Güney Kıbrıs'ta İsrail Boş Kalan Köyleri Satın Aldı... İçlerinde Türk Köyü De Var
İsrail'in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin güneyinde bulunan ve uzun yıllardır boş olan köyleri satın aldığı ortaya çıktı.
İsrailli yatırımcıların Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) son dönemde artan gayrimenkul alımları dikkat çekiyor. Rum basını Skala Times da yer alan haberlere göre, Limasol bölgesine bağlı ve uzun süredir boş durumda olan Trozena köyünün büyük bölümünün İsrailli yatırımcılar tarafından satın alındığı iddia edildi.
Haberde, söz konusu alımların yerel halk arasında endişeye yol açtığı belirtildi. Limasol Belediyesi'nden konuya ilişkin resmi bir açıklama gelmezken yerel polis kaynakları bölgede mülkiyet devrine ilişkin yaşanan gelişmeleri doğruladı.
Yetkililer, köyde geniş bir arazi parçasının özel mülkiyete geçtiğini ifade ederken, köyde bulunan Aziz Georgios Kilisesi'ne girişlerin engellendiği iddia edildi. Polis, kilisenin özel mülkiyet sınırları içinde kalması durumunda bu tür sınırlamalara müdahale edemeyeceklerini belirtti.
İKİNCİ FİLİSTİN
Gelişmeler, yalnızca mülkiyet tartışmalarıyla sınırlı kalmadı. İsrailli yatırımcıların geniş çaplı arazi alımlarının, bölgenin sosyal yapısı ve demografik dengesi üzerindeki olası etkileri de kamuoyunda tartışılmaya başlandı.
TÜRK KÖYÜNÜ DE SATIN ALMIŞLAR
Yeni Şafak'ın haberine göre, konuya ilişkin değerlendirmede bulunan eski milletvekili ve Ekolojistler Birliği Başkanı George Perdikis, Trozena köyünde çok sayıda arsa ve konutun İsrail bağlantılı bir şirket tarafından satın alındığını öne sürdü. Perdikis ayrıca Baf kentinde bulunan terk edilmiş bir Türk köyünün de satın alındığını belirterek yetkililerden konuyla ilgili açıklama talep etti:
"Bu topraklar her geçen gün bize yabancılaşıyor. İsrail arazi alımlarına terk edilmiş Türk köylerini de ekledi. Baf’ta bir Türk köyü olan Yerovası’nın İsraillilere satıldığını tespit ettik. Yetkili makamlara şikâyetlerimizi yapmamıza rağmen hiçbir açıklama yapılmıyor. Bu topraklar her geçen gün kendi sakinlerine yabancılaşıyor. Topraklarımızı satın alan İsrailliler ele geçirdikleri köylerde ilk iş olarak ibadet mekânlarını yıkıyor. Yöneticilerimiz agroturizm gerekçesiyle bu toprakları İsraillilere satıyor. Sonrasında bu köylere kendi halkımızın girişi dahi engelleniyor. Çok sayıda terk edilmiş ev ve mülkü satın alan bir şirketin güvenlik personeli tarafından giriş engellendi. Hatta halka açık Agios Kilisesi’ne giriş yasaklandı. Aldığımız bilgiye göre İsrailli ortaklar birçok arsa ve ev satın aldı ve ilk işleri bu binaları yıkmak oldu. Yetkilileri kamuoyuna açıklama yapmaya çağırıyoruz"
"RUMLAR PAÇAYI KAPTIRDI"
Türkiye Gazetesi'ne konuşan Kuzey Kıbrıs Cumhuriyet Meclisi (KKTC) Vekili Yasemin Öztürk, İngiltere ve Yunanistan'ın garantör olduğunu hatırlatarak, "Rumlar tam manasıyla paçayı İsrail’e kaptırdı. Yıllardır siyonist rejime toprak satarak ayakta kalacağını sanan Rum yönetimi, ülkenin en stratejik kurumlarını da İsrail’e tahsis etti. Yunanistan bu sürecin doğal aparatı. Ancak görünen o ki Avrupa ve ABD kanadı da Kıbrıs Adası’nı İsrail için rüşvet aracına dönüştürdüler. Fransa da sürece dâhil oldu. Sebep Türkiye’nin Afrika ve Akdeniz’de artan etkisi. Kıbrıs üzerinden Türkiye ile hesaplaşma stratejisi güdüyorlar" dedi.
İsrail'in Kıbrıs'ı Türkiye'nin yumuşak karnı olarak gördüğünü kaydeden Öztürk "İran geriliminde Kıbrıs'ı kendi garnizonları gibi kullandılar. MOSSAD, Güney'in her yerinde etkin. Havalimanı ve deniz trafiği İsrail kontrolünde. Sivil uçaklarını Güney'e nakletmeleri ve bombardımanlarda da Kıbrıs'ı ikmal üssü haline getirdiklerini gördük. Şu an İsrail, Güney'de kalan ve Rum mezalimi sebebiyle terk etmek zorunda kaldığımız köylere göz dikti. Güney'deki Yerovası köyünü sattılar" ifadelerini kullandı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.