamında yaralananlar ise silahlı ve kanuni görev icra ederken yaralandı.
Ama her iki durumda da ortada bir fedakârlık vardır.
Bir bedel vardır.
Bir vatan görevi vardır.
Biz ayrıcalık istemiyoruz.
Eşitlik istiyoruz.
Son Söz olarak;
Hak aramaktan vazgeçmeyin.
Hak aramak ayıp değildir.
Kanun çıkacak diye bekleyip durmayın
Hakkınızdan Feragat etmeyin.
Sessiz kalmayın.
25 bin derdim var diyorsam, bu yükü omuzladığım içindir.
Şovmenlik için yada reklam veya kendimizi patlatmak için değil bunada ihtiyacımız yok.
Zaten 10yıldan fazla bilgi birikim doküman tecrübe yetenek ve ileriyi okuma kabiliyetimiz ile sizlere yol göstermeye doğruları aktarmaya devam ediyoruz.
Bugünlük bilgimizin zekâtı bu kadar.
Yazmaya devam edeceğim.
Her zaman bir adım öndesiniz.
Doğru yerdesiniz.Doğrular ile berabersiniz.
Bizi takip etmeye devam edin.
Mustafa GAZİM
Gazi ve Şehit Aileleri Haklarını Koruma Derneği
Başkan Yardımcısı
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.